WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6619 E.  ,  2023/6862 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/319 E., 2022/2443 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kiğı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/13 E., 2021/97 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde çalışan sigortalılardan Sadettin Gür'ün 29.05.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanması sebebiyle kurumca sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile sigortalı için ödenen tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla Kurum alacağının tespiti ile şimdilik 10.000,00-TL’nin gelin bakımından onay tarihi olan 18.02.2016 tarihinden ve tedavi masrafı ile geçici iş göremezlik ödemesi bakımından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, 12.06.2018 tarihli dilekçesi ile bedel arttırım talebinde bulunarak ve talep sonucunu 119.348,01-TL’ye yükselterek, 103.680,29-TL ilk peşin sermaye değerli gelir bakımından onay tarihinden ve geçici iş göremezlik ödemesi ile tedavi gideri bakımından ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, kazalı işçi tarafından açılan tazminat davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından iş güvenliği ile ilgili kurslar verildiğini, müvekkiline düşen görevlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, dava konusu iş kazasının işçinin asgari dikkat ve özeniyle işverenin talimatları doğrultusunda hareket etmesi halinde tamamen engellenebileceğini, kazalının ağır kusuruyla illiyet bağının müvekkili bakımından kesildiğini, kazalının maluliyet durumunun devam edip etmediğinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile 103.680,29 TL peşin değerli gelirin onay tarihi olan 18.02.2016 tarihinden itibaren, 5.424,55 TL tedavi giderinin ve 10.243,17 TL geçici iş göremezlik ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, hükme esas alınan kusur raporunun gerçeği yansıtmadığını, kazalı sigortalının yaşanan kazada tamamen kusursuz olduğunu, sigortalının emniyet kemerini takıp takmadığı hususunun tam olarak tespit edilemediğini, kaza tarihinde kamyonun muayenesiz olduğunu, işverenin % 100 kusurlu olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

2. Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket ettiğini, dava dilekçesinde hangi alacak kalemi için ne kadar talepte bulunulduğunun belli olmadığını, bedel arttırım talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kazanın sigortalının ağır kusuru ile meydana geldiğini, illiyet bağının kesildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince "Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre özellikle; ortadan kaldırma kararından sonra kusur konusundaki çelişkiyi giderici nitelikte rapor aldırılmış olması ve işçinin aynı olay nedeniyle işverene karşı açmış olduğu davada da (Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2020/129 E.) aynı kusur oranının kesinleşmiş olması, mahkemece kabul edilen kusur oranının dosya kapsamına ve oluşa uygun olması, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre kurumun rücu alacağının hesaplama yönteminde hata olmaması karşısında mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden taraf vekilleri, istinaf gerekçeleri doğrultusunda temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe
C.A. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Sonuç olarak davacılar için reddedilen manevi tazminatın ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı vekilinin, temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.