10. Hukuk Dairesi 2023/6942 E. , 2023/6807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/119 E., 2022/1076 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/312 E., 2021/348 K.
Taraflar arasında ilk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak 01.05.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf isteminin kabulüne ve kararın kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 13.03.2020 ve 27.04.2020 tarihli yazılı müracaatı ile 923 gün olan TSK hizmetinden kaynaklanan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak emeklilik tarihinin tespit edilerek emeklilik işlemlerinin yapılmasını talep ettiğini, kurumun 06.04.2020 ve 27.05.2020 tarihli cevabi yazılarında özetle; davacının emeklilik şartlarından 50 yaş grubuna girdiği ve 20.11.2022 tarihinde emeklilik isteyebileceği hususlarının bildirildiğini, yanlışlığın düzeltilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi için kurumun Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığına mail yoluyla ve kargo yoluyla müracaatta bulunduğunu, 31.05.2020 tarihli başvurusuna 18.09.2020 tarihinde red cevabı verildiğini, 1990-2001 tarihleri arasında TSK'lerinde emekli sandığına tabi hizmetinden kaynaklanan 923 gün fiili hizmet süresinin, 2002-2008 yılları arasında avukatlık hizmetinden kaynaklanan SSK ile 2018-2020 yılları arasında yine avukatlık hizmetinden kaynaklanan Bağ-Kur hizmetinin bulunduğunu beyan ederek, kurum işleminin iptali ile, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak ettiği 923 günlük fiili hizmet zammı süresinin, sigortalılık süresine eklenmesi ile tahsis şartlarından yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, 30 Nisan 2020 tarihi itibari ile emeklilik tahsis şartlarını yerine getirdiğinin tespitine, emeklilik tahsis şartlarını yerine getirdiği bu tarihten itibaren ödenmemiş hak ettiği tüm maaş ikramiye vs. özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde davacının 15.09.1990- 14.04.2001 tarihleri arasında 4/1-c (emekli sandığı) kapsamında 3690 gün fiili çalışma +923 gün emekli sandığı fiili hizmeti ile toplam 4613 günü olduğunu, 05.02.2002-30.09.2008 tarihleri arasında 4/1-a (SSK) kapsamında 2214 gün fiili çalışması olduğunu, 01.10.2008-31.05.2018 tarihleri arasında prim ödemesi olmadığını bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 ve 76 ncı maddeleri kapsamında 4/b hizmet süresinin silindiğini, 01.06.2018 tarihinden itibaren dava tarihi itibari ile 870 gün 4/b (Bağ-Kur) hizmeti olmak üzere toplam hizmet süresinin 7697 gün olduğunu, 01.10.2008 tarihinden önce çalışmaya başlayan 4/1-a kapsamında emekli aylığı bağlanacak sigortalıların 5434 sayılı Kanun'un mülga 32 nci maddesine tabi fiili hizmet süresi zamları 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık sürelerine ilave edilerek sigortalının hangi tarih itibariyle aylığa hak kazandığının tespit edildiğini, davacının 23.05.2002 tarihi itibariyle emekli sandığı süresinin 3690 gün, bu süre karşılığı fiili hizmet süresinin 923 gün olup 23.05.2002 tarihinde toplam sigortalılık süresinin 14 yıl 3 ay 1 gün olduğunun tespit edildiğini bu nedenle davacının emekliliğe hak kazanabilmesi için 25 yıl 5375 gün hizmet süresi ve 50 yaşını doldurmuş olma şartlarını taşıması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince, "....Sonuç olarak tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ilgili yasal mevzuat ve yargısal uygulamalar birlikte değerlendirilmekle, davacının 923 gün (2 yıl 9 ay 23 gün) fiili hizmet zammı süresinin tahsis şartları bakımından yaş haddinden düşülmesi gerektiğinin ve 30.04.2020 tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile yasa gereği kurumun faiz yükümlülüğü hakedişten 3 ay sonra başladığından 30.07.2020 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, faize ilişkin fazlaya yönelik istemin reddine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili özetle, davacının talep ettiği şekli ile fiili hizmet zammı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığını, buna göre aksi yönde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; 20.11.1972 doğumlu olan ve 31.05.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya sigortalılık durumuna göre 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanabilecektir. Davacı, sigortalılık başlangıç tarihine göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi kapsamında 52 yaş, 25 yıl sigortalılık ve 5525 gün şartlarını gerçekleştirdiğinde yaşlılık aylığına hak kazanabilecektir. Davacının 15.09.1990-14.04.2001 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammıyla birlikte 4613 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında; 05.02.2002-30.09.2008 tarihleri arasında 2214 gün 506 sayılı Kanun kapsamında olmak üzere toplam 6827 gün sigortalılığı bulunduğu, 20.11.2024 tarihinde 52 yaşında olacağı; 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi sonucunda da 27.04.2022 tarihi itibariyle yaş şartını yerine getireceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yeniden tahsis talebinde bulunmasına gerek olmaksızın yaş şartını ikmal ettiği 27.04.2022 tarihini takip eden 01.05.2022 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı Kurumun kısmen yerinde bulunan istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan hususlar nazara alınmaksızın davanın esasına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; Balıkesir 1. İş Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2020/312 E. 2021/348 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın Kısmen kabulü ile; davacıya, 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve anılan tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının, 01.08.2022 tarihinden başlamak üzere, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının yaşlılık aylığının başlangıç tarihine ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığını, esasen ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğunu ve bu karar gibi talebinin tam olarak kabul edilmesi ile aleyhe vekalet ücretinin verilmemesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin talep ettiği şekli ile uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek verilen kararın hatalı olup davanın reddi gerektiğini belirtmiş buna göre verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında hak kazandığı fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ve 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci ve ek 39 uncu maddesi ile 5434 sayılı Kanun'un 32 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.
2. Eldeki davada, dairemiz geri çevirme kararı üzerine gelen Kurum cevabi yazı içeriklerinden, bir taraftan, davacının avukatlık mesleği nedeniyle 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin b bendi kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle, davalı Kurumca, sıra ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü ve geçici 76 ncı ve geçici 84 üncü maddeleri kapsamında sigortalılık sürelerinin durdurulduğunun ve yeniden başlatıldığının anlaşılması ve davacı hakkında 19.11.2021 tarihli tahsis talebinin 01.06.2018-19.11.2021 tarihleri arasında kalan dönemde 3 yıl 5 ay 18 günlük sigortalılığı ve prim borcunun varlığının belirtilmesi suretiyle reddedilmesi, diğer taraftan, mahkemece, davacı hakkında tahsise karar verilebilmesi için 1479 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereği, prim borcunun bulunmaması gereğine rağmen, davacı hakkında 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair karar verilmesi karşısında, öncelikle davacıdan hizmetlerinin birleştirilmesi talebinin olup olmadığı ve hangi kanun kapsamında tahsis yapılmasını talep ettiğine ilişkin açıklama istenilmesi ile sonucuna göre, davacının gerekirse 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin b bendi kapsamındaki sigortalılığı bakımından ihya talebi ve prim borçlarının tahsilinden sonra tüm hizmetlerinin gözetilerek, tahsis şartlarının değerlendirilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!