WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7860 E.  ,  2023/8461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/142 E., 2023/136 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1991 yılında bakkal dükkanı açtığını, 1992 yılında faaliyetini sonlandırdığını, işini kapattığını kuruma bildirmesine rağmen Kurumun müvekkiline prim borcu çıkartarak ödemesini talep etiğini, müvekkilinin bu ödemeleri yaptığını ve bu ödemeler sonucunda 2279 gün Bağ-Kur hizmetinin olduğunun kurum kayıtlarında uzun süre gözüktüğünü, müvekkilinin 06.11.2016 tarihinde kuruma başvurarak emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak Kurum tarafından bu talebinin kabul edilmediğini ve 30.01.2017 tarihli yazı ile müvekkilinin primleri ödenen hizmet sürelerinin büyük kısmının iptal edildiğini, Kurum işleminin iyi niyetten uzak olduğunu, Medeni Kanun'un 2 nci maddesi gereğince primi alınan süreler bakımından müvekkilinin zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin gerektiğini belirterek, müvekkilinin iptal edilen hizmet dönemlerinin geri verilmesini ve 16.11.2016 tarihini takip eden ay başından itibaren her ay işleyecek yasal faizi ile birlikte kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1991 tarihinde Bağ-Kur tescil kaydının başlatıldığını, 02.02.1996 tarihi itibari ile davacının 51.465,199 TL ödeme yapması gerektiğinin davacıya Kurum tarafından bildirildiğini, davacının 16.11.2016 tarihinde Unkapanı SGM'ne yaptığı emeklilik müracaatına yönelik başvuruda Bağ-Kur dosyasının incelendiğini, davacının vergi mükellefiyet kaydının sona erdiğine ilişkin yazıyı kuruma ibraz etmediğini, vergi mükellefiyet kayıtlarında gözüken uyuşmazlık nedeniyle vergi dairesine çelişkinin giderilmesine yönelik yazı yazıldığını, Ümraniye Vergi Dairesinin 27.12.2016 tarih ve 51665 sayılı cevabında davacının vergi mükellefiyet sürelerinin 31.01.1991-31.01.1992 olarak bildirilmesinin ardından davacının Bağ-Kur tescilinin yeniden düzenlendiğini, bu kapsamda davacının ödenen primlerinin 31.01.1991-31.01.1992 tarihleri arasında zorunlulu sigortalılık, 01.07.1997-31.05.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık olmak üzere toplam 1 yıl 11 ay olarak düzeltildiğini, sigortalının bahsi geçtiği şekilde 2279 gün hizmet almasını gerektirecek bir ticari faaliyetinin olmadığını, isteğe bağlı sigortalılık kapsmında başka prim ödemesinin de bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarih, 2017/1210-2020/128 sayılı kararıyla; "Davacının 20.12.2016 tarihi itibarı ile yaş haddinden emekliliğe hak kazanmış olduğu ve bu tarihi takip eden ay başından itibaren ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi gerektiğini tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2020/1305-2022/1240 Karar sayılı kararıyla; istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 10'nci Hukuk Dairesi'nin 09.05.2022 tarih ve 2022/4950- 2022/6697 sayılı kararında; Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda, primi tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık sürei olarak tespitine dair hüküm yerinde olmakla birlikte, bu sürelerin kabulüne rağmen davacıya yaşlılık aylığı tahsisi için gerekli 3600 gün koşulunun gerçekleşmediği, tahsis talep tarihinde 34 gün eksiğinin olup aylık bağlama koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, yaşlılık aylığı tahsisi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz bulunduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne, davacının uyuşmazlığa konu prim tahsil edilen süreler yönünden 1479 sayılı Kanun kapsamından sigortalı olduğu ile 16.11.2016 tahsis tarihi itibariyle 1287 gün 4/1-a ve 2279 gün Bağ-Kur olmak üzere 3566 gün prim ödeme günü olduğunun tespitine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacıdan prim tahsil edip ödenen primleri yıllarca kullanan ve müvekkili kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun, müvekkile sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yanlışlık yaptığını belirtip sigortalılık süresini indirmesinin hukuka ve iyiniyete aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve tespit istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.