WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7758 E.  ,  2023/9479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2757 E., 2023/753 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/186 E., 2021/235 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinde 21.04.2016-14.07.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 14.07.2016 tarihinde işe başladığını, başladığı gün itibari ile gerekli SGK bildirimlerinin yapıldığını, müvekkil şirkette sigortasız işçi çalıştırıldığı iddialarının doğru olmadığını, müvekkili şirketin yıllardır Kayseri sigorta sektöründe faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; "... davacı, 21/04/2016-14/07/2016 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, davalı tarafça sigortasının yapılmadığını, sigorta primlerini yatırmadığını belirterek, belirtilen tarihler arasında çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitini ve yatırılmayan primlerinin yatırılarak kayıtların düzeltilmesini talep etmiştir. Gerek dosyaya sunulan, 24/04/2016 tarihli fotoğrafların dinlenilen tanıklara gösterilmesi sonucu verdikleri beyanlarda fotoğrafta davacı asilin de olduğunu ve pikniğe işyerinde çalışan kişilerin katıldığını beyan etmiş olmaları gerek bordro tanığı ...' nün 09/06/2016 tarihinde işten ayrıldığını, ayrıldığıında davacı asilin davalı işyerinde çalışmaya devam ettiğini beyan etmiş olması ve işten ayrıldığı tarihin tanığın hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde kuruma 09/06/2016 olarak bildirilmiş olduğunun anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının fotoğrafının bulunduğu 24/04/2016 tarihinden önce davalı işyerinde çalıştığına dair her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilememekle birlikte, davacının fotoğrafının bulunduğu 24/04/2016 tarihinden işverence sigorta bildiriminin yapıldığı tarihe kadar davalı işyerinde çalıştığı yönde hukuki ve vicdani kanaate ulaşılarak davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait işyerinde 24/04/2016-14/07/2016 tarihleri arasında, kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle, sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının, davalıya ait işyerinde 24/04/2016-14/07/2016 tarihleri arasında, kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle, sigortalı olarak çalıştığının tespitine.
2-Fazlaya ilişkin talebinin reddine,,... " dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilin 24.04.2016 tarihinde işe başladığının kabulünün hatalı olduğunu, 24.04.2020 tarihi pazar gününe denk gelmekte olup davalı iş yerinde pazar günleri tatil günü olduğunu, tatil gününde müvekkilin işe başlatıldığını kabul etmediklerini, müvekkilinin 21.04.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, bununla birlikte mahkemece müvekkilin 24.04.2016 tarihinde işe başladığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı işveren ile müvekkil, iş yerinde değil de piknikte tanıştıklarını ve hemen o anda müvekkilinin işe başlatıldığının kabulününde hatalı olduğunu, hayatın olağan akışı çerçevesinde çalışanlar için düzenlenen pikniğe müvekkilin katılabilmesi için o iş yerinin çalışanı olması gerektiğini, mahkemenin kararının bu nedenle dahi kaldırılması gerektiğini, üç günlük hizmet süresinin reddedilmesi, nedeni ile davalı yararına karşı vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya yakırı olduğunu, müvekkil aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin tamamen usul ve yasaya aykırı olmasına karşın bir an için bunun doğru olduğu düşünülse dahi mahkeme kararının yine kaldırılması gerektiğini, yargılama giderlerine davanın kabul ret oranına göre hükmedilmesi gerektiğini, iş bu dosyada müvekkilin 82 günlük talebinin kabul edilmesi 3 günlük talebinin reddedilmesi karşısında hükmedilen yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kararın gerekçesinde de belirtildiği gibi davacının, müvekkil şirkette dava edilen dönemde çalıştığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği vicdani kanaate göre karar verildiğini, halbuki sigortalılığın tespiti davalarında iddianın kesin delille ispatlanması gerektiğini, kamu düzenine ilişkin bir hususta ihtimale dayanarak vicdani kanaatle karar verilmesinin mümkün olmadığını, fotoğrafta bulunan herkesin müvekkil şirkette çalışmasının şart olmadığını, iş yeri tarafından düzenlenmiş resmi bir piknik faaliyeti olmadığı halde mahkemeye böyle lanse edildiğini, farzı muhal olarak müvekkil şirket resmi bir piknik düzenlemiş olsa bile çalışanların yakınları arkadaşları da pikniğe iştirak etmiş olabileceğini, ayrıca günümüz teknolojileri ile fotoğraflarda değişiklik yapmak hatta fotomontaj yapmak çok kolaylaşmış olduğundan fotoğrafın orjinalliğinin dahi sorgulanmamasını anlamadıklarını, mahkeme fotoğrafa itibar edecek ise fotoğraf üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini, tanıkların davacının iddiasını aleyhine beyan verdikleri halde bu beyanların dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda davacının 24.04.2016-14.07.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacının kurum kayıtlarında bulunandan başka bir çalışması bulunmadığını, kurum kayıtlarına göre davalı işveren yanında 14.07.2016 tarihinde işe başladığını, 18.09.2017 tarihinde işten çıktığını, yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini, davacının çalışmasının hizmet akdine dayalı olarak gerçekleştiğini ispatlanamadığını, dönem bordrolarının davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, mahkemece çalışmanın var olup olmadığı ve işin niteliğinin tam olarak incelenmediğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ... Somut olayda, davacı, 21/04/2016-14/07/2016 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, davalı tarafça sigortasının yapılmadığını, sigorta primlerini yatırmadığını belirterek, belirtilen tarihler arasında çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitini ve yatırılmayan primlerinin yatırılarak kayıtların düzeltilmesini talep etmiştir. 24/04/2016 tarihli fotoğrafların dinlenilen tanıklara gösterilmesi sonucu verdikleri beyanlarda, fotoğrafta davacı asilin de olduğunu ve pikniğe işyerinde çalışan kişilerin katıldığını beyan etmiş olmaları, bordro tanığı ...' nün 09/06/2016 tarihinde işten ayrıldığını, ayrıldığıında davacı asilin davalı işyerinde çalışmaya devam ettiğini beyan etmiş olması ve işten ayrıldığı tarihin tanığın hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, kuruma 09/06/2016 olarak bildirilmiş olmasına göre davacının fotoğrafının bulunduğu 24/04/2016 tarihinden işverence sigorta bildiriminin yapıldığı tarihe kadar davalı işyerinde çalıştığı, neticeten davalıya ait işyerinde 24/04/2016-14/07/2016 tarihleri arasında, kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle, sigortalı olarak çalıştığının tespitine dair mahkeme hükmü yerindedir..." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.