WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6978 E.  ,  2023/6996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1886 E., 2022/2404 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/401 E., 2022/196 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ile davalı Kurum, davalı Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalı Kurum, davalı Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait işyerinde 22.08.2004-06.06.2009 tarihine kadar vinç operatörü olarak çalıştığını, davacının en son ücretinin 1.800,00 TL brüt olduğunu, buna karşılık olarak davalı işverenin davacının ücretini S.G.K. ya asgari ücret üzerinden bildirmiş olduğunu, davacının ücretinin asgari ücretin banka hesabına kalan tutarın ise elden ödenmesi şeklinde verildiğini, davacının alacaklarının tahsiline ilişkin ... 2. İş Mahkemesi'nin 2016/46 Esas sayılı dosyası ile açtıkları alacak davasında davacının en son ücretinin asgari ücretin 2,7 katı olduğunun kabul edilerek yapılan hesaplamalara göre işçilik alacaklarının hesaplandığını, bu nedenle davacının 22.08.2004-06.06.2009 tarihleri arasında asgari ücretin 2,7 katı üzerinden ücret aldığının ve prime esas kazançlarının buna göre yeniden tespit edilmesini ile davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin de prime esas kazançlara dahil edilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirketler vekilleri cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davalı şirketlerde çift bordro sistemi uygulandığından bahisle maaşların asgari kısmının bankaya yattığını geri kalan kısmının ise elden ödendiğini iddia ettiğini, davacının bu iddiasını kanıtlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığını, davacının en son 1.800,00 TL brüt ücret aldığını iddia ettiğini, bunu kanıtlar bir delili bulunmadığını davacının en son asgari ücretle çalıştığını, davacının delillerinde davalı şirketlerde çalışan 96 kişinin prime esas kazancının asgari ücretten yatırıldığını belirttiği ve bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacının bu beyanları ile kötü niyetli olduğunu, bu iddianın da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aynı konuda ... 2. İş Mahkemesi'nin 2016/46 Esas sayılı dosyası ile kesinleşen dava bulunduğunu ve davanın kesin hüküm nedeniyle reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının prime esas kazancın tespiti amacıyla açmış olduğu davada, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat şartının yerine getirilmediğini, dava açılabilmesi için gerekli olan usul şartına aykırı davranıldığını, bu nedenle davacının davasının usulden reddi gerektiğini, davacının davasını kesin olmayan delillere dayandırıldığını, özellikle davacı tarafından sunulan makbuzlarda diğer davalı şirket yetkililerinin imzasının bulunmaması nedeniyle söz konusu belgelerin delil olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile;
A-Özaydıntaş Lojistik Denizcilik Ağır Nakliyat ve Vinç İşleri Turizm İnş. ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine,

