WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7492 E.  ,  2023/9324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/383 E., 2023/1153 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/416 E., 2022/138 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır süs bitkisi ve fidan yetiştiren bir tarım işletmesinin sahibi olup ekonomik durgunluğun tesiriyle iflas ettiğini, hakkında bir çok icra dosyası bulunmakta olup bir nevi borca batık durumda olduğunu, bu nedenle uzun süredir yanında bir tek işçiyle işini sürdürmeye çalıştığını, işyerinden kaynaklanan borçlarını ödeyemediği için üç aylık cezasının infazı amacıyla cezaevine girdiğini, davaya konu tutanağın tutulduğu anda ...'da değil Alanya'da cezaevinde olduğunu, müvekkilinin cezaevinde bulunduğu bir sırada tutulan 11.05.2017 tarihli tutanak sonucunda davalı Kurum tarafından 32.384,04 TL borç tahakkuk ettirildiğini, tebliğ edilen para cezasına karşı müvekkili tarafından 24.08.2017 tarihinde Kuruma karşı itiraz yoluna başvuruda bulunduğunu ancak Kurumun 16.10.2017 tarihli yazısı ile itirazın reddedildiğini, denetlemede işyerinde fiilen çalışırken görülen üç kişi tespit edildiği, işverenin ...'da olması nedeniyle işyerinde bulunmadığı kayıt altına alınmış olup müvekkilinin imzasının bulunmadığını, tutanak sırasında hazır bulunan ...'ün ise müvekkilinin işyerindeki temsilci olmadığını, işyeri küçük bir esnaf işletmesi olduğu için zaten temsilci bulundurulacak bir yer olmadığını, tutanakta imzası bulunan bayanların müvekkilinin ayda bir iki gün çağırıp üç beş saat çalıştırdığı insanlar olduğunu, bu iki bayanın işyeri komşusu olduğunu, müvekkilinin batık olması nedeniyle uzun süre işçi çalıştırmasını söz konusu olmadığını, bu kişilerin cahil olup neyi imzaladığını bile bilmediklerini, bu bayanların işçi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın kabulü ile davalı Kurumun müvekkili aleyhine yapmış olduğu prim tahakkuku işleminin bütünüyle ( asıl alacak ve faizleri yönünden) iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyeri ile ilgili olarak 11.05.2017 tarihinde yapılan fiili denetimin neticesinde ... ve ...'ın 11.05.2016- 11.05.2017 tarihleri arasında sigortalı sayılmaları gerektiğinin tespit edildiğini ve 15.05.2017 tarihli denetmen raporu düzenlendiğini, denetmen raporuna istinaden mezkur çalışanlar için işe giriş ve ayrılış bildirgeleri, aylık prim hizmet bildirgelerinin resen düzenlenerek işleme alındığını, davacı işverene 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi gereği 51.331,00 TL idari para cezası uygulandığını ve 18.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı işverenin 25.08.2017 tarihli dilekçesi ile 20.03.2017- 17.06.2017 tarihleri arasında cezaevinde tutuklu olduğunu, bu süre içerisinde işyerinin sigortalı ... tarafından yönetildiğini, ... ve ...'ın 11.05.2017 tarihinde yardım amacıyla işyerinde bulunduğunu iddia ederek idare para cezalarına ve tahakkuk eden borca itiraz ettiğini, işverenin prim teşvikinin kapatılmasında uygulanan idari para cezalarında e tahakkuk edilen prim borcunda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığının tespit edilmiş olun Kurumca tebligatların davacı işverene 18.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.