WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6584 E.  ,  2024/2426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/499 E., 2021/180 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ..... Kamyon Kamyonet Minibüs Şoför Esnaf Odasına bağlı olarak 01.01.2000 tarihinde durak sorumlusu görevi ile çalışmaya başladığını, aralıksız 15.01.2008 tarihine kadar çalışmasını devam ettirdiğini, davalı işverenin SGK kaydını yapmaması nedeni ile 01.01.2000 – 13.01.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile davalı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..... Kamyon Kamyonet Minibüs Şoför Esnaf Odası vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili iş yerinde çalışmadığını, müvekkili odadan ücret almadığını, davacının araç sahibi ve şoförlerden aldıkları harçlıklar karşılığında şoförlere yardım ettiğini, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının çalışmasını somut delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.01.2012 tarihli ve 2008/58 E. 2012/36 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne;
.... TC kimlik no.lu davacı ...'ın davalı ..... Kamyon Kamyonet Minübüs Şoför Esnaf Odası unvanlı iş yerinde SGK kapsamında,
01.01.2000-31.03.2000 arası 90 gün
01.04.2000-31.07.2000 arası 120 gün
01.08.2000-31.03.2001 arası 240 gün
01.04.2001-31.12.2001 arası 270 gün
01.01.2002-31.03.2002 arası 90 gün
01.04.2002-30.06.2002 arası 90 gün
01.07.2002-31.03.2003 arası 270 gün
01.04.2003-30.06.2003 arası 90 gün
01.07.2003-01.01.2004 arası 180 gün
01.01.2004-30.06.2004 arası 180 gün
01.07.2004-31.12.2004 arası 180 gün
01.01.2005-31.12.2005 arası 360 gün
01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün
01.01.2007-31.06.2007 arası 180 gün
01.07.2007-31.12.2007 arası 180 gün
01.01.2008-13.01.2008 arası 13 gün SGK kapsamında SGK taban ücreti ile hizmet akti ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Küçükçekmece Kamyon Kamyonet Minibüs Şoför Esnaf Odası vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 17.06.2013 tarihli 2013/10107 E. 2013/13473 K. sayılı ilamıyla "... inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; gerek çalışılan yer, gerekse yapılan işin niteliğine göre, davacı ile davalı meslek odası arasında hizmet akdine dayalı bir ilişki bulunmadığının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılması karşısında, davanın kısmen kabulüne dair verilen Mahkeme hükmü isabetli bulunmamıştır. Somut olayda, işverenlik sıfatı, çalışmanın yapıldığı iddia edilen duraktaki minibüs işletmecilerine ait olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4 üncü maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğine ilişkin düzenleme de gözetilerek, söz konusu işverenlere ayrı ayrı ek dava açılmaksızın davaya dahil edilip savunma ve delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereği gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne
....TC kimlik no.lu davacı ...'ın davalı .... Kamyon Kamyonet Minübüs Şoför Esnaf Odası unvanlı iş yerinde ve davalılar işçisi olarak SGK kapsamında,
01.01.2000-31.03.2000 arası 90 gün
01.04.2000-31.07.2000 arası 120 gün
01.08.2000-31.03.2001 arası 240 gün
01.04.2001-31.12.2001 arası 270 gün
01.01.2002-31.03.2002 arası 90 gün
01.04.2002-30.06.2002 arası 90 gün
01.07.2002-31.03.2003 arası 270 gün
01.04.2003-30.06.2003 arası 90 gün
01.07.2003-01.01.2004 arası 180 gün
01.01.2004-30.06.2004 arası 180 gün
01.07.2004-31.12.2004 arası 180 gün
01.01.2005-31.12.2005 arası 360 gün
01.01.2006-31.12.2006 arası 360 gün
01.01.2007-31.06.2007 arası 180 gün
01.07.2007-31.12.2007 arası 180 gün
01.01.2008-15.01.2008 arası 15 gün SGK kapsamında SGK taban ücreti ile hizmet akti ile çalıştığının tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili davanın reddinin gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2.506 sayılı Kanun'un 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 108 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 86/9 uncu madde hükümleridir.

3.6100 sayılı HMK’nun 294 üncü maddesi gereğince Mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2 nci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesine göre "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklinde düzenlenmiş, anılan kanunun 306. maddesinde" (1) Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren Mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi Mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304. madde uyarınca işlem yapar.” şeklinde tavzihin usulü belirlenmiş bulunmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren ve “Hükmün Tamamlanması” başlıklı HMK 305/A. maddesinde ise “Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un HMK 305/A maddesine göre taraflardan her biri nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilirler.

Öte yandan, usul yasaları yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal uygulanmaya başlamaktadır.

Tavzih, kelime anlamı itibariyle açıklama, aydınlatma anlamına gelmekte olup, değişiklik, ekleme ya da çıkarma kavramlarını içermemektedir. Hâkim, karar verdikten sonra bu kararını tarafların talebi olsa dahi değiştiremez. Ancak, istisnai hallerde hüküm açık değil, hüküm fıkraları birbirine aykırı ise ya da uygulanmasında tereddütler oluşturacak nitelikte ise bu halde belli koşullarda hüküm tavzih edilebilir. Öğretide tam bir fikir birliği içerisinde kabul edildiği üzere tavzih yolu ile ancak hükümdeki kapalılık, açık olmayan hal, tereddüt ya da çelişki ortadan kaldırılabilir. Ancak tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez. Bu noktada Mahkeme daha önce unutulan bir hususu hükme ekleyemez veya hükümden çıkaramaz. Tavzihin amacı hükmü değiştirmek, unutulan bir hususu hükme eklemek veya hükümde taraf olan birini taraf konumundan çıkarmak ya da hükümde taraf olmayan birini taraf konumuna sokmak değildir. Tavzihin amacı; hükmü açıklamak, icrasındaki tereddüdü gidermek ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa bu aykırılığı gidermektir. Hüküm, tavzih yolu ile değiştirilemez, tavzih yolu ile hükmün gerçek anlamı ortaya konulur ya da hükümdeki çelişkiler giderilir. Bu kapsamda tavzih yolu ile taraf değiştirilemeyeceği gibi taraf olmayan biri taraf konumuna getirilemez ve taraf konumunda olan biri taraf konumundan çıkarılamaz. Aynı şekilde taraflardan birine yüklenen yükümlülük artırılamaz ya da azaltılamaz.

3. Değerlendirme
1.Eldeki dosyada, Mahkemece davalılardan Kamyon Kamyonet Minübüs Şoför Esnaf Odası hakkında, karar tebliğinden sonra bu davalı vekilinin talebi üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/a maddesi kapsamında ek karar verilmiş ise de, anılan Kanun'un 305/A maddesindeki düzenleme talepler hakkındaki eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin olup, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu husus ancak temyiz konusu yapılabilir. Bu sebeple Mahkemece talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüyle maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin tavzih kararı şeklinde yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

2.Öte yandan davacının 24.04.2020 tarihinde vefat ettiği, yasal mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği halde, gerekçeli karar başlığında mirasçıların davacı olarak isimlerinin yazılmaması isabetsiz olmuştur.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.