WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6939 E.  ,  2024/4904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2192 E., 2021/2137 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/711 E., 2018/469 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların iş kazası geçiren Mertebe ...'ın eşi ve çocukları olduğunu, alüminyum eritilen potadan gözüne erimiş alüminyum sıçradığını ve bu nedenle gözünde kalıcı görme bozukluğu oluştuğunu belirterek; eş ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi; çocuklar ... ve ... için de 1.000,00'er TL maddi, 50.000,00'er TL manevi zararın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı eşin ve çocuklarının dava açma hakkının bulunmadığını, bu zararların ancak iş kazası geçiren işçi tarafından istenebileceğini, davacıların bu davayı açmasında hukuki yarar olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazazedenin davacıların eş ve çocukları olduğu, olaydan etkilenen kişinin Mertebe ... olduğu, davacı eş ve çocukların ruh sağlığını bozacak bir olay olmadığı, illiyet bağı olmadığı, davacıların dava açmalarında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davacıların aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, ... ...'ın davalı iş yerinde işverenin ağır kusuru nedeniyle 12.07.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve gözünde kalıcı görme bozukluğu oluştuğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza sonucunda sağ gözün %30 oranında görebildiği ve %23 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranı olduğunun belirlendiğini, iş kazası nedeniyle sağlık bütünlüğü bozulan sigortalı işçinin eşinin ve çocuklarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğunu, yine olayın özelliğine, yaralanmanın niteliğine, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına ve özellikle sigortalının yaralanmasının ağır bedensel zarar oluşturmasına göre davacı eş ve çocuklar yararına uygun bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası olan dava dışı işçi Mertebe ...'ın 12.07.2013 tarihinde davalı işverenlik işçisi olarak çalışmakta iken iş kazası geçirdiği ve sağ gözünün %30 oranında görebildiği, % 23 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranı oluştuğunun 18.07.2019 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Raporunda belirtilmesi karşısında, dava dışı işçinin iş kazası sebebiyle ağır bedensel zarar niteliğinde yaralanmadığı gözetildiğinde ve yine mevcut delil durumu itibariyle davacıların maddi zararlarının oluştuğunu ispatlanamamasına göre maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine ve yine 6098 sayılı Borçlar Kanun'un 56/2 nci maddesi "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereği, ancak ağır bir nedensel zararın mevcudiyeti halinde yaralananın yakınlarına manevi tazminat hükmedilebileceğinden, dava dışı işçi Mertebe ...'ın yaralanması kalıcı veya ağır bedensel zarar sonucunu doğuracak bir maluliyet niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, davacı eş ve davacı çocukların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Borçlar Kanunu'nun 56/2 nci maddesinde zarar görenin yakınlarının manevi tazminat ... bulunduğunun ifade edildiğini, Mertebe ...'ın iş kazası nedeniyle bir gözünde meydana gelen %70 görme kaybının ağır zarar olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 56/2 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre talep edilen manevi tazminat tutarlarının her bir davacı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2.Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.