WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7591 E.  ,  2023/8001 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma ve davalı Kuruma yersiz ödenen primlerin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen husumetten reddine, kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalılardan ... Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; özetle; Müvekkili şirket tarafından Kayseri 1. İş Mahkemesi'ne alacak davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde 29.11.2016 tarihli 2013/323 Esas sayılı dosya kapsamında; davanın kabulü ile 10.000 TL alacağın ödeme tarihi itibariyle işleyecek yasal faizil ile birlikte davalıdan kurumdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verildiğini, müvekkili şirket ile dava dışı kurumlar arasında farklı tarihlerde ve farklı süreler ile farklı sayıda işçi ile bir kısım hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin söz konusu hizmet alım sözleşmeleri gereği taahhüt etmiş olduğu üzerine düşen tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Prim Oranları ve Devlet Katkısı başlıklı 81 inci maddesi uyarınca, davalılardan ..., yasal düzenlemenin açık hükmüne aykırı olarak, diğer davalı Hazineden tahsil edilmesi gereken işveren hissesine düşen 5 puanlık kısmı, müvekkili şirketten tahsil edildiğini, şirketin anılan maddenin öngörülen teşvikten yararlanabilmesi için gerekli bütün şartları taşıdığını, zira müvekkili şirket kamu idarelerinden iş almaktaysa da işçilerin şirkete bağlı olarak çalışmaları, maaş ve benzeri alacaklarını şirketten almaları nedeniyle müvekkili şirketin özel sektör işvereni sayılması gerektiğini, aynı gerekçelere dayalı olarak müvekkili şirket adına açmış olduğu davanın kabulüne karar verildiğini beyanla, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkili şirketten kanunun açık hükmüne aykırı olarak tahsil edilen, 5510 sayılı Kanun gereği hazinece karşılanması gereken işveren hissesinin %5 puanlık kısmının Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 2013/323 Esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 10.000,00 TL'nin mahsubu ile geriye kalan bakiye 448.045,10 TL alacağın her bir tahsilata, tahsil tarihinden itibaren amme alacakları için uygulanan faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesini özetle; 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesi gereği %5'lik kısmın gerekli şartların sağlanması halinde devlet tarafından karşılanması ile ilgili olduğunu, bahsi geçen yasa maddesinde hangi şartlar altında bu destekten yararlanabileceği belirtilmiş olduğu müvekkil kurumun davacı şirketin bu şartları sağladığı dönemler için gerekli desteği sağladığını, destekten yararlanmak isteyen şirketler yasanın açık hükmü gereği şartlar kümülatif olarak arandığından tüm şartları aynı anda sağladıkları zaman destekten yararlanabileceklerini ayrıca yasa gereği bir şirketin aynı dönem için birden fazla destekten faydalanamayacağını, kurumun davacı şirket için de bu hususlara dikkat ederek işlem yaptığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, bu tür davaların hazineye yönetilmesi gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

2.Davalı ... Hazinesi cevap dilekçesini özetle; Açılan davanın husumetinin yalnızca ...'na yöneltilmemesi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 81/1 maddesinde işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden ve Hazinece karşılanacağı belirtilen tutura ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca "İşveren Prim İndirimi" başlıklı bütçe tertibinden karşılanmakta olduğunu Maliye Bakanlığınca Sosyal Kurumuna yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre SGK'ya karşı açılması gerektiğini, İş Mahkemeleri SGK uyuşmazlıklarından doğan davalara bakmakta olup, davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, Kamu İhale Kurumu Genel Tebliği'nin 25.10.2008 yayım tarihinden itibaren %5'lik kesintinin işveren hak edişlerinden yapılacak kesintilerin iadesi hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre davacı şirket sözleşme şartlarını kabul ettiğini, Maliye Hazinesi olarak %5'lik işveren prim indiriminden sorumluluğu bulunmadığını beyanla, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Her ne kadar ... Bam 10. Hukuk Dairesi'nin 02.06.2021 tarihli ve 2021/100 esas, 2021/1081 karar sayılı kaldırma kararı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış ise de; 27.03.2018 günlü 30373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenilen Ek 17 maddesine eklenen, “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir....'' şeklindeki maddenin yayımını izleyen aybaşından itibaren yürürlükte olacağı belirtilmekle söz konusu maddenin 01.04.2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve işbu davanın yürürlük tarihinden önce 12.12.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlgili ek madde 15.04.2021 tarihinde yayımlanan ve yayım tarihini takip eden aybaşında yürürlüğe giren 7316 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan ay/dönemler için geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılamaz, yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimler başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilemez.” şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin değiştirilmeden önceki ve değiştirildikten sonraki hallerinde prim teşviki destek ve indiriminden yararlanabileceği halde yararlanmamış olanlara ilişkin bir düzenleme getirildiği anlaşılmış dolayısıyla işverenlerin tercihlerine bağlı olarak daha öncesinde kurumdan herhangi bir taleplerinin olmaması sebebiyle yararlanmamaları halinde maddenin uygulanması gerektiği değerlendirilmiş, işbu davaya konu uyuşmazlık konusunda ise davacının sigorta primi teşvikinden tercihine bağlı olmaksızın kurumun davacı işyerinin teşvikten yararlanamayacağına dair tespiti neticesinde yararlanamadığı, uyuşmazlığın temelini davacının teşvikten faydalanıp faydalanamayacağı hususunun oluşturduğu dolayısıyla ilgili madde düzenlemelerinin davacı hakkında uygulanamayacağı değerlendirilmiş ve mahkememizce daha önce verilen '' Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan, "(Ek bend:15.05.2008-5763 s.K./24.