WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7947 E.  ,  2023/8782 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, 1998 yılından beri kendi nam ve hesabına aralıksız bir şekilde hayvansal ve tarımsal faaliyetle uğraştığını, 09.03.2016 tarihli dilekçesi ile emekli aylığı tahsis talebinde bulunduğunu ancak ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 10.03.2016 tarihli yazısı ile talebinin reddedildiğini, 13.01.2017 tarihinde red işleminin gerekçesini sorduğunu, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 10.03.2016 tarihli yazısı ile davacıya 29.12.2015 tarihli denetmen raporunda Ziraat Odası kaydının usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiğinin ve bu nedenle hizmet sürelerinin iptal edildiğinin bildirildiğini, davacının 13.04.1998 tarihinden başlayan Ziraat Odası kaydı bulunduğunu, ayrıca Adapazarı şeker fabrikasına ekici olarak ürün sattığını, bu ürün bedellerinden Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığını, Birtab Tarım Ürünleri Tic. ve San. A.Ş. tarafından da davacı adına Bağ-Kur primi yatırıldığını, uzun yıllardır tarım işi ile uğraşan davacının hizmetlerinin iptal edilmesinin hatalı olduğunu beyanla 25.12.2015 tarih, AÇA/97 sayılı denetmen raporunun iptali ile davacının 13.04.1998 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hak düşürücü süreye ve zamanaşımına uğradığını, davacının 14.04.2011 tarihinde kuruma müracaat etmesi üzerine bu tarihten itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığını, ayrıca davacının 1999, 2001, 2002 ve 2003 dönemlerine ait şeker pancarı teslimatı olduğundan Bağ-Kur prim kesintilerinin tarım Bağ-Kur hesabına aktarılmasını talep ettiğini, buna istinaden ödemelerin sisteme işlendiğini, son olarak 1998 yılı Aralık ayı için tütün kesintisi nedeniyle tescil talebinde bulunduğunu ve talebi gereği tescil işleminin güncellendiğini, davacının 13.04.1998 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydı bulunduğunu iddia ettiğini ancak kurum denetmenlerince düzenlenen 25.12.2015 tarihli raporda üyelik kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davacının hizmet süresinin tevkifat kesintileri dikkate alınarak tespit edildiğini, kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2019 günlü 2019/97 Esas, 2019/378 Karar sayılı kararı ile; "Davanın kısmen kabulü ile;

1-) a) Davacının 13.04.1998 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,

b) Davalı Kurumca tanzim edilen 25.12.2015 tarih, AÇA/97 sayılı denetmen raporunun iptaline,

c) Davacının 09.03.2016 tahsis talep tarihinde 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun ve bu tarihten itibaren varsa buna istinaden kendisine ödenmiş aylıkları Kuruma geri ödemesi gerekmediğinin tespitine,

d) Fazlaya ilişkin diğer istemlerin reddine," karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 28.03.2022 günlü 2022/850 Esas, 2022/4431 Karar sayılı kararında özetle; "Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacı yanın talebinin Kurum Denetmen raporuna istinaden geçersiz sayılan oda kayıt tarihi itibariyle, 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağkur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, aksine kurum işlemlerinin iptali istemlerine yönelik olmasına karşın, Mahkemece verilen kararın “Davanın kısmen kabulüne, davacının 13.04.1998 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davalı Kurumca tanzim edilen 25.12.2015 tarih, AÇA/97 sayılı denetmen raporunun iptaline, davacının 09.03.2016 tahsis talep tarihinde 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun ve bu tarihten itibaren varsa buna istinaden kendisine ödenmiş aylıkları Kuruma geri ödemesi gerekmediğinin tespitine, Fazlaya ilişkin diğer istemlerin reddine” şeklinde olmakla, davacı yanın talebine ve dosya içeriğine uygun olmadığı anlaşıldığından, infaza elverişli olmayacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." hususlarına işaret edilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile;

1-) a) Davacının oda kayıt tarihi olan 13.04.1998 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,

b) Davalı Kurumca tanzim edilen 25.12.2015 tarih ve AÇA/97 sayılı denetmen raporunun iptaline,

c) Davacının 09.03.2016 tahsis talep tarihinde 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun tespitine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yanın taleplerinin yerinde olmadığını, Kurum denetmen raporunun aksinin ortaya koyulmadığını, söz konusu rapor ile davacının üye kaydının, defterinin tasdiksiz ve onaysız olması ve üyelik kaydına ilişkin yönetim kurulu kararı olmaması nedenleriyle usulsüz olduğunun tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen oda kaydına dayalı hizmetlerinin tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksine kurum işleminin iptali istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.