WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6613 E.  ,  2024/8438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/409 E., 2016/254 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın ... yönünden diğer davalılar yönünden reddine davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davacı vekili ile davalılardan .......A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin taşeron ... Yapı şirketinde inşaat kalıp ustası olarak çalışmakta iken 27.01.2013 tarihinde yapılmakta olan kapalı pazar yeri inşaatının tavan kalıplarını söktüğü esnada kullandığı keserden sıçrayan çapağın sol gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığını, görme kaybına uğradığını, olayda davalıların % 100 oranında kusurlu olduğunu, 200.000,00 TL manevi tazminat ile 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 25.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 153.460,75TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili belediyeye hiçbir şekilde husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili belediyenin bu işi üst kullanım hakkı karşılığında yap-işlet-devret modeli ile davalı ... şirketine vermiş olduğunu, kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... şirketi vekili, davacının ... yapı şirketinin işçisi olduğunu, sözleşme uyarınca iş kazası sonucu ortaya çıkabilecek tüm zarar ve ziyandan ... şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.06.2016 tarihli ve 2013/409 Esas 2016/254 Karar sayılı kararıyla, ... aleyhine açmış olan davanın reddine, davacının diğer davalılar aleyhine açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddi ile

A) 153.460,75 TL maddi tazminatın 27.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile

B) 37.000,00 TL manevi tazminatın 27.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... şirketi ve ... Yapı Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan .......A.Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının iş kazası nedeniyle girdiği sürekli iş göremezlik oranına göre düşük tutarda manevi tazminata hükmedildiğini, bu nedenle kararın manevi tazminat yönünden temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı .......A.Ş. vekili, kusur bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, davacı adına ATK raporuna göre, davacının ilk gözüne yabancı cisim kaçması nedeniyle 27.01.2013 tarihinde pratisyen hekim tarafından müdahale yapıldığı göz konsültasyonu istenmediği ve pansuman yaparak davacıyı geri gönderen pratisyen hekimin kusurlu olduğu ve esas tedaviyi geciktirdiği, bu nedenle tedavinin gecikmesinin sol gözündeki hasarı ne kadar etkilediğinin belirlenmediğini, bu konuda yeniden rapor alınması gerektiğini ve buna göre müvekkili şirkete verilen kusur oranının düşürülmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231).

Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).

Ticaret şirketlerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Tüzel kişiliğinin devamı” başlıklı 269 uncu maddesine göre “ (1) Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de 293 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.” yine aynı Kanunun “Tasfiyenin sonu” başlıklı 303 üncü maddesinde; “ (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.” denilmektedir.

Bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket, davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, İstanbul 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, İstanbul 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder ( Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 Esas -2009/247 Karar sayılı ve 14.03.2012 tarih ve Esas 2011/12-850 Karar 2012/147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.

Somut olayda; dosya kapsamına alınan bilgi ve belgelere göre davalı ... Yapı İnş. Hafriyat Ltd. Şti'nin 09.10.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması sebebiyle, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhinde karar verilmiş olduğundan, davalı ... Yapı İnş. Hafriyat Ltd. Şti. hakkında işbu dosya için ihya işleminin yapılması gerekmekte olup bu kapsamda ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alınıp ve bu kapsamda tasfiye memuru da belirlenmek suretiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozma nedenidir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.