10. Hukuk Dairesi 2023/7184 E. , 2023/8889 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurumun ... sicil numarasında sigortalı ... T.C. kimlik numaralı ...'in vefatı ile ...'e 3.411458009 Tahsis Sicil numarasından ölüm aylığı bağlandığını, sigortalı ...'in, müvekkilinin annesi ...'dan Adana 3. Aile Mahkemesi'nin 01.08.2008 tarih ve 2008/618-698 sayılı kesinleşen ilamı ile boşandıktan sonra yeniden Özlem isimli biri ile evlendiğini, bu nedenle, sigortalının ölümü üzerine Azra'nın yanında ikinci eşi Özlem'e de ölüm aylığı bağlandığını, sigortalının 2. eşi Özlem'in sonrasında Vedat Çelik isimli kişi ile evlenmesi sonrası, aylıklarının kesildiği ve müvekkili ...'in ölüm aylığı oranının yasanın 34/c. maddesi gereği % 25'den % 50'ye çıkartıldığını, müvekkilinin velisi ...'a 08.06.2015 tarihinde tebliğ edilen Kurum bilgi yazısında, sigortalının 2. eşi ...'in 01.10.2012 tarihinde yeniden aylığa girmesi nedeniyle 01.10.2012 - 16.05.2015 tarihleri arasında ödenen ölüm aylıklarında 11.332,80 TL. yersiz ödemenin söz konusu olduğu ve söz konusu yersiz ödemelerin aylıklarından kesilmesi için İl Müdürlüğüne talimat verildiğini, nitekim müvekkilinin velisi sorduğunda 09.06.2015 tarih ve 8.569,364 sayılı Borç Bilgilendirme Yazısının kendisine verildiğini, ...'in Kuruma kesilen aylıklarının boşanma nedeniyle yeniden bağlanması için yaptığı başvuru sırasında, boşandığı eşi Vedat Çelik'den boşanma sonrası doğmuş olan erkek çocuğunun nüfus kayıtlarında açıkça görüldüğünü, ...'in Vedat Çelik ile fiili birlikteliğinin devam ettiğini ve evli olduğunun hali hazırdaki sosyal medya hesaplarından da açıkca anlaşılabileceğini belirterek, 3.411458009 Tahsis Sicil dosyası getirtildiğinde, bu davanın hak alanını ilgilendirdiği sabit olan sigortalının ikinci eşi ...'in açık kimliği ve adresinin tespitinden sonra kendisini usulünce davaya dahil etme haklarının saklı tutulmasını, sigortalının ikinci eşi ...'e, 5510 sayılı Kanun'un 56/son. maddesi gereği Vedat Çelik ile boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam etmesi ve boşandığı eşi Vedat Çelik'den evlilik dışı çocuğu bulunduğu gözetildiğinde kesilen aylıkların yeniden bağlanmasının mümkün olmadığını, müvekkili ...'in, davacı Kuruma yersiz ödeme borcu olmadığının tespitini, müvekkili ...'in aylıklarından, yersiz ödeme olarak yapılmış kesintilerin ve eksik ödenen aylıklarının, kesinti ve ödeme tarihlerini takip eden günü takip eden ay sonundan ödemenin yapılacağı ayın ilk gününe kadar işlemiş faizleri ile birlikte istirdadını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ..., kendisinin Vedat Çelik ile evlendiği, sonrasında ise ölüm aylığı almak için boşandığının iddia edildiğini ve halen Vedat Çelik ile birlikte yaşadığı ve ondan çocuğunun olduğunun iddia edildiğini, ancak kendisinin ... ile evli iken ondan 24.09.2012 tarihinde boşandığını, eşi ...'dan boşandıktan sonra ölüm aylığı almaya başladığını, bu boşanmadan çok uzun yıllar sonra Vedat Çelik ile tanıştığını ve ondan çocuğu olduğunu, çocuğunu nüfusta Vedat'ın tanıdığını, ölüm aylığı almak için boşanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … Davacı taraf, dahili davalı ...'in boşandıktan sonra ... ile birlikte yaşadığını iddia etmemiştir. Zaten ...'in Vedat Çelik'ten çocuk dünyaya getirmesi ...'la boşandıktan sonra birlikte yaşamadığını kanaatimizce göstermektedir. Dahili davalı ...'in Vedat Çelik ile hiç resmi nikahı yoktur. Sadece Vedat Çelik'ten çocuk dünyaya getirmesi de Vedat Çelik ile birlikte yaşadığını kanaatimizce göstermez. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesinin ikinci fıkrasında "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. O sebeple yasal mevzuat, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde; davalı Kurumun, dahili davalı ...'e aylık bağlama işleminin ve davacı ...'e yersiz ödeme çıkarılarak aylıklarından kesinti yapılması işleminin usul ve yasaya uygun olduğu düşünülerek davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yasa Koyucunun amacı, ölen anne ve babasından yahut kocasından aylık ve gelir almakta olan eşlerin, yoksun kaldıkları desteğe yeniden elenmeleri veya çalışma hayatına atılarak gelir elde etmiş olmalarına rağmen, Kurum aktüeryasını sarsacak şekilde Kurumdan haksız aylık ve gelir almalarını engellemek olmasına rağmen, resmi nikah yapmaksızın fiili birliktelik yaşayan ve çocuk sahibi olan kadının, bu birlikteliğine rağmen gelir ve aylık almasında sakınca olmadığının kabulü Anayasaya aykırı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılması ve Vedat Çelik ile gayrı resmi evlilik birlikteliği içerisinde yaşaması ve bu birlikten evlilik dışı çocuğu bulunduğu gözetildiği gerekçesiyle kesilen aylıkların yeniden bağlanmasının mümkün olmadığının, ...'in, davacı Kuruma yersiz ödeme borcu olmadığının tespitine karar verilmesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'in babası ... 'in davalı ... ile evlendiği ve daha sonra vefat ettiği, davacının murisinin vefatından sonra davalı ...'in 24.09.2012 tarihinde ... isimli kişi ile evlendiği ve sonrasında boşandığı, boşanma sonrası sigortalı ...'den kendisine aylık bağlandığı, boşanma sonrası 23.08.2017 tarihinde Vedat Çelik isimli kişiden çocuk sahibi olduğu davalının Kanun metninde açıkça belirtilen boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı olgusunun davacı tarafından ispatlanamadığı sabit olmakla mahkemenin kabulü yerinde olup davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dahili davalı ...'in boşandığı eşi olan Vedat Çelik'le birlikte yaşadığı iddiası nedeniyle Kurum tarafından soruşturma sonucu bu durumun tespit edilecek olması ihtimaline binaen, davacı ...'den yapılan kesintilerden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve davacı ...'den yersiz ödeme olarak yapılan kesintilerin ve eksik ödenen aylıkların yasal
faizleriyle birlikte davacıya ödenmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!