B-Davalı Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile, mülga 506 sayılı Kanun'un 77/1-c maddesi gereğince, davacının ... 2. İş Mahkemesi'nin 2016/46 Esas, 2016/872 Karar sayılı dosyasında hüküm altına alınan SPEK niteliğinde ödemelerin ücret 721,68 TL net 1.009,47 TL brüt, fazla çalışma ücreti 16.087,00 TL net 29.920,01 TL brüt, hafta tatil ücreti 4.822,97 TL net 8.661,21 TL brüt, genel tatil ücreti 1.098,65 TL net 1.968,01 TL brüt, toplam 22.730,30 TL net 41.558,70 TL brüt olduğu ve 41.558,70 TL'nin çalışmanın geçtiği son ay (2007/12) kazancı olarak kuruma beyan edilmesi gereken Prime Esas Kazanç olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine
" şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ile davalı Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A. Ş. istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı işyerlerinde " çift bordro" sistemi uygulanmakta olduğunu, davacının en son aylık brüt 1.800 TL maaşla çalışmış olmasına rağmen maaşların asgari ücret kısmı bankaya kalanı ise elden ödenmek suretiyle, sigorta primleri esas kazançları asgari ücret üzerinden yatırıldığını, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil günleri çalışmalarının primleri hiç yatırılmadığını ve davacının hak kaybına uğratıldığını, davacının en son aylık net 1.300 TL ücret ile çalıştığını kabul ettiğini ve “8.614,11 TL brüt kıdem tazminatı, 3.360,00 TL brüt ihbar tazminatı, 721,68 TL net ücret alacğı, 29.920,01 TL brüt fazla çalışma alacağı, 8.661,21 TL brüt hafta tatili alacağı, 1.968,01 TL brüt genel tatil alacağı, 3.360,00 TL brüt yıllık ücretli izin alacağının davacıya verilmesine” hükmedildiğini, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında, dosyaya sundukları tediye makbuzlarında, davalı şirketin imzasının bulunmadığı belirtilmiş ise de, tediye makbuzlarının doğası gereği, elden ücret ödemesi yapıldığında, ücret ödemesi yapılan kişinin yani işçinin imzası bulunucağını, ödemeyi yapan kişinizin imzası bulunmayacağını, nitekim, makbuzlar incelendiğinde, sadece " Parayı Alan kişi" için imza hanesi açıldığını, makbuzlar detaylı incelendiğinde, 2 nolu davalı şirketin logosu bulunduğu ve söz konusu makbuzların davalı şirket tarafından basıldığı açıkça görüleceğini, dosyaya sundukları tediye makbuzları, 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olup, tediye makbuz asıllarını ve işyerinde çalışan diğer işçilere de aynı tarihlerde elden ödeme yapıldığına dair makbuz koçan asıllarını dosya içerisinde mevcut olduğunu, davacının işçilik alacaklarına ilişkin açılan davada tespit edilen brüt ücretlerin prime esas kazanç olarak alınması gerektiğini, işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin dava dosyasındaki bilirkişi raporu incelendiğinde davacının en son brüt ücretinin 1.800,00 TL net olduğu tarihinden önceki süreye ait ücretinin de oranlama yoluyla tespit edildiğini, bu tespitin 2007 yılı Ekim ayı ücret bordrosuna dayanılarak yapıldığı, bu tarihten önceki her yılı için asgari ücretin 2,7 katı tutarında ücret aldığı kabul edilerek fazla çalışma ve bayram tatili ücreti alacağı hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; somut durumda davacı tarafından herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gibi, dinlenen tanıkları destekleyici herhangi bir yazılı delil başlangıcı oluşturan bilgi ve belge de sunulmadığını, bu nedenle davacının haksız davasının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, davacının prime esas kazancının tespitinde öncelikle senetle ispat zorunluluğu kuralı bulunmadığını, belgelerde sadece davacı yanın imzasının bulunması nedeniyle yazılı delil başlangıcının şartları yerine getirilmediğini, dolayısıyla tediye makbuzlarında tarihin olmadığı açıkça ortada olduğunundan, delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir belgenin bulunmadığının açık olduğunu, eksik incelemeler neticesinde hüküm kurulduğunun sabit olduğunu, sadece davacının işçilik alacaklarına ilişkin dosyası olan ... 2. İş Mahkemesi 2016/46 E. 2016/872 K. sayılı dava dosyasında tespit edilen alacakların ödenmesinin prime esas kazancına davasında da hükme esas alınması açıkça hukuka aykırı olduğunu, davanın davacının çalıştığı hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde açılması gerekmekte olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmi kabul şeklinde hüküm kurulması yersiz olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalı Kurum ve davalı ... istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum, davalı Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A.Ş. temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı, davalı Kurum ile davalı Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A.Ş. vekilleri istinaf dilekçeleri ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

Bunun yanında; 6100 sayılı HMK.nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201 inci maddesinde ise; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1-Yukarıda belirlenen ilgili hukuk kuralları uyarınca somut olaya dönüldüğünde dava, prime esas kazancın tespiti istemine dayanmakta olup, Mahkemece kesinleşen ... 2. İş Mahkemesi'nin 2016/46 Esas, 2016/872 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan SPEK niteliğindeki ödemeler yönünden davacının 2007 yılı 12 aydaki kazancı olarak Kuruma bildirilmesi yönünde davalılardan Aydıntaş Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A.Ş. ve davalı Kurum aleyhine davanın kısmen kabulüne, diğer davalı Özaydıntaş Lojistik Denizcilik Ağır Nakliyat ve Vinç İşleri Turizm İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

2- Dosya kapsamında davacı tarafça ibraz olunan ve geri çevirme kararı ile asılları incelenen, davalı şirketlerden Özaydıntaş Lojistik Denizcilik Ağır Nakliyat ve Vinç İşleri Turizm İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına düzenlenen 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ait tediye makbuzlarının ve yine davacı tarafça fotokopisi işbu dosyaya sunulan, aslı ise işçilik alacakları dosyasında bulunan davalılardan Aydıntaş Aydın Kardeşler Vinç İşleri San. ve Tic. A. Ş. tarafından davacı adına düzenlenen imzalı ve kaşeli 2007 yılı 10 uncu ay Ücret İcmal Bordrosunun değerlendirilmeden sonuca gidildiği anlaşılmakla, mahkemece yapılacak iş, dosyaya sunulan ücret belgeleri yukarıda izah olunan yasal mevzuat uyarınca irdelenerek, dosya içerisindeki diğer tüm deliller ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

3- Kabule göre de; kesinleşen ... 2. İş Mahkemesi'nin 2016/46 Esas, 2016/872 Karar sayılı ilamı gözetildiğinde, söz konusu işçilik alacakları dosyasında davacının davalı işverenler nezdinde tüm çalışma süresinin hesap edilmiş olduğu, her iki şirket yanında 22.08.2004-06.06.2009 tarihleri arasında geçen çalışmalarına göre hüküm kurulmuş olduğu dikkate alınarak SPEK kapsamında ödenen işçilik alacaklarının 2009 yılı 6 ncı ayına mal edilmesi gerekirken, 2007 yılı 12 nci ayına mal edilmesi ve buna göre davalı şirketlerin sorumluluğunun belirlenmiş olması da hatalı olup, dosya kapsamında yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.