WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7460 E.  ,  2023/8224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/56 E., 2023/327 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit, aylık bağlanması ve aylıktan yapılan kesintilerin iadesi davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 4/a kapsamında emekli olan eşi ...'ın vefat etmesi üzerine ölüm aylığı aldığını, aynı zamanda Bağ-Kur emeklisi olan ve vefat eden Babası ...'dan da aylık bağlandığını, müvekkilinin davalı kurumdan babasından aldığı maaşın hukuka aykırı olarak kesildiğini, babasından dolayı yapılan ödemenin iadesinin istendiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiş, davanın kabulünü, müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini, davalı kurum tarafından yapılan kesintinin iadesini, kesinlen aylıkların yeniden bağlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun ve 506 sayılı Kanun'un 23 ve 68 inci maddeleri uyarınca hem eşinden hem ana/babadan aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına yüksek olan aylığın ödenmesine ilişkin uygulama doğrultusunda yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2020 tarih, E.2020/368, K.2021/377 sayılı kararıyla; "Dosya kapsamında davacının Anayasadaki eşitlik ilkesi gereğince davacının eşi ...'dan 4/a kapsamında ve babası ...'dan 4/b kapsamında aynı anda aylık alması mümkün olduğundan kurumun eşinden 4/a kapsamında aylık aldığı nedenle babasından aldığı aylığın iptali yönündeki işlemin iptal edilmesi gerekmekte olup, buna bağlı olarak davacıya yersiz ödeme nedeniyle çıkartılan borcun iptaline ve davacının borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ölen eşinden 4/a kapsamında ölüm aylığı aldığından babasından aldığı ölüm aylığının iptaline karar verildiğini, kurumlarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarih ve E.2020/1181, K.2022/367 sayılı kararı ile " davalı Kurumun davacının babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında aldığı ölüm aylığını, bağlandığı tarihten itibaren iptal ederek borç çıkarması işleminin hatalı olduğu, davacının kesilen yetim aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine ilişkin mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında, "Dosya kapsamı incelendiğinde, 17.02.2013 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının,10.02.1992 günü ölen 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanun'a göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan yargılama, toplanan deliller, Yargıtay bozma ilamı 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesi, aynı Kanun'un “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının müteveffa eşi ve babasından aynı anda aylık alamayacağı anlaşılmakla, davacının davasının reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, aylık iptalinin Anayasaya aykırı olduğunu, karşı bozma gerekçesine göre davanın kabulü gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti, kesilen aylıkların yeniden bağlanması ve kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.