WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6749 E.  ,  2023/8581 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; müvekkilinin 07.06.2016-16.11.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde sigortasız çalıştırıldığının tespiti ile 02.01.1998-07.06.2016 tarihleri arasında son aldığı maaşın 3.800,00 TL olduğunun tespitine ve eksik yatırılan primlerin olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Yapılan yargılama sırasında davalı ... vekili, davanın hak düşürücü süre yönünden zaman aşımına uğramış olduğunu, davacının davalı yanında 01.02.1998 - 07.06.2016 tarihleri arasında özel şoför olarak ev hizmetlerinde sigorta bildirimlerinde görünen sürelerde çalışmış olduğunu, davacının bordrolarında görünen ücret ve haklarının haricinde başkaca herhangi bir ödeme veya ücret almadığını, davacının çalışma döneminin 01.02.1998-07.06.2016 tarihleri arasında olduğunun ... 30. İş Mahkemesinin 2017/31-2018/396 Esas ve Karar sayılı ilamının kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i Müdahil Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Celp edilen evraklarda yapılan incelemede davacının davalıya ait işyerinde 02.01.1998 tarihinde çalışmaya başladığı, çalışmalarının kesintisiz ve tam zamanlı olarak 07.06.2016 tarihine kadar devam ettiği, anılan tarihte davacının emeklilik kodu ile çıkış bildirgesinin verildiği, 07.06.2016-16.11.2016 tarihleri arasında davalı yanında veya başka herhangi bir işyerinde kayıtlı çalışmasının görünmediği ve çalışma süresi boyunca sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığı görülmüştür. Davacının talebi emeklilik sonrası devam eden çalışmalının kuruma bildirilmediği yönündedir.

... Emniyet Müdürlüğü yazı cevabından ... plakalı aracın, dava dilekçesi ile sigortasız hizmetlerin tespiti istenilen dönemde davalı adına tescilli ve kayıtlı olduğu bildirilmiştir.

Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi Merkez Camii Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği'ni 19.02.2019 tarihli yazı cevabından davacı ismi ile davalıya ait 34 NF 4642 plakalı aracın Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi Merkez Camii Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği' ne ait otoparkta aylık abonelik sistemi ile bulundurulduğuna dair 18.06.2016, 15.07.2016, 16.08.2016, 23.09.2016, 17.10.2016 ve 15.11.2016 tarihli makbuzların dosyaya gönderildiği görülmüştür.

Celp edilen evraklar ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirilmiş, netice itibari ile davacının davalı iş yerinde 07.06.2016 emekli olduktan sonra 08.06.2016-16.11.2016 tarihleri arasında emekli olarak fiili ve eylemli olarak çalışmaya devam ettiği kanaatine varılmıştır.

Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilmekte ise de pirime esas ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu olmayıp, ücrete yönelik iddiaların yazılı delille ispatlanması zorunludur. Bununla birlikte yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Ayrıca tespiti istenen miktarın sınırı aşması halinde varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa da tanık dinletilmesi mümkündür. Prime esas kazancın tespiti taleplerinin yazılı delil yada yazılı delil başlangıcı bulunmaması halinde emsal ücret araştırması ile elde edilecek verile ile de ispatlanması mümkün değildir. Davacı dosyaya pirime esas kazancını ispatlayacak yazılı delil yada yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge sunmamıştır.

Bütün dosya kapsamı, celp edilen evraklar, bilirkişi raporu, tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı yanında 08.06.2016- 16.11.2016 tarihleri arasında fiili ve eylemli olarak çalıştığı kanaatine varılmış ise de pirime esas kazanç yönünden iddiasını ispatlayamadığı kanaati hasıl olduğu" gerekçesiyle;
"1-Davanın kısmen kabulüne,

Davacının davalı ... yanında 08.06.2016- 16.11.2016 tarihleri arasında fiili ve eylemli olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine,

Fazlaya dair talebin reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, çalışmanın ispatlanamadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın ispatlanamadığını, hizmet tespiti yönünden 6552 sayılı Kanun gereğince kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi, reddedilen prime esas kazanç tespiti yönünden lehe vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 01.06.1968 doğumlu davacının hizmet cetvelinde; 02.01.1998- 07.06.2016 tarihlerinde davalı iş yerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği,

Hizmet tespiti istenen 07.06.2016-16.11.2016 tarihleri arasında sigortalı çalışmasının bulunmadığı,07.06.2016 tarihinde emekli olduğu,hizmet cetvelinde ücretlerin asgari ücretten gösterildiği,

428325.34 sicil numaralı davalıya ait iş yerinin 01.07.1985 tarihinden itibaren ve faal ve kapsamda olduğu, mahiyetinin " binaların genel temizliği" olduğu,

... plakalı aracın, talep edilen dönemde davalı adına tescilli ve kayıtlı olduğu,

Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi Merkez Camii Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği' ne ait otoparkta aracın aylık aboneliğinin bulunduğuna dair 18.06.2016, 15.07.2016, 16.08.2016, 23.09.2016, 17.10.2016 ve 15.11.2016 tarihli makbuzların gönderildiği,

Banka kayıtlarının gönderildiği, İşveren tarafından ilgili makama yazılan 06.01.2010 tarihli yazıda davacının aldığı maaşın 2.300 TL, 22.04.2011 tarihli yazıda 2.300 TL olduğunun,15.08.2012 tarihli yazıda 2.750 TL olduğunun, ...şubesine yazılan 20.03.2013 tarihli yazıda davacının aldığı maaşın 3.000 TL olduğunun, 08.01.2018 tarihinde yazılan yazıda da davacının aldığı maaşın 3.500 TL olduğunun beyan edildiği, Banka kayıtlarının gönderildiği, tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... 'nin dinlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, çalışma süresinin belirlenmesi bakımından yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; dinlenen bordro tanıklarından ...'ın talep edilen dönemde sigortalı, ..., ..., ..., ...'nin komşu iş yeri tanığı olduğu ve davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, dinlenen tanıkların birbiriyle uyumlu beyanlarından davacının hizmet süresinin başlangıçtaki bölümünün Kuruma bildirildiği davacının emekliliği sonrası bildirim yapılmadığı, prime esas kazancın asgari ücretin üzerinde olduğu iddiasının ispat edilemediği kabul edilerek hüküm kurulmasının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu ve 01.10.2008 tarihi sonrası isteme ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleridir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.

Öte yandan; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1 inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi olup; anılan Kanun'un 6 ncı maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.

3. Değerlendirme
Eldeki dava, 07.06.2016-16.11.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortasız çalıştırıldığının tespiti ile 02.01.1998-07.06.2016 tarihleri arasında son aldığı maaşın 3.800,00 TL olduğunun tespitine istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 01.07.2016 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıya 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğunun anlaşılması karşısında, davacı dinlenmek suretiyle, talebinin SGDP primine tabi olarak mı, yoksa 4/a kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi hizmet tespitine mi yönelik olduğu açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.