WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7401 E.  ,  2023/9795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1272 E., 2023/970 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/348 E., 2023/53 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı Kurumun 18.03.2010 tarihinden itibaren ... sicil numarası ile işçi emeklisi olan davacının babası ... üzerinden yetim aylığı almakta iken maaşından ve sağlık güvencesinden davalı Kurum tarafından herhangi bir yazılı- sözlü açıklama yapılmadan maaşının kesildiğini, davalı Kuruma 04.04.2019 tarihinde dilekçe ile kuruma başvurduğunu, SGK başkanlığı ilgili birimince 05.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde davacı adına borç tahakkuk ettirilerek bir kez daha mağdur edildiğini, yazı içerisinde maaşının ve diğer haklarının dondurulmasına ilişkin açıklayıcı bilgi, belge ve kanuni dayanaklarını gösterir hiçbir gerekçe gösterilmediğini, muvazaalı bir boşanma gerçekleşmediğini, davacının babasının 05.07.1992 yılında vefat ettiğini, kendisinin ise 16.10.2009 tarihinde boşandığını, babasının ölüm tarihi ile yetim aylığına bağlanması arasında 17 yıldan fazla süre geçtiğini, kesilen aylıkların kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanmasını, yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından haksız ve yersiz açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından eşinden muvazaalı olarak boşandığı tespit edildiğini ve bu tespite göre de Kurum tarafından da gerekli işlemlerin yapıldığını, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğü giren 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi son fıkrasında "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır." hükmü gereği davacının eşi ile birlikte yaşadığı tespit edildiği için ilgili kanun maddeleri uyarınca maaşının kesildiği ve yersiz ödenen aylıklar için ödeme emri gönderildiğini ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yapılacak yargılama ile Kurum işleminin hukuka uygun olduğunun ortaya çıkacağını, davacının Kuruma borçlu olduğunun aşikar olduğunu Kurum işleminin iptali isteminin reddedilmesi gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...tanık ...'in, kurum müfettişlerince düzenlenen 2019/412951/001 sayılı raporda ifadesine başvurulduğunda, davacının ... ve çocuklarıyla beraber oturduğunu beyan etmesi ve bu durumun tutanak tanığı ...'ün söz konusu müfettiş tutanağındaki ifadesi ile mahkememizce aldırılan talimattaki ifadesinde bulunan; davacının oturduğu evin kira işlemleriyle ilgilendiği ve bu evi ...'ya kiraladıkları, kiranın ... tarafından verildiği ve evle ilgili her konuda ... ile iletişimde oldukları, zaman zaman çeşitli sebeplerle davacının evine gittiğinde ...'yı gördüğü şeklinde olan ifadesiyle desteklenmesi dikkate alındığında; tanık ...'in anlık ve habersiz olarak müfettiş tarafından yapılan araştırmada alınan ve müfettiş raporunda bulunan diğer tanık ifadeleriyle de benzer olduğundan birbirini destekleyen ifadelerine itibar edilmesi gerektiği, her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının saptanması durumunda bağlanan gelirin veya aylığın kesilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmiş olması doğrultusunda davacının boşandığı eşiyle eylemli olarak birlikte yaşadığının tespit edilmesinin aylık kesilmesi için yeterli olduğu değerlendirilerek 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden kurum işleminin yasal olduğu kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, diğer deliller değerlendirilmeksizin yalnızca Kurum denetmenine ifade veren ...'in ifadesinin hükme esas alınmasının doğru olmadığını, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını, ...'da ev kiralayabilmek için eşiyle birlikte yaşadığını söylediğini, tarafların çocukları için ara sıra bir araya gelmek zorunda olduğunu, davacının yalnızca yetim maaşı almak için boşandığının kabul edilemez olduğunu, dosya kapsamında yer alan deliller kapsamında da ilgililerin bir arada yaşamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının boşandığı eşi ... ile birlikte yaşadığı tespit edildiğinden, Kurum tarafından davacıya babasından bağlanan aylık kesilerek, ödenen aylıklar davacıdan yersiz ödeme olarak davacıdan istenmiştir. Mahkeme gerekçesinde; davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıklarına yönelik Kurum denetmenine ifade veren tanıkların ilk ifadesine itibar edilerek tarafların bir arada yaşadıklarına itibar edildiği belirtilmiştir. Kurum denetmenine davacı ile eski eşinin birlikte yaşadığına yönelik ifade veren tanık ... mahkemede ifadesini değiştirmiştir. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2016/6049 E. ve 2017/4436 K. sayılı kararında da belirttiği üzere, denetmen raporunda ifade veren tanıkların daha sonra ifade değiştirmesinin dikkate alınmaması gerektiği, bu dönemde tanıkların savunma geliştirerek ifade değiştirmesinin haklı gerekçesinin olmadığı belirtildiğinden dinlenen ve imzalı ifade veren tutanak tanıkları ifadelerini değiştirmelerine önem atfedilmemiştir. Denetmen raporunda belirtildiği üzere, davacının kiralamak suretiyle oturduğu ev için kira parası gönderen kişi (15.02.2017, 22.03.2017) tarihlerinde davacının eski eşidir. Site kayıtlarına göre davacı ile eski eşi birlikte yaşamakta olup, bu form davacının eski eşi ile tarafından doldurulmuştur. Kurum tarafından düzenlenen tutanağın aksi sabit olmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair kararının isabetli olduğu," gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacı ve eski eşinin mernis ve seçmen kayıtlarının ayrı olduğunu, sadece denetmen raporunda verilen ifadeler değerlendirlerek diğer tanık ifadeleri değerlendirilmeden karar verildiğini, dosya da mevcut bulunan deliller, müvekkile ile boşandığı eşinin ayrı yaşadığını ortaya koyduğundan bahisle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.