10. Hukuk Dairesi 2023/7136 E. , 2023/9415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2758 E., 2023/728 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/357 E., 2021/113 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının müteveffa babasından almakta olduğu ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanarak faizleriyle birlikte ödenmesini, müteveffa babasından almış olduğu aylıklara istinaden davalı Kurum tarafından haksız olarak tahsil edilen tutarların tahsil edilme tarihlerinden itibaren faizleriyle iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kocasının ölüm tarihi dikkate alındığında davacının hak sahipliği sıfatını 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce kazanmış olması karşısında Kurum işleminin yerinde olmadığı, ancak 506 sayılı Kanun'un Geçici 91 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi (b fıkrası) gereği davacı ...’nın kendi sigortalılığı nedeniyle 506 sayılı Kanun'dan yaşlılık aylığı almakta olduğundan babası ...’dan 1479 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı almasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 01.02.2006 tarihinden itibaren almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine yönelik 30.02.2015 tarih 5.128.983 sayılı Kurum işleminin ve 20.04.2015 tarih 6.075.394 sayılı yersiz ödeme işlemlerinin iptaline, davacının müteveffa babası ... Bağ-Kur sicil sigortalısı ...' dan almış olduğu yetim aylığının kurum tarafından kesildiği tarihten itibaren kendi çalışmasından dolayı 2206697182 tahsis numarası ile 506 sayılı Kanun'dan aylık bağlandığı 01.06.2016 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin tespitine, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 01.06.2016 tarihinden sonra müteveffa babası ... Bağ-Kur sicil sigortalısı ...' dan yetim aylığı bağlanması yönünden talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından kısmen kabul kısmen red yönündeki kararı ile birlikte Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 01.06.2016 tarihi öncesi ve sonrası gibi bir ayrım yapılmasının hatalı olduğunu, tarih ayrımı yapılmaksızın davacının yetim aylığına hak kazandığına dair hüküm tesis edilmesi gerektiğini, davacının tahakkuk ettirilen borcu taksitler halinde Kuruma ödediğini, borç tahakkuk ettirilen işlemlerin iptal edildiğini, Kurum tarafından haksız olarak geri alınan ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iade edilmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, ölüm sigortasında gerek sigortalılar gerekse hak sahipleri yönünden sigortalının ölüm tarihinde geçerli olan mevzuat uygulandığını, 01.10.1972 - 03.10.2000 tarihleri arasında vefat eden 4/1-b sigortalısının kız çocuğuna yetim aylığı bağlanabilmesi için "Geçimini sağlayacak başka bir gelirinin olmaması" şartını taşıması gerektiğini, davacının hem müteveffa eşinden hem de müteveffa babasından çift ölüm aylığı alma ihtimalinin mevcut mevzuat çerçevesinde mümkün olmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 25.11.2005 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı olarak 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri ile 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağının düzenlendiği hükümlerin de uygulanması mümkün olmayıp davacının kocasının ölüm tarihi dikkate alındığında davacı hak sahipliği sıfatını 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce kazanmış olması karşısında Kurum işleminin yerinde olmadığı, ancak 506 sayılı Kanun'un Geçici 91 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi (b fıkrası) gereği davacı ...’nın kendi sigortalılığı nedeniyle 506 sayılı Kanun'dan yaşlılık aylığı almakta olduğundan 01.06.2016 tarihinden sonra babası ...’dan 1479 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı almasının mümkün olmadığı, davacının 1479 sayılı Kanun'un 45/c maddesine göre “kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alma” kavramı kapsamında 01.02.2012-27.05.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında çalışmaları bulunduğu görüldüğünden, bu dönemin dışlanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının, 01.02.2006 tarihinden itibaren almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin ve 20.04.2015 tarih 6.075.394 sayılı yersiz ödeme işlemlerinin iptaline, davacının müteveffa babası ...'dan almış olduğu yetim aylığının Kurum tarafından kesildiği tarihten itibaren kendi çalışmasından dolayı 2206697182 tahsis numarası ile 506 sayılı Kanun'dan aylık bağlandığı 01.06.2016 tarihine kadar (01.02.2012- 27.05.2012 dönemi hariç olmak üzere) ödenmesi gerektiğinin tespitine her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 01.06.2016 tarihinden sonra müteveffa babası ...' dan yetim aylığı bağlanması yönünden talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kurum lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, baba ve eşin ölüm tarihleri ve sigortalılık surumuna göre davacı lehine tarih ayrımı yapılmaksızın yetim aylığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının mevcut mevzuat çerçevesinde eşinden ve babasından ölüm aylığı alma hakkı bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup 26.11.2005 tarihinde vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanan davacıya, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup 10.08.1991 tarihinde vefat eden babası ...’dan 01.02.2006 tarihinde bağlanan ölüm aylığının kesilerek yersiz ödemenin borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin, ayrıca davacının kendi çalışmaları nedeniyle de 01.06.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alması nedeniyle bu gerekçe ile yeniden ölüm aylığı bağlanmamasına dair Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi, 506 sayılı Kanun'un 91 ve 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!