WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/658 E.  ,  2024/5056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1917 E., 2022/2218 K.
KARAR : Davacı yönünden esastan ret, davalı yönünden süreden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/476 E., 2022/174 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.04.2014 tarihinde kaynak ustası olarak işe başladığını ve aynı gün iş kazası geçirdiğini, Kartepe Acısu mevkiinde yapımı devam eden ... Otomotiv adlı iş yerinde aydınlatma sistemlerini döşemek için fabrika inşaatının çatısına çıkan davacının 15 m yükseklikten düşerek yere çakıldığını, iş arkadaşları tarafından fabrika inşaatına çağrılan ambulansla ağır yaralı olarak Kocaeli Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırıldığını, 10 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, davalının işçi sağlığı ve güvenliği ile işyeri güvenliğine ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacının kafatasının 2 yerinden çatladığını, akciğerinin patladığını, kaburgası ve sağ ayağının kırıldığını, leğen kemiklerinde iki yerinde kırık ve bir yerinde çatlak olduğunu, ilk müdahalenin Kocaeli Devlet Hastanesinde yapıldığını acil olarak ameliyata alındığını orada yeterli teçhizatların olmaması sebebiyle Özel Kocaeli Akademi Hastanesine sevk edildiğini orada da 15 gün hastanede yattıktan sonra Baltalimanı ... Sabancı Kemik Hasalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesine naklinin yapıldığını, kaynak ustası davacının çatıda montaj yaptığı sırada davalı işveren davacının karşı karşıya bulunduğu düşme riskine karşılık iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almadığını bu hususta çalıştığı yükseklikten düşmesine engel olabilecek herhangi bir korkuluk olmadığı gibi davacının çalışma yaptığı yüksekliğin en az 2 m altında olması gereken bir file de kurulu olmadığını, aynı zamanda 15m yüksekliğe çıkartılan ve orada çalışması istenilen kişiye herhangi bir emniyet kemeri de verilmediğini emniyet kemeri olsaydı kazanın oluşmasını engelleyebileceğini, tedbirsizlik ve ağır ihmal olduğunu beyanla 135.646,28 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın 05.04.2013 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzernde bırakılmasına karar verilmesini istediği anlaşıldı.

II. CEVAP
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi ilişkisinin bulunmadığını, davacının iş vereni olan şirket ile de davalı şirketin asıl alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle bu davanın iş mahkemelerinde görülmesinin de olanaksız olduğunu, davalı şirketin dava dışı ... Çatı Çözüm İnşaat Şirketi ile fabrikanın kuruluş aşamasında fabrika binasının çatı işinin yapılması amacı ile sözleşme imzaladığını ve sözleşmeye istinaden dava dışı şirketin bu işin yapımını üstlendiğini, davacının işvereni olan ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında asıl - alt işveren ilişkisinin olmadığını, bu nedenle davalı şirketin İş Kanunu anlamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, husumet yönünden davanın reddedilmesine karar verilmesini, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini istediği anlaşılmıştır.

Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı ... Şirketi ile arasında 25.02.2013 tarihinde bağıtlanan sözleşme kapsamında, adı geçen davalı şirketin Kartepe adresindeki fabrikasının tonoz formlu poli karbonat ışıklık işinin müvekkil tarafından üstlenildiğini söz konusu sözleşmenin genel şartlarının yer aldığı son sayfasında projede çalışana işçilerin kişisel koruyucu iş güvenliği ekipmanlarının temini, SSK, izin maaş, yemek, ücretlendirilmelerinin davalı şirkete ait olduğunu, şantiyede alınacak genel iş güvenliği önlemlerinin ise diğer davalı şirkete ait olduğunun düzenlendiğini, davacı işçinin söz konusu proje sebebi ile 05.04.2013 tarihinde müvekkil şirkette asgari ücret ile işe alındığını, müvekkil şirketin üzerine düşen iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alması sebebi ile dava konusu iş kazasına ilişkin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı işçinin 05.04.2013 günü iş kazası geçirdiğinin müvekkil şirket tarafından 08.04.2013 günü iş kazası bildirim formu ile SGK Başkanlığına bildirildiğini, dava konusu kaza nedeni ile asıl sorumluluğun 25.02.2013 tarihli sözleşme gereği genel iş güvenliği önlemlerini almayan davalı şirkete ait olduğunu bu nedenle kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkil şirket hakkında davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği anlaşıldı.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının % 10 davalı işverenin % 40 davaya dahil edilen dahili davalı şirketin %40 , dava dışı 3. kişi şantiye şefi ... ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu kaza nedeniyle % 5,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle; " Davanı kısman kabulü ile davanın, ... yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, 135.646,28 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,'' şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı işçi davalı alt işveren ... Çatı sigortalısı olarak davalı ... asıl işverenliğinde çalıştığı esnada iş kazası geçirdiğini, Mahkemece davanın husumetten reddi gerekçesinde kararın alt işverenliğin kurallarına aykırı düştüğünü, her şeyden önce işverenin işçiyi gözetim borcu iş sözleşmesinden doğan bir edim olup, bu yükümlülüğün yalnızca asıl işveren üzerinde olması düşünülemeyeceğini, mecburi dava arkadaşlığı bulunmamasının, alt işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, taraf sıfatı HMK'da bu isimle açıkça tanımlanmasa da doktrinde husumet olarak isimlendirildiğini, bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişi olduğunu, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlendiğini, bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğunu, taraf sıfatı yokluğu ancak davalının işveren sıfatı taşımaması hâlinde gündeme gelebileceğini, davalı ... Çatı alt işveren olarak husumet itirazında da bulunmadığına ve davaya ön inceleme aşamasından önce dahil edildiğine göre husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hukuken yerinde olmadığını, bu nedenle ... Çatı yönünden davanın reddine dair verilen kararın istinaf yoluyla incelenerek bozulması gerektiğini, manevi tazminat miktarı iş kazasının işçinin ruhunda bıraktığı iz, gelir durumu, olayın vahametine göre Mahkemece takdir edilmekte ise de ... amacı mağduriyetin yarattığı acıyı dindirmek olması gerektiğini, davacının yoğun bakımda kaldığı, işverenin asli kusurlu olduğu ve maddi tazminatın 135.646,28 TL olduğu ve kaza tarihinden itibaren işleyen adi kanuni faizin enflasyon karşısındaki kaybı karşılamadığı göz önüne alındığında 10.000 TL'nin haksızlığı gidermekten uzak olduğunun tartışmasız olduğunu, davacının geçimini sağlayabilmek için ücret karşılığı bir işte çalışmak zorunda olduğunu, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun rutin şekilde denetlemeler yaparak sağlaması gereken iş güvenliğini işçilerin kaçınmasına terk etmenin kazaları önlemeyip, tersine arttıracağını, aynı gerekçede iş güvenliğinin işçilerin insiyatifine bırakılamayacağı belirtilerek, işverene kusur verilirken işçiye de tam tersi gerekçeyle kusur verilmesinin çelişkili olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf; dava dilekçelerinde belirttikleri manevi tazminat ve maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiğini, müvekkil şirket ile arasında işçi iş veren ilişkisi bulunmadığını, davacının işvereni şirket ile müvekkil şirket arasında eser sözleşmesi bulunmadığını, bu sözleşmeye dayalı olarak davacı kendi iş vereninin emir ve talimatları çerçevesinde çalışmasını sürdürdüğünü, Mahkemece davacının sigortalısı olduğu ... Çatı A.Ş ile müvekkil şirket arasında asıl-alt iş veren ilişkisi olduğu ve mecburi dava arkadaşlığı olmadığı gerekçesi ile ... Çatı şirketinin dahili davalı olarak davaya dahil edilmeyeceği ve taraf sıfatı yokluğu nedeni ile ... Çatı şirketi yönünden davanın reddine karar verildiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında İş Kanunu'ndan kaynaklı bir iş ilişkisi bulunmadığı açık olduğu halde müvekkil şirket üzerine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, müvekkil şirketin yaşanan olay neticesinde kusuru bulunmadığı, davacının işvereni olan ... Çatı sistemlerinin kusurlu olduğunun ve güvenlik önlemlerinin sorumlusu olduğu açık olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun sürenin geçirilmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme
A) Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davalı işveren aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen manevi tazminat miktarı olan 30.000,00 TL 'nin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Zorunlu dava arkadaşlığı maