WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7127 E.  ,  2024/1532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/568 E., 2023/461 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/65 E., 2020/188 K.

Taraflar arasındaki Kurum tarafından iptal edilen 3 yıl 1 ay 25 gün Bağ-Kur hizmeti ile ilgili olarak bu sürede davacının sigortalı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..... sicil numarası ile 03.12.1991 tarihinde Bağ-Kur’lu olduğunu, bu tarihten itibaren 4 yıl 8 ay 27 gün boyunca Bağ-Kur’luluğunun devam ettiğini, bir süre sonra Bağ-Kur hizmetlerinin silinerek 03.12.1991-01.01.1993 tarihleri arasında 1 yıl 7 ay 3 gün Bağ-Kur hizmeti olduğunun kendisine bildirildiğini, sebebi sorulduğunda 3 yıl 1 ay 25 gün hizmetinin meslek kuruluşu kaydı olmadığı için iptal edildiğinin kendisine şifahen bildirildiğini, davacının 4 yıl 8 ay 27 gün boyunca Bağ-Kur’a olan primlerini ödediğini, Kurumun da bu ödemeleri kabul ettiğini, sonradan bir kısım hizmetlerin Medeni Kanun 2 deki dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının davalı Kurum tarafından iptal edilen 3 yıl 1 ay 25 gün Bağ-Kur hizmeti ile ilgili olarak bu sürede de davacının esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kanun'un 24 üncü maddesine göre 3165 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ilgili vergi kaydı bulunanların sigortalılığının vergi kaydının tesisi ile başlayıp terkini ile sona ermesi vergi kaydı bulunmayan ve vergiden muaf olanların sigortalılığının ise meslek kuruluşu ya da Esnaf sanatkarlar sicil kaydına göre belirlenmesi öngörülmüştür. 04.10.2000 tarihinden sonra ise 6019 sayılı KHK ve KHK'nın iptali sonrasında 4956 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası sigortalılık şartı için vergi kaydı esası ve vergiden muaf olanlar için ise esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olmaları şartı getirilmiştir.

Mayıs ve Haziran 1996 tarihinde toplamda 6596,17 TL tutarında icra tahsilatı yapıldığı görülmüş olup zorunlu sigortalılık süresine ait primlerin karşılandıktan sonra davacının zorunlu sigortalığının 06.03.1993 tarihinde bittiği temmuz 1993 tarihi itibariyle davacının 9454,1 TL icra ile yapılan ödemelerinin zorunlu sigortalılık prim borcunu karşılayamadığı, dolayısı ile zorunlu sigortalılık nedeniyle ödenmesi gereken prim borcundan sonra icra tahsilatından kalan bir miktar olmadığından, geçmiş dönem olarak icra ödemelerinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, böylelikle davacının Kurumca kabul edilen süreler dışında 01.11.1996-04.03.1997, 01.01.1998-01.02.1998, 07.02.1998-06.04.1998 ve 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olabileceğinin tespitine davanın kısmen kabulü ile davacının icra kanalı ile yaptığı ödemelerin geçmiş zorunlu sigortalılık prim borcunu tam olarak karşılamaması nedeniyle icra kanalıyla yapılan ödemenin zorunlu sigortalılık prim borcunun karşıladıktan sonra ödeme tarihinden ileri doğru değerlendirilerek, Kurumca kabul edilen süreler dışında 01.11.1996-04.03.1997, 01.01.1998-01.02.1998, 07.02.1998-06.04.1998, 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, Kurumun iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu, 14.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun 1 nolu sonuç kısmında hesaplanan süreler açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kısmen red kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenını ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlıklık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, ücret olgusunun da yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesine eklenen 01.08.1996 tarihli belge ile davacının 4 yıl, 8 ay, 27 gün sigortalılığının bulunduğu, 31.08.1996 tarihi itibariyle prim borcunun gecikme faizi ile birlikte 58.529.790 TL olduğunun belirtildiği, 16.10.2019 tarihli Kurum cevabı yazısında; "....sigortalının Bağ-Kur dosyasının incelenmesi neticesinde; dosyada icra ile ilgili herhangi biri belge, liste ve kayda rastlanmamıştır" denilmiş ise de geçmişte icra yoluyla yapılan Bağ-Kur prim tahsilatlarının dosya içerisinde tutulmadığı tespit edilmiş olup, hizmet cetvelinde görülen 00 tahsilat kodunun icra yoluyla yapılan tahsilat, diğer kodların da banka yoluyla yapılan tahsilat, diğer kodların da banka yoluyla yapılan tahsilatları gösterdiği tespit edilmiştir." bilgisine yer verildiği; davacının 1996/10-1997/7 döneminde yaptığı aylık 6.700,00 TL'lik ödemelerin de, dönemin cari aylık priminin çok üzerinde ve dava dilekçesi ekindeki sigortalılık belgesinde yer alan borcu karşılar nitelikte ödemeler olduğu; davalı Kurum tarafından ödemelerin niteliği konusunda dosyaya yeterli bilgi sunulmadığı gibi, 09.02.2023 tarihli yazı içeriğinin de tüm dosya kapsamıyla çelişki içerdiği; Kurum tarafından kayıtlar konusunda yeterli araştır ve inceleme yapılmamasının, sigortalı aleyhine sonuç doğurmasının mümkün olmadı yönü de gözetildiğinde, davacının 03.12.1991 tarihinde Bağ-Kur tescilinin yapıldığı ve Kurum tarafından kabul edilen 1 yıl 7 ay 3 gün sigortalılığı dışında 3 yıl 1 ay 25 gün daha Bağ-Kur sigortalısı olduğunu kabul etmek kabul etmek gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın kısmen kabulü hatalı olmuştur.

Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 3. İş Mahkemesi'nin 02.12.2020 tarih, 2017/65 Esas ve 2020/188 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına davanın kabulü ile; davacının 03.12.1991 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında 03.12.1991 tarihinde başlayan ve Kurum tarafından kabul edilen 1 yıl 7 ay 3 gün Bağ-Kur sigortalılığı dışında, 3 yıl 1 ay 25 gün daha Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerinde bir hata olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurumca kabul edilmeyen 3 yıl 1 ay 25 günlük sürenin sigortalı sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi ile 1479 sayılı Kanun hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci
maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.