WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7296 E.  ,  2023/9190 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/61 E., 2023/756 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/103 E., 2022/182 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davalı şirkette 26.11.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, 05.05.2012 tarihine kadar işverene ait şubelerde müdür olarak ara vermeden çalıştığını, davalı tarafından iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, davalı işyerinde yıllık izin dahil hiçbir izin kullanmadığını, davacının en son aldığı ücretin net 2.891,88-TL olduğunu, davalının yasal sorumluluklardan kaçmak amacı ile bir takım muvazaalı işlemler yaptığını öne sürerek 26.11.1996 tarihleri ile 05.05.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti ile taraflar arasında düzenlenen acente, vekalaet vs sözleşmelerin geçersizliğinin tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının işçi sıfatında değil başlı başına bağımsız bir işveren/acenta olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı değil gerçek bir sözleşme olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının 03.09.2011 tarihi ile 15.12.2014 tarihleri arasında ... sicil numarası ile 4-a kapsamında (2 farklı işyerinden) sigortalı olduğunun tespit edildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, davalı işveren tarafından yapılan bildirimlerin Kurum kayıtlarına işlendiğini, davanın süresinde açılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "davacının hizmet tespitine ilişkin dosyadaki işyeri puantaj kayıtlarında davacının diğer işçiler gibi puantaj kayıtlarının yer aldığı, şubede çalışan işçilerin ücretlerinin davalı işverenlik tarafından belirlendiği, ... 3. İş Mahkemesi’nde görülen 2018/147 Esas, 2018/326 Karar numaralı davacı ile davalı arasındaki işçilik alacakları davasında tespit edildiği üzere işin ifa biçimine ilişkin tüm esasların ... Kargo A.Ş. tarafından belirlendiği,... örtüşen tanık beyanları ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte ele alındığında, davacının davalıya ait işyerinde yönetici pozisyonunda işçi statüsünde çalıştığı...
4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK.'nın 200 üncü maddesine göre (1086 Sayılı HUMK. Mad.288) “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir miktarın üzerinde ise senetle ispat olunması gerekir. (Yargıtay 10.HD. 10., E. 2020/10919, K. 2021/9907 T. 08.07.2021) Senetle ispat sınırı 01.10.2011- 02.12.2016 tarihleri arasında 2.500,00 TL’dir.

Davacının, davalıya ait işyerinde yönetici olarak görev yaptığı, işçilik alacakları davasında alınan emsal ücret raporlarında emsal işçinin ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğu, yazılı delil olarak “2012 Yılı Masraf Formu” nda işveren maliyeti olarak 2.891,88 TL tutarın yer aldığı, bu tutarın da davacının son net ücreti olduğu tespit edilmiştir. Buna göre de, işçilik alacakları davasındaki davacının 2.891,88 TL ücreti dikkate alındığı..." gerekçeleri ile 23278602752 TC Kimlik nolu 0600018793190 ss numaralı davacı ...’nın, ... 8019/23 Sk. No: 10/A ... adresinde bulunan ... sicil numaralı ... Kargo Servisi A.Ş’ye ait kargo taşımacılığı işi işyerinde hizmet akdine istinaden son net ücretinin 2.891,88 TL olduğunun tespiti ile 01.05.1998 tarihinden 31.07.1998 tarihine kadar günlük 5.380.287,42 ücretle 90 gün...01.01.2012 tarihinden taleple bağlı kalınarak 05.05.2012 tarihine kadar günlük 134,65 ücretle davalı işyerinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; davacının işçi olmadığını, davacı tarafından somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davacı aldığı son ücreti dava dilekçesinde belirtmişse de bu iddiasını usulüne uygun şekilde ispat etmediğini, masraf formunun yazılı delil olarak kabul edilmesi ve davacının ücretinin masraf formu üzerinden kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, dava konusu edilen yıllarda Bağ-Kur sigortalısı olarak prim ödediğini, davacının Bağ-Kur prim borcu olmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişkinin usulüne uygun incelenmediğini, davacının acente olarak faaliyet gösterdiğini, davacının işçi sıfatını haiz olmayıp başlı başına bağımız bir işveren/ acente olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin acentelik sözleşmesi olduğunu, davacının ciroya göre kestiği hak ediş faturasına istinaden alacağını tahsil ettiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi kendisine şube müdürü maaşı ayrılmadığını, davacının iddialarının haksız olduğunu, gerekçede hangi iddia ve delille üstünlük tanındığının gerekçesine yer verilmediğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının davalıya ait işyerindeki çalışmalarının işe giriş bildirgelerine ve aylık bordrolara dayanılarak Kuruma bildirildiğini ve bu bildirimlere uygun olarak primlerin ödendiğini, bu durum davacı çalışmalarının kayıtlardaki gibi geçtiğinin karinesi olup aksinin ise eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini, dinlenen tanıkların beyanlarında çalışma süresinin net olarak belirtilmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "işçilik alacaklarına dair davadaki kesinleşen hukuki olgu ile iş bu dava dosyasında elde edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde, bağımlılık unsurunun bulunduğu bir şekilde, davalı işveren için iş gördüğü, karşılığında ücret aldığı ortada olmakla iş sözleşmesinin tüm unsurlarının gerçekleştiğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Prime esas kazanç tespitinde ise davalı işveren kayıtlarının dikkate alındığı görülmekle bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir." gerekçeleri ile yerinde bulunmayan tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddede (506 s. K m. 79), mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sigortalının ücretinin ve davalı ... Kurumuna (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.

Davanın niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/409-413, 2010/480-523, 2011/608-649 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. (1086 sayılı HUMK m. 288) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı maddelerde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.

Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür (1086 sayılı HUMK m. 292; HMK m. 202). Eğer ispat sınırının altında kalan ücretler, yine işçinin imzası bulunan belgelere dayanıyorsa yine aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekecektir (HMK m. 201).

5510 sayılı Kanun 82 nci maddede (506 s. K. m. 78) prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
3. Değerlendirme
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıda kalan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, mahkemece işçilik alacakları dosyasından yapılan hesaplamada esas alınan masraf dökümünde yazılı 2012 yılı ücreti 2.891,88 TL yi esas alarak prime esas kazancın tüm aylarda dahil belirlenmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılarak prime esas kazanç belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 2021/7772 E, 2021/11456 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
1. 5510 sayılı Kanun'un 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir. Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir.
2. Çoğunluk görüşü ile somut uyuşmazlıkta, davacının kesinleşmiş ve dönemlerine göre de işçilik alacakları tespitine esas olmuş belirlenen ücreti işçilik alacaklarında ödeme olgusuna bağlı olarak ödenmiş ise ödeme nedeni ile prime esas kazanca ilişkin ücretin son aya mal edilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Belirtmek gerekir ki karar altına alınan ücret olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre bu yönde değerlendirme isabetlidir. Davacı sigortalının ücreti kesinleşmiş işçilik alacaklarında her ay için belirlenmiştir. Kaldı ki işçilik alacaklarında hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatıdır. Bu dosyada belirlenen bu ücretler hak edildikleri aylar için prime esas kazanç olarak hüküm altına alınmalıdır. Bu yönde mahkeme kararı isabetlidir. Çoğunluğun salt ücret yönünden son aya mal etme nedeni ile kararı bozması yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır.
4. Açıklanan gerekçe ile çoğunluğun bozma görüşüne katılınmamıştır.