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır..." hükmüdür. Anılan Kanunun 79 uncu maddesinde Kurumun prim alma zorunluluğu ve ilgililerin de prim ödeme zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan prim tutarını davacıdan Kurumun tahsil ettiğine dair çekişme bulunmamaktadır. Yersiz tahsil edilen primlerin iade yükümlüsü primi tahsil eden Kurum olduğundan, bakiye 298.540,26 TL alacağın her bir alacağın yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığı'ndan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Maliye Hazinesi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiş ve ... aleyhinde açılan davanın kısmen kabulü ile; 298.540,26 TL alacağın her bir alacağın yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığı'ndan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Maliye Hazinesi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine.."dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili ise, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin, usul ve yasaya uygun olup, talebinin aksi yönde, aleyhine verilen yerel mahkeme kararının eksik araştırma ve incelemesi sonucu olduğunu, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacının davasını ispatlayamadığını, müvekkil Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ve davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili ise, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin, usul ve yasaya uygun olup, talebinin aksi yönde, aleyhine verilen yerel mahkeme kararının eksik araştırma ve incelemesi sonucu olduğunu, mahkeme kararının bozulması gerektiğini, belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının varlığı ile davacının davalı Kuruma ödediği primlerin iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükümlerinden faydalandırılma ve fazla ödenen tutarın iadesi istemi ile 12.12.2016 tarihinde açılmış eldeki davada, yargılama devam ederken, 01.04.2018 tarihi itibari ile 7103 sayılı Yasanın 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, ve devamında ise, 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında ... Başkanlığı'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Gelinen aşamada, eldeki dava bakımından irdeleme yapılacak olursa, ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrasında yer alan kuralın, “mahsup veya iade edilme yönünden üçüncü fıkra hükümlerine yaptığı atıftan dolayı ödemelerin üç yıla yayılacağını öngörmesinin, faizin başlama tarihi ve ödeme için öngörülen süre göz önünde bulundurulduğunda kuralın mülkiyet hakkını sınırladığı ve yapılan bu sınırlamanın orantısız ve aşırı olduğu, hak arama hürriyeti çerçevesinde dava açan kişilerin mahkemelerden adil yargılanma hakları gereği uyuşmazlığı bitirecek şekilde gerekçeli karar elde etme haklarının bulunduğu, yargılamanın henüz devam ettiği bir süreçte, taraflardan birinin aleyhine olacak ve yargı merciinin uyuşmazlık konusu talep hakkında karar vermesini engelleyecek şekilde davayı ortadan kaldıran ya da davanın incelenmesini durdurarak karara bağlanmasına engel olan düzenlemelerin kişilerin karar elde etme hakkı ile birlikte sonuçları bakımından da kişilerin mülkiyet haklarının ölçüsüz şekilde sınırlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan maddeye dayalı olarak verilen kararlar da hukuka aykırı nitelikte olup, özellikle ek 17.maddenin 3. Fıkrasında yer alan düzenlemenin de mevcut bir dava olmaksızın prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılmasını düzenlemesi, başka bir deyişle davasız başvuru halinde, kuruma getirilen ödeme yükümlülüğünün çerçevesinin düzenlendiği hususu ile Anayasa Mahkemesi kararının 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanması ile yürürlüğe girmesinden sonra, mahkemelerce iptal edilmiş olan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası kapsamında uygulama yapılarak karar verilmesi olanağının ortadan kalktığı ve bu fıkranın içeriğinde yer alan atıf nedeniyle 3 üncü fıkrasının da uygulanabilir hüküm olmaktan çıkarıldığı hususu birlikte düşünüldüğünde, eldeki dava bakımından teşvik indirimine ilişkin uyuşmazlığın kaynağı olan temel yasa maddesi, yani 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükümlerinin davanın yasal dayanağı olarak kabul edilmesi ve bu maddedeki koşulların irdelenmesi ile bu madde çerçevesinde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de, davanın yasal dayanaklarından olan ve yersiz alınan primlerin iadesini düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.” hükmüne amir olup, mahkemece, alacağın Kuruma başvuru tarihinden, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi suretiyle infaza elverişli şekilde karar tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının 1 nolu bendinin silinerek yerine;

"1- ... aleyhinde açılan davanın kısmen kabulü ile; 298.540,26 TL alacağın kurumca tahsil tarihini takip eden ay başından iadenin yapılacağı ayın başına kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.