10. Hukuk Dairesi 2023/7049 E. , 2023/6808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/33 E., 2022/401 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, 01.05.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile hak edilen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 06.05.1970 doğumlu olup, 15.05.1988 - 14.03.2007 tarihleri arasında Türk Hava Kuvvetleri'nde muvazzaf subay olarak görev yaptığını, 18 yıl 10 aya karşılık yıpranma payı olarak 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammının mevcut olduğunu, 4/a kapsamında 11.07.2007 tarihinde işe girerek 0701200738736 sigorta sicil numarasıyla özel hava yolunda pilot olarak çalıştığını, yaşlılık aylığı için tahsis talebinin şartları yerine getirmediği gerekçesiyle kurum tarafından reddedildiğini, 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammının davacının doğum tarihini ve hizmet başlangıç tarihini geriye çekmesi gerekirken işlemin kurum tarafından yanlış yapıldığını belirterek müracaat tarihini izleyen ay başı olan 01.05.2018 den itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren her bir aylığın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istifa ettiği tarihe kadar 4/c kapsamında bu tarihten sonra 4/a kapsamında sigortalı olduğunu hizmetlerinin birleştirilmesi halinde fiili hizmet zammının eklenmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 12.12.2018 tarihli ve 2018/143 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararı ile "...Mahkemece yapılan yargılama, SGK kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 06.05.1970 doğumlu olup, 5434 sayılı Kanun kapsamında 18 yıl 10 ay çalışmasının olduğu, yine aynı yasa kapsamında 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammının bulunduğu, hizmet süresinin 22 yıl 8 ay 15 gün olduğu, bu durumda 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesine göre davacının emeklilik şartlarının 25 yıllık sigortalılık süresi, 49 yaş , 5300 gün prim ödeme gün sayısı olması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının tahsis talep tarihi olan 27.04.2018 tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanun kapsamında fiili hizmet ve fiili hizmet zammı toplamının 22 yıl 8 ay 15 gün, 5510 sayılı Kanunun 4/a kapsamında ise 3855 gün olmak üzere toplam 12.030 prim ödeme günü bulunmaktadır. Davacının hizmet başlangıcının 30.06.1984 olduğunun kabulü ile (48 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi, 5225 gün şartı) olduğundan sigortalılık süresinin (25 yıl) ve prim ödeme gün sayısının (12.030 gün) tamamlandığının kurum tarafından da kabul edildiği, ancak 03.09.1967 doğumlu olan davacının tahsis talep tarihi itibariyle 47 yaşında olması nedeniyle fiili hizmet zammı süresi yaş haddinden indirilmediğinden talebinin reddedildiği anlaşılmıştır. Davacının 49 yaş süresinden 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin düşülmesi gerektiği, yaşlılık aylığı yaş haddi şartının 45 yıl 1 ay 20 gün bulunması nedeniyle 06.05.1970 doğumlu olması dikkate alındığında 27.04.2018 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı, müracaatını takip eden ay başı olan 01.05.2018 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı ödenmesi gerektiği, kurum işleminin yerinde olmadığı kanısına varılmış, davanın kabulüne, davacının TSK'daki hizmetine karşılık mevcut olan 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden düşülerek yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi 27.04.2018'i takip eden ay başı olan 01.05.2018'den itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının kurum tarafından yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin istenildiği şekilde uygulanabilmesinin mümkün olmadığını buna göre davanın reddi yerine kabulüne dair verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2019/422 Esas, 2020/1549 Karar sayılı kararı ile ".., 06.05.1970 doğumlu olan davacının 15.05.1988- 14.03.2007 tarihleri arasında Türk Hava Kuvvetlerinde muvazzaf subay olarak görev yaptığı, bu tarihler arasında 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresi bulunduğu, 11.07.2007 tarihinde 4/a sigortalısı olarak çalışmaya başlayan davacının 27.04.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı yazısına göre fiili hizmet zammı süresinin ilavesi ile 4/c hizmet süresi 22 yıl 8 ay 15 gün olan davacının 3.855 gün 4/a hizmeti bulunmakla 49 yaş, 5300 gün ve 25 yıl şartlarından emekli olabileceği, 12030 pirim günü ve 32 yıl sigortalılığı bulunmakla beraber 49 yaşını ikmal etmediği için aylığa hak kazanamadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği, bu durumda ihtilafın fiili hizmet zammının yaş haddinden indirilip indirilemeyeceği noktasında toplandığı, 506 sayılı Kanunun ek 39 uncu maddesine göre 49 yaştan fiili hizmet zammı süresi olan 3 yıl 10 ay 15 gün indirildiğinde davacının 45 yaş 11 ay 15 gün şartını yerine getirmesi halinde emekli olabileceği,davacının 06.05.2018 tarihinde 47 yaşını ikmal ettiği ve aylığa hak kazandığı, mahkeme kararının yerinde olduğu, kurumun harca ilişkin istinaf itirazının da kurulan hükmün bütünüyle tespit hükmü olup maktu harca tabi olması sebebiyle yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı kurumun başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/422 Esas, 2020/1549 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/2171 Esas, 2021/17113 Karar sayılı kararında "...2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.
Yukarıda sayılan düzenlemeler birlikte irdelendiğinde; mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanunun 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı “fiili hizmet zammının” tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanunun ek 39'uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanunda yer alan “fiili hizmet zammının”, iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanunun 11 inci kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanunun 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanundaki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan “fiili hizmet zammının” kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanunun 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yargıtay Bozma ilamında belirtildiği gibi dava konusu sigorta başlangıç tarihinin 15.05.1988 olduğu ve davacının 27.04.2018 tarihinde tahsis müracaatında bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının yaşlılık aylığı bağlanması için 27.04.2018 tarihi itibariyle yaptığı müracaatında esas alınması gereken sigorta başlangıç tarihi 15.05.1988 olması karşısında 506 sayılı Kanunun geçici 81 -3/B/g maddesi gereğince, 25 yıl 50 yaş 5375 gün olması şartıyla tahsis müracaatında bulunacağı yasanın amir hükmüdür.
Bağcılar SGM tarafından davacıya ait tahsis dosyası gönderilmiştir. İncelenmesinde; T.C. Emekli Sandığında geçen çalışmaları sürelerinin,
15.05.1988-14.09.1991 arası 3 yıl, 4 ay, 0 gün, 15.09.1991-14.03.2007 arası 15 yıl, 6 ay 0 gün, fiili hizmet zammı 3 yıl 10 ay 15 gün olarak fiili hizmet zammı toplamı dahil 22 yıl 8 ay 15 gün hizmeti olduğu bildirilmiştir.
Davacının sigortalılık işe giriş tarihi 15.05.1988 olduğundan yasanın aradığı 25 yılı 15.05.2013 tarihinde doldurmuştur.
Davacının doğum tarihi 06.05.1970 olup, bundan 3 yıl 10 ay 15 gün çıkartıldığında yaş olarak 21.06.1966 tarihi bulunmuştur. Davacının sigortalılık işe giriş tarihi 15.05.1988 olduğundan Kanunun aradığı 25 yılı 15.05.2013 tarihinde doldurmuştur. Bu başlangıç tarihi nazara alındığında davacının mevcut durumuna göre emeklilik hakkını kazanabilmesi için yaşını 21.06.2016 tarihinde 50 yaşını doldurmuş bulunmaktadır.
Hizmet süresi bakımından ise toplam gün sayısı (4124 SSK 4/a, 7773 Emekli Sandığı 4/b toplam =12030 gün) bulunduğundan bu koşulda gerçekleşmiş bulunmaktadır. Ayrıca, T.C. Emekli Sandığından sonra SSK sigortalılığı mevcut toplam gün sayısı olarak (4124 SSK 4/a, Emekli Sandığı 7773 gün 4/c olmak üzere olmakla 12030 gün) olduğundan hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki yasaların hükümleri çerçevesinde 1260 gün şartı da gerçekleşmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda, Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak davacının talebinin sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak hazırlanan 10.10.2022 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas bulunarak; davacının TSK'daki hizmetine karşılık mevcut olan 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden düşülerek yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi 27.04.2018'i takip eden ay başı olan 01.05.2018 den itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının kurum tarafından yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmesi gerekmiş; açılan davanın kabulüne, davacının TSK'daki hizmetine karşılık mevcut olan 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden düşülerek yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi 27.04.2018'i takip eden ay başı olan 01.05.2018 den itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının kurum tarafından yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanunun 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği ve tahsis şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi ile 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama ve davacı hakkında tahsis şartlarının belirlenmesine dair uygulama yerinde ise de, aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren (örneğin 01.01.2019 tarihine göre 01.04.2019 tarihinden) faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının Hükmün 1. bendinin tamamen silinmesi ile yerine “1-Davanın KABULÜ ile, davacıya 01.05.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması ve hak edilen aylıkların 01.08.2018 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!