WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7215 E.  ,  2024/1533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1893 E., 2023/589 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/208 E., 2021/250 K.

Taraflar arasındaki davacının yaşında idari kayıt düzeltme yapılması nedeniyle aksi Kurum işleminin iptaline ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalının istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 18.02.1970 doğumlu olup 01.12.1987 den 30.06.2019'a kadar 8022 günlük sigortalı olarak çalıştığını, son iş yerinin Muğla Yatağan termik santrali olup 25 yıl sigortalılık, 50 yaş koşulunu yerine getirdiğinden aylık için 19.02.2020 de Muğla İl Müdürlüğüne başvurduğunu, Kurum'un 50 yaş şartını yerine getirmediği gerekçesi ile talebin reddedildiği, nüfus kayıtlarında yanlışlıkla doğum tarihinin 18.12.1970 olarak girildiğini, hatanın davacının başvurusu ile nüfus müdürlüğü tarafından idari kayıt düzeltme ile yapıldığını, mahkeme kararı ile düzeltme olmadığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu belirterek aylığın 19.02.2020 de itibaren bağlanması, 19.02.2020 den dava tarihine kadar aylığın (şimdilik 35.000 TL) tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faiz ile birlikte ödenmesine, Kurum işlemi sebebiyle manevi tazminat verilmesi gerekmekle 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... Başkanlığı vekili özetle, Kurum aleyhine açılan davanın Kanun'lara aykırı olduğunu, zamanaşımı, yetkisizlik, görevsizlik ve her türlü itirazda bulunduklarını belirterek davanın usul yönünden reddini, davanın esasının incelemesine geçildiği takdirde ise davanın esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile, dava, davacının 19.02.2020 tarihli başvurusu sebebiyle yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanmayacağı, bağlanacaksa faiz ödenip ödenmeyeceği, aylığın bağlanmamış olması sebebiyle manevi tazminat istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Kurum davacı talebini ilk sigortalı olduğundan doğum tarihi 18.12.1970 iken sonradan 18.02.1970 olarak düzeltildiği gerekçesi ile aylık koşullarını 18.12.1970 doğum tarihine göre değerlendirerek şartlar oluşmadığı gerekçesi ile reddetmiştir. Raporda da açıklandığı üzere Kanun gereği ilgilinin ilk sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kaydında gözüken doğum tarihi aylık bağlanma koşullarında dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda ilk işe girişten sonra doğum tarihinin mahkeme kararı ile değiştirilmesi durumunda bu yeni tarih dikkate alınmamaktadır. Davacının doğum tarihinde düzeltme yapıldığı doğruysa da bu düzeltme mahkeme kararına bağlı düzeltme değildir. Nüfusun idari işlemi sonucu hatalı kayıt gerçek kayıt ile düzeltilmiştir. Bu durumda davacının aylık talebinin sanki mahkeme kararıyla düzeltilmiş doğum tarihi varmışcasına işleme tabi tutularak reddedilmesi Kanun'a aykırı olduğundan Kurum işlemi yerinde görülmemiştir. Buna göre 18.02.1970 doğum tarihi üzerinden yapılan değerlendirmede davacının 50 yaş, 5375 gün prim süresi ve 25 yıllık sigortalılık koşullarını başvuru tarihi itibariyle karşıladığı anlaşılmakla yaşlılık aylığını 01.03.2020'den itibaren hak kazandığı kabul edilmiştir. Davacı birikmiş aylıklar ile ilgili talepte bulunduğundan bilirkişi tarafından aylık hesabı yapılmış, dava tarihine kadar geçen dönem için hesaplanan her bir aylık ayrı ayrı kararda gösterilerek sonuçta toplam 31.857,22 TL nin Kurumca makul işlem süresi ilk 3 aylık dönem için faiz, 19.05.2020 den itibaren başlatılmak ve kalan aylıklar için ise tahakkuk tarihinden itibaren faiz uygulanmak kaydı ile Kurumca ödenmesine karar verilmiştir. Davacı başvuru tarihinden itibaren aylık bağlanmasını istemiş ise de yasa gereği aylıklar başvuruyu takip eden ay başından itibaren bağlanacağından bu kısma ilişkin istek reddedilmiş, manevi tazminat talebi ise yasal koşulları oluşmadığından reddedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, yeni bilirkişi raporu talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aylık ve ek ödeme hesaplamalarının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplanan delillerin karar açısından yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak 01.12.1987 tarihinde çalışmaya başladığı, Kurum kayıtlarına 11.12.1987 tarihinde giren işe giriş bildirgesinde doğum tarihinin 18.02.1970 olarak gösterildiği ancak davacının nüfusa kayıt edildiği tarihten sonra Şarıcam Nüfus Müdürlüğü tarafından doğum tarihinin bilgisayar sistemine 18.12.1970 olarak geçirildiği, sonrasında 23.09.2011 tarihinde idari kayıt düzeltme işlemi 18.02.1970 olarak düzeltildiği, yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde 18.02.1970 tarihinin esas alınması gerektiği, davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-g maddesine göre tahsis tarihinde davacının 50 yaş, 5375 gün prim süresi ve 25 yıllık sigortalılık koşullarını karşıladığı ve 01.03.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, yeni bilirkişi raporu talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aylık ve ek ödeme hesaplamalarının hatalı olduğunu belirterek manevi tazminat talebi hakkında da karar verilmesi gerektiği ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle davacı hakkında yapılan işlemlerde hata olmadığını, esasen davanın reddi yerine kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan işlemlerin iptali ile yaşında idari kayıt düzeltme yapılması nedeniyle aksi Kurum işleminin iptaline ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili ile Kurum işlemleri nedeniyle manevi tazminat tayini gerekip gerekmediği hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un hükümleridir.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, Mahkemenin, davacı hakkında yapılan idari kayıt düzeltme nedeniyle davacının yaşı hakkında çıkartılan uyuşmazlık hakkındaki yaklaşım yerinde ve isabetli olduğu gibi, davacı hakkında yapılan Kurum işlemleri nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığına dair Mahkeme yaklaşımı da yerindedir.

Ne var ki, davacının aylığa hak kazandığı 01.03.2020 tarihi ve sonrası bakımından, davacının dava tarihine kadar alabileceği aylıklar yönünden her bir aylık bakımından miktarının ve toplamının öncelikle davalı Kurumdan sorulması, davalı Kurumdan gelen cevabi yazıya davacının itirazının bulunmaması halinde bu tutarın esas alınması, itirazın varlığı halinde ise, davalı Kurum hesaplamasına ilişkin tüm bilgi ve donelerin celbinden sonra, alınması gereken aylığın miktarının denetime elverişli bir rapor ile belirlenmesinden sonra davacının dava dilekçesi ile talep ettiği tutar da dikkate alınarak, infaza elverişli şekilde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, Mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.