WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6614 E.  ,  2023/7199 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/149 E., 2020/511 K.
HÜKÜM/KARAR: Asıl Dava Kısmen Kabul, Birleşen Dava Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Müvekkil kurum sigortalılarından Selahattin Yakar'ın 25.08.2008 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini,vefatı sebebiyle hak sahiplerine 83.831.77.-TL. İlk peşin sermayeli geir bağlandığını ve kurum zararının gerçekleştiğini,davalının kusur durumunun saptanması ve sorumluluklarının belirlenmesi için kurum zararının % 20'si olan 16.766.35.-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş 20.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile; 75.448.59.-TL. nin gelirlerin onay tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.... davaya cevap dilekçesinde; müteveffanın iş tecrübesi ve uzun süredir işyerinde çalışıyor olması nedeniyle işyerinde bulunan bütün makina ve aletler hakkında derin bir bilgiye sahip olduğunu,işveren müvekkil tarafından iş güvenliği amacıyla bütün dikkat ve özenin gösterildiğini,gerekli kontrolllerin yapıldığını,olay anında elektrik kaçağının olmadığının tanıklar tarafından da beyan edildiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli ve 2013/198 Esas, 2014/208 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraflar avukatlarınca temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 19.10.2015 tarihli ve 2014/13697 E.2015/17186 K.
sayılı ilamı ile; "..ceza dosyasının celp edilerek, kesinleşip kesinleşmediği bu kapsamda davalı şirket temsilcisi/temsilcileri hakkında kesinleşen kararların bulunup bulunmadığı araştırıldıktan ve ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum olan, iş kazasının gerçekleşmesinde etkileri olduğu belirlenen gerçek kişilerin ihlal ettikleri iş güvenliği kuralları ile ihlal sonucuna bağlanan şahsi kusur oranları ile işveren şirketin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gereği gözetilmek suretiyle, yeniden iş güvenliği alanında ve kazanın meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu aldırıldıktan sonra karar verilmelidir.. "gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.07.2018 tarihli ve 2015/764-2018/534 sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizin 25.02.2020 tarihli ve 2018/6349 2020/1578 sayılı ilamı ile; "..Dava konusu olayda, davacı kurum tarafından bozma sonrasında birleştirilmek üzere ek dava açılmış ise de, davalı gerçek kişilere birleşen dava hakkında dava dilekçesi ve birleştirilme kararı ile birleştirilen dosyadan yeni duruşma günü tayin ve tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan ve bu davalıların da savunma ve delillerinin toplanmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken, davalıların cevap ve savunma hakkı kısıtlanarak davanın esasına girilip hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. .. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...A-) Asıl davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacı Kurumun hak sahipleri için bağladığı peşin sermayeli değerli gelirden kaynaklanan 67.065,42-TL rücu alacağının gelir onay tarihi olan 24.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,.B-) Birleşen ... Anadolu 21.İş Mahkemesinin 2016/78 Esas 2016/138 Karar sayılı dava dosyası açısından davanın kabulü ile; 1-Davacı Kurumun hak sahipleri için bağladığı peşin sermayeli değerli gelirden kaynaklanan 8.383,17-TL rücu alacağının gelir onay tarihi olan 24.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, ceza dosyasının dikkate alınması gerektiğini, vekalet ücretinde yanlışlık yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dairemiz geri çevirme kararı sonrası davalılardan ... Makina İmalatı Arıtma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicil müdürlüğünün cevabına göre, son tescilini 07.05.2014 tarihinde yaptırdığı, şirketinin tasfiyesinin sona erdiği 07.05.2014 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.

2.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

3.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

4.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).

5.Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).

6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile ilgili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.

7.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalılardan... Makina İmalatı Arıtma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.