WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7999 E.  ,  2023/7982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/307 E., 2023/136 K.
FER'İ MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ...
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris eşi ...nın Devlet Demir Yollarında 13.03.1968 tarihinden Aralık 1968 tarihine kadar çalıştığını, müteveffanın bu süreç içinde çalışmasına rağmen sadece 93 gün sigortalı olarak gösterildiğini ileri sürerek, 13.03.1968 – Aralık 1968 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın husumetten reddinin gerektiğini, davalı bünyesinde çalışan işçilerin çalışmalarının düzenli olarak Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirildiğini, çalışmaların eksik bildirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ve 2019/140 - 2021/312 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/1790 - 2022/410 E.K. sayılı kararı ile somut olayda, davacı murisi hakkında davalı tarafından Kuruma verilmiş işe giriş bildirgesi ve bildirilen hizmetlerin varlığı da gözetilerek çalışmanın geçtiği iddia olunan kamu kurumundan murise ait tüm evrakların getirtilmesi sonucu yapılan değerlendirme sonucu verilen kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; müteveffanın 1968 yılında 92 günden fazla çalışması bulunduğuna dair somut delil olmadığından bahisle ispatlanamayan davanın reddine dair karar verilmiş ise de; hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, yapılması gereken işin; ihtilaflı dönemin tamamına ilişkin tüm bordrolar getirtilmeli, dönem bordrolarında kayıtlı tanıkların murisin çalışmasına yönelik ayrıntılı beyanları alınmalı, resen araştırma ilkesi kapsamında, muris ile aynı dönemde birlikte çalışan müdür, amir, şef ve yöneticileri tanık sıfatı ile dinlenilmeli, böylelikle çalışmanın varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek oluşacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli ve 2022/307 - 2023/136 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma ilamı doğrultusunda, Sıhhiye SGM 'den gelen yazı cevaplarında 1968 yılları dönem bordrolarının gönderildiği, dönem bordrolarında adı geçen 5 sigortalının TC kimlik numaraları ile isim soy isimlerinin bildirildiği, bordroda adı geçen kamu tanıklarından ...'ün 1995 tarihinde, ...'in 1968 tarihinde, ...'nin 1979 tarihinde, ...'un 1998 tarihinde, ...'in ise 1994 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, DDY 'den müteveffa ... tanıklar ... ile ...'nın 1968 yılında hizmetlerinin bulunduğu çalıştıkları günlere ilişkin hizmet cetvellerinin celbedildiği, TCDD 2. Bölge Müdürlüğü İnsan Kaynakları Servis Müdürlüğü'nün 14.04.2017 tarihli yazısında, müteveffanın Temmuz - Aralık ayları arası hizmetinin bulunmadığı, dönem bordrolarının incelenmesinde 1968/1. dönemde 19 gün, 1968/2. dönemde 73 gün müteveffa adına hizmet bildirimi yapıldığı, 1968 Mayıs ayında 31 gün çalışmış olsa da 30 günden fazla bildirim yapılamayacağından toplam 73 gün bildirildiği, dinlenen tanıklardan ... adına 16.05.1968-01.07.1968 tarihleri arasında 47 gün hizmet bildirimi yapıldığı, dinlenen diğer tanık ... ise 1968 yılının Mayıs ayından Aralık ayına kadar müteveffa ile beraber çalıştıklarını eksik olmadığını ifade etmiş ise de, sigortalı hesap kartında 1968/1. dönemde 19 gün, 2. dönemde 88 gün, 3. dönemde 1 gün çalışmasının olduğunun görüldüğü, SGK tarafından aylık bağlanırken 1968 yılından 108 günü olduğunun belirtildiği, kamu kurum ve kuruluşlarında eksik bildirime ilişkin iddianın yazılı delillerle desteklenmesi, asıl olanın çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi olduğu dikkate alındığında, dinlenen tanıkların Aralık ayına kadar çalışmaları bulunmadığından ve tanıklar adına 01.07.1968 yılına kadar hizmet bildirimi yapıldığından, müteveffa ile birlikte çalışan Kurum kayıtlarına göre bordroya yansımış bordro tanıklarının vefat etmiş olmasından dolayı murisin çalışmasına ilişkin beyanlarının alınamamış olması nazara alınarak, müteveffanın 1968 yılında 92 günden fazla çalışması bulunduğuna dair somut delil olmadığı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dosya kapsamında 13.03.1968 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğunu, dinlenen bordro tanıklarının davacının eşi olan müteveffanın 1968 yılının 5 Ocağından aynı yılın Aralık ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, bu doğrultuda dinlenen tanıklar ..., ... ve dosya kapsamında bulunan diğer deliller de birlikte değerlendirildiğinde, davacının eşi...’nın davalı işyerinde 13.03.1968 tarihinden 01.12.1968 tarihine kadar hizmet akdine dayalı sigortalı olarak Kuruma bildirilen süreler dışında da çalıştığının sabit olduğunu, Mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının murisinin 13.03.1968 – Aralık 1968 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki hizmetlerinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
İnceleme konusu eldeki davada, fer'i müdahil olan Kurumun karar başlığında davalı olarak yer alması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında yer alan "davalı" ibaresinin silinerek yerine ''fer'i müdahil" ibaresinin yazılmasına,

2-Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin silinerek yerine, "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.