10. Hukuk Dairesi 2023/7747 E. , 2023/10139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1362 E., 2023/333 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/661 E., 2022/255 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptalinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ziraat odası kaydına istinaden 02.02.2010 tarihinde tarım bağ-kur sigorta kaydının yapıldığı,10 yıl boyunca prim ödediğini, Kurum tarafından ziraat odası kaydı hakkında yönetim kurulu kararı olmadığı gerekçesiyle sigortalılığının iptal edildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, ziraat odasının kusurunun tarafına yüklenemeyeceğini belirterek 02.02.2010 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davacının Kurum nezdinde sigortalılığının oda kaydının oluşturulması sürecinde yönetim kurulu kararı alınmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, Kurum işleminin doğru olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının odaya müracaat edip, ilgili odanın Tarım sigortalılığı için gerekli belgeyi düzenleyip davacıya verdiği, bunun üzerine SGK’nın davacıyı Tarım Bağ-Kur kapsamına aldığı, davacının da primlerini ödediği, ancak ilgili odanın davacıyı tescil eder iken Yönetim Kurulu Kararı almamasının tespit edilmesi üzerine davacının tarım bağ-kurluluğunun tescil tarihi itibarı ile iptal edildiği, bunda davacının üzerine atılı bir olumsuz eylemin olmadığı, yine davacının tarımsal faaliyette olduğunun belirtilen belgeler ile de sabit olduğu, bu aşamada davacının tarım bağ-kurluluğunun iptal edilmesinin yerinde olmayacağı, kaldı ki oda kayıtlarında sırada bir problem olmadığı gibi, kayıtta silinti yada kazıntının da olmadığı görülmek ile 02.02.2020 tarihinden itibaren tüm tarımsal hizmetlerin geçersiz sayılmasının hukuka uyarlı bulunmadığı kanaatiyle açılan davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" gerekçesiyle,
"Davanın kabulü ile;
1-Davalı Kurumun davacıya ait tarım sigortalılığı iptali işleminin iptaline, davacının tarım sigortalılığı tescil tarihinin 02.02.2010 tarihinden itibaren geçerli sayılmasına," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının oda kaydının usulsüz olması nedeniyle sigortalılığının geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi kapsamında sigortalı kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Baskil Ziraat Odasının 16.12.2019 tarihli yazısında davacının 02.02.2010 tarihi itibariyle kaydının devam ettiği, davacının başvurusu üzerine ziraat odası kaydına istinaden Kurum tarafından Tarım Bağ-Kur kapsamında 02.02.2010 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği, Kurum tarafından davacının 02.02.2010 tarihinden itibaren aralıksız sigortalı kabul edildiği, Kurumun 01.12.2020 tarihli kararı ile davacının 02.02.2010 tarihinde başlayan sigortalılığını ziraat odası yönetim kurulu kararı olmadığından başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği, davacının 16.06.2020 tarihli dilekçesine cevap olarak Kurum tarafından ziraat odası kaydı yönetim kurulu kararı sunulmadığından sigortalılığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği bildirildiği, 6552 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 54 üncü maddesine göre davacının 31.12.2013 tarihinden önce prim ödediği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece Kurum işleminin iptali niteliğinde olarak davacının 02.02.2010 tarihinden itibaren sigortalı olduğuna ilişkin karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı Kurumun istinaf istemi yerinde değildir. (emsal Diyarbakır 7. HD. 25/11/2021 tarih, 2021/1720 E., 2021/1997 K. sayılı ilamı, Yargıtay 10. HD'nin 13.04.2022 tarih, 2022/2089 E., 2022/5579 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu açıklamalar kapsamında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davaya konu uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!