WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7498 E.  ,  2024/1161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/436 E., 2023/260 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında görülen ve eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ile özetle; davacının 17.01.1966 doğumlu olup Bogensbergergasse 7/18 2560 Berndorf/Avusturya'da ikamet ettiğini, davalı Kurumda 01.05.1981 başlangıç tarihi itibariyle 340013981450 sigorta nosu ile tescili yapıldığı ve 488 gün prim ödediğini daha sonra yurt dışında çalıştığını, davacının 25.08.2009 tarihinde yurt dışı borçlanma dilekçesi verdiğini bunun sonucunda 4900 gün için 54.880,00 TL günlüğü 13,20 TL'den 04.09.2009 tarihinde ödeme yaptığını, bunun sonucunda 5381 prim günü olduğunu, davacının 10.09.2009 tarihinde emeklilik tahsis talebinde bulunduğu, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının düşük olduğundan Kuruma müracaat ettiğini 26.04.2010 tarihinde yapılan düzeltme ile yeterli bir artış sağlanmadığını, davalı Kurumun bu uygulamasının Anayasa, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı Kurumun yaşlılık aylığı hesabı yaparken davacının ödemiş olduğu primlerin başlangıç tarihini Avusturya'da çalışmaya başlamış olduğu tarih itibarı ile düzeltilmesini ve yaşlılık aylığı hesabı yapılırken bu tarihten sonra doğru hesap yapılması ve davacıya bağlanan yaşlılık aylığının tepeden bağlanan kazançlara göre yeniden değerlendirilerek şimdilik 26.04.2010 tarihli artış üzerine 50,00TL arttırılmasını ve tazminine hak kazandığını talep ile dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu, aylığında hata olmadığını buna göre davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesi verdiği kararı ile davacıya tahsis tarihi olan 01.10.2009 da bağlanan aylık miktarının 686,93 TL olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre 1.002,87 TL olması gerektiği, davanın emeklilik aylığının tahsisi tarihi itibariyle emeklilik aylığının miktarının belirlenmesine ilişkin olduğu, sosyal güvenlik hakkının vazgeçilemez haklardan olduğu, ıslah ve başka bir usulü işlemle talebin sınırlandırılmasını vazgeçilemez haklar niteliğindeki haklar için davacı yönünden bağlayaıcı olmadığının kabulünün gerektiği, alınan rapora göre tahsis tarihindeki emeklilik aylığının 1.002,87 TL olması gerektiği anlaşıldığından davacının 01.10.2009 tarihi itibariyle ilk aylığının 1.002,87 TL ve takip eden aylıklarının yasada belirtilen artış oranları uygulanmak suretiyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, bozma kararında; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda açıklanan yasal yönteme uygun hesaplama yapılmadığının ve özellikle raporda aylık hesabında esas alınan prime esas kazanç tutarlarının hatalı belirlendiğinin, A1 aylığının hesabında belirlenen tutarın 2000 yılı prim gün sayısının tüm prim gün sayısına oranı ile çarpılarak aylığa dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmediğinin anlaşılması nedeniyle anılan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden yeniden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin son kararı ile bozma öncesi ve sonrası maaş hesabına ilişkin alınan bilirkişi raporlarında farklı miktarlarda hesaplama yapıldığı, en son bozma sonrası alınan raporda ise Kurumun belirlediği miktardan daha düşük hesaplama yapıldığı, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi gerektiği, bunun için yeni bilirkişi ücreti giderinin davacının verilen kesin süreye rağmen yatırmadığı, mevcut haliyle karar verilmesi gerektiği, Kurumun yargılama sırasında Kurum hatası nedeniyle davacının aylığını 741,50 TL olarak düzelttiği, davacıya daha yüksek miktarda aylık bağlanması gerektiğinin davalı Kurumun kabulünde olduğu, davacının ilk bağlanan aylığının 686,93TL olduğu, davacının aylığının 741,50 TL'den daha yüksek olduğunu iddia ettiği anlaşıldığından Kurumun kabulünde olan miktar yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair istemin reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkında bağlanan aylığın hatalı olarak hesaplandığını ve eksik ödendiğini, buna göre davanın kabulü yerine reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulü yerine, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, davacı hakkında bağlanan aylığın hatalı olmadığını, buna göre verilen kararın hatalı olup, bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığı miktarının eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile bağlanan aylık miktarının hatalı olup, olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde, ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.