WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7128 E.  ,  2023/6559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1548 E., 2023/639 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/277 E., 2022/55 K.

Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilin 23.07.2002 tarihinden beri ve halen çalışmakta olduğu davalı Bak Ambalaj A.Ş.'de bakım ve onarım elemanı olarak çalışmakta olduğu, davalı şirketin Nace kodu 1815 olan ambalaj malzemesi üzerine basım faaliyetini sürdürdüğü, işyerinin basım işyeri olduğunu, itibari hizmetten yararlanma koşullarının basım ve gazetecilik işyerlerinde 1475 sayılı Kanunda belirlendiği, müvekkilin davalı işyerinde sürekli olarak baskı mürekkep ve kimyasalları ile temas ettiği, fazla gürültüye maruz kaldığı, devamlı ayakta ve bedeni güç kullanmak suretiyle çalıştığı, sürekli olarak suni ışığa maruz kaldığı ve sürekli olarak vardiyalı çalıştığından çoğu zaman normal mesaisi dışında fazla mesai de yaptığı, davalı şirkette kullanılan kimyasalların buharlaşması sebebiyle ortama yayılarak solunum yoluyla alınması sonucu insan sağlığını olumsuz etkiler nitelikte olduğunun sabit olduğu, insan sağlığını ve çalışma gücünü olumsuz etkileyen çalışma koşulları sebebiyle müvekkilin bu durumu telafi etmek amacıyla mevzuatta yer alan itibari hizmet süresinden faydalanmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin primleri 3A kapsamında ödenmesi gerekirken diğer çalışanlar gibi ödendiği, Yargıtay HGK ilamında "... aynı maddelerin ve aymı makinaların kullanıldığı bir işyerinin mevkute çıkarıldığı bölüm ile ambalaj üzerine baskı yapslan bölümün itibari hizmet süresi açısından farklı değerlendirilmesinin hukuka uygun olmadığının" belirtildiği, diğer davalı kurumun ise davalı işyerinin basım işyeri olmasına rağmen çalışma şartlarını ve primlerin mevzuata uygun yatırılıp yatırılmadığını denetlemediğinden müvekkilin uğradığı zarardan doğrudan sorumlu olduğunu; müvekkilinin davalı işyerinde 23.07.2002-30.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının itibari hizmet süresinden sayılarak prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresine eklenmesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını; işyerinin basım ve gazetecilik işkolunda faaliyet göstermediği, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesindeki koşullara sahip olmadığını; işyerinde yeterli havalandırma sistemi bulunduğu ve davacının yaptığı iş itibariyle sağlığını olumsuz yönde etkileyecek kimyasallarla temasının söz konusu olmadığını; aynı konuda açılan davalarda şirket lehine bozma kararları verildiğini beyanla; basın iş kolunda olmayan ve maddenin aradığı etkenlere maruziyetin bulunmadığı işyeri ortamındaki çalışmaya ilişkin istemin reddi gereğini savunmuştur.

Davalı Kurum vekili, basım ve gazetecilik işyerinde geçen çalışmaya dayalı talep yönünden, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi koşullarının davacı için gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davanın kabulü ile,
..... SSK sicil numaralı davacı ...’in, “..... Çiğli/...” adresinde faaliyette bulunan ....alı davalı Bak Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde 23.07.2002- 30.09.2008 tarihleri arasında geçen ve 1A olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen toplam 2229 günlük fiili çalışma süresinin 3A olarak değerlendirilerek 2229 günlük sürenin %25’i olan 558 günün itibari hizmet süresi olarak sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine,,..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Bak Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili, hak düşürücü süre yönenden itirazlarının dikkate alınmamış olmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, şirkette yapılan gıda ambalaj baskı işinin, yasada belirtilen basım ve gazetecilik işinden anlaşılan gazete, dergi, kitap ve benzeri materyal basımını öngören işkolundaki işlerle ilgisinin bulunmadığını, bu durumun Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin kararlarıyla açıkça hüküm altına alındığını, davacının çalışmış olduğu bölümde sağlığını olumsuz yönde etkileyecek kimyasal maddelerin bulunmadığını, işyerinde insan sağlığı ve çalışma gücünü olumsuz yönde etkileyerek yaşam süresini kısaltan ağır ve yıpratıcı çalışma koşullarının mevcut olmadığını, işyerinde bugüne kadar meslek hastalığı meydana gelmediğini, bilirkişi heyeti raporunda itibari hizmet süresinin yanlış hesaplandığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi koşullarının davacı yönünden gerçekleştiğinin kanıtlanmadığı, Kuruma başvuru yapılmaksızın dava açıldığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davacının, üretim bölümünde, bakım - onarım elamanı konumunda geçen çalışmasının, itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçip geçmediğinin tespiti amacıyla, bilirkişi kurulu katılımıyla işyerinde keşif yapılarak tarafların bildirdiği tanıklar da dinlenip; bilirkişi kurulundan, konuya ilişkin yargısal denetime elverişli irdeleme içeren rapor alındığı; hükme dayanak alınan rapor içeriğinde, dava konusu uyuşmazlık yönünden; işyerinin kapsamı, çalışma düzeni ve koşulları ile bölümleri ve bu bölümlerin taşıdıkları özellikler, hangi bölümlerdeki çalışmalarda söz konusu yasal düzenlemede sayılan fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı ve buna bağlı olarak itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olup olmadığı yönlerinin teknik özellikleri ortaya konularak belirlendiği; bu kapsamda, kesinleşen mahkeme kararları uyarınca matbaa işyeri sınıfında değerlendirilmesi gereken işyeri kapalı alanında baskılı ambalaj malzemesi üretim işinin firmanın ana işi olduğu; baskı bölümü, kesme bölümü, plastik torba bölümü ve yardımcı tesislerden oluşan işyerinde tifdruk rotatif baskı makineleri, flekso rotatif baskı makineleri ile laminasyon makinelerinin baskı bölümü olarak adlandırılan kısımda ve aynı çatı altında yer aldığı, baskı bölümü ile diğer bölümler arasında duvar bölme omadığı, makinelerin çalışması esnasında ortaya çıkan solvent gaz ve buharı, mürekkep, boya, tutkal kokusunun tüm bölümlere yayıldığı tespitinin yapılan işyerinde, çeşitli gıda, kimyevi ve hijyen malzemelerinin değişik ebatta ambalajlanmasını sağlayan metaryaller üzerine baskı ve laminasyon işi yapılması esnasında, mürekkep, etil alkol, izopropil alkol, etil asetat, toluen gibi kimyasallar kullanıldığı; baskı işinin gravür tekniği ile silindir üzerine uygulandığı, makina temizliğinin solventle yapıldığına ilişkin tespitler ışığında; davacının, solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışarak, işyeri ortamındaki etkenlere maruz kaldığı için itibari hizmet süresinden yararlanma koşullarına sahip olduğu; sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesini yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadarki döneme ilişkin isteminin kabul edilmesi gereği ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7/2 nci maddesindeki "...17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibari hizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncı maddesinde sayılmayan işlerde bu Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin bu maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme şartı aranmaz." düzenlemesi ve yöntemince bildirimi yapılmış hizmet süresinin itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespitine yönelik istem hakkında yasal hakdüşürücü süre uygulamasından söz edilmesine olanak bulunmadığı yönü de dikkate alınarak; istinaf kanun yoluna başvuran davalıların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, ..." gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar vermilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalan ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1 inci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesidir.

2- Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan Ek 5 inci maddesinin "II" numaralı bendi " Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar'ın " a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan işyerleri b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri, c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri, d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri, e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri, f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00'den sonra çalışılarak yapılan işyerleri, " şartlarında geçen ve bildirilen yıllık çalışmalarına 90 gün itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini, kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülünün uygulanacağını düzenler.

Anılan maddeye göre sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Birinci koşul sigortalının basım ve gazetecilik işyerlerinde çalışması; ikinci koşul ise (II) numaralı bendin (a-f) alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının olayda gerçekleşmesidir. Söz konusu maddede, basım ve gazetecilik işyeri birlikte ifade edilmişse de gazetecilik işi yapılmayan sadece basım işi yapılan işyerlerinde çalışan sigortalıların da maddenin alt bentlerinde sayılan koşullardan herhangi birisi oluştuğu takdirde itibari hizmetten yararlanacakları açıktır.

3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada davacının, davalı Bak Ambalaj San.ve Tic.A.Ş.'ye ait işyerinde 23.07.2002 tarihinde işe başladığı, bakım onarım elemanı olarak çalıştığı, davalı işyerinden 23.07.2002-30.09.2008 tarihlerinde geçen ve bildirilen çalışmalarına itibari hizmet süresi verilmesini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerde, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporunda, davacının ambalaj imalatı işyerinde bakım ve onarım görevlisi olarak çalışırken, itibari hizmet süresi verilmesini gerektirir şekilde, hangi bölümde, hangi işi yaparken, maddede sayılan hangi zararlı etkilere veya fiziksel koşullara maruz kaldığı hususunda açık ve net tespitler bulunmamaktadır.

İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Mahkemesince gerekirse yeniden davacının işi hakkında bilgisine başvurulabilecek bordro tanıklarından, işyeri yetkilisi, ustabaşı ve/veya amirlerin beyanlarına başvurularak davacının işini yaptığı ünite, davacının yaptığı iş ve maruz kaldığı zararlar ve bu zararlara sürekli mi arızi mi maruz kaldığı hususları açık ve net bir şekilde tespit edilerek ve dosya içine toplanan tüm deliller bu yönden yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca dava hizmet tespiti davası olmadığından karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumu fer'i müdahil değil " Davalı " olarak gösterilmeli ve hüküm buna göre tesis edilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalıların temyiz başvurularının kabulü ile,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.