WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6590 E.  ,  2024/1531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1906 E., 2023/595 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/209 E., 2021/187 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin SSK kapsamında 1996 yılında 5601 günle emekli olmasına karşın 1978-1982 dönemi 1278 günlük Bağ-Kur Çalışmalarının dikkate alınmadığı, talebi üzerine bu süre de dahil edilerek yaşlılık aylığının yeniden hesaplanarak 2.339,61 TL'ye yükseltildiğini, buna göre de maaş farkı olarak 14.230,59 TL gibi çok cüzzi miktar ödendiği zira göstergenin hatalı hesaplandığını, oranın ise %75 yerine %55,50 olarak tespit edildiği, bu nedenle aylığın yarı miktarı boyutunda eksik hesaplandığı, maaş farkının da bir yıllık farkı karşılayamayacak miktar da tespit edilmesiyle hatalı olduğu, konu ile ilgili davalı kuruma yapılan itirazın kabul edilmediğini belirterek 1978-1999 döneminde uygulanan gösterge sistemi kapsamında dışarıda kalan 1278 gün Bağ-Kur hizmetinin emekliliğe esas süreye eklenmesi ve gösterge oranının %55 den %75'e yükseltilmesi ile aylığın yeniden tespitine ve bu nedenle eksik ödenen maaş farkının doğum tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen bilirkişi raporunun mevzuata ve denetime elverişli olduğu gözetilerek, davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, aylığının eksik hesaplanarak ödendiğini, davasının kabul edilmesi gerektiğini, buna göre de usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince Kurumdan aylığa esas verileri de gösterir aylık bağlama kararı ve sicil dosyası getirtilerek bilirkişi marifetiyle aylık hesabı yapıldığı, davacının 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere 25.08.1971-13.09.1996 tarihleri arasında SSK kapsamında 5602 gün prim ödemesinin bulunduğu, 02.10.1978-20.04.1982 tarihleri arasında Bağ-Kur kapsamında 1278 gün prim ödediği, 13.09.1996 tarihli tahsis talebine istinaden 15.09.1996 tarihinden başlamak üzere yalnızca SSK hizmetlerinin dikkate alınarak 9704 gösterge ve %55,50 aylık bağlama oranı üzerinden aylık bağlandığı, bağlanan aylığın başlangıç tarihinden 22.05.2019 tarihine kadar emekli aylıklarına uygulanan artışlarla yükseltilerek ödendiği, davacının 02.04.2019 tarihli talep dilekçesi ile aylık hesabında Bağ-Kur hizmetlerinin dâhil edilmediğini bu hizmetlerin dikkate alınmak suretiyle emekliliğin yeniden hesaplanması talebinde bulunduğu, kurum tarafından Bağ-Kur hizmetleri dahil edilerek aylıkların yeniden hesap edilerek fark aylıkların ödendiği dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Kurum işlemlerinde hata olduğunu, müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığı hesaplamasında bir hata yapıldığının açık olduğunu, buna göre davanın reddi yerine kabulü gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile davalı Kurumca sonradan yapılan uygulamanın aylık miktarına etkisinin bulunup bulunmadığı ile davacının bu nedenle fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2. nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacı hakkında 15.06.1996 tarihi itibari ile bağlanan aylıkta 02.04.2019 tarihli davacının başvurusu ile aylıkta dikkate alınmayan 02.10.1978-20.04.1982 tarihleri arasındaki primi ödenmiş 1479 sigortalılığının dikkate alınması ile davalı Kurumca yapılan ikinci karar işleminde davacı hakkında hem 5510 sayılı Kanun'un geçici 39 uncu hem de ek 19 uncu madde hükümlerindeki alt sınır hükümlerinin uygulanmış olduğunun anlaşılması ile bu durumun bilirkişi raporu ile teyit de edilmesi karşısında, verilen karar, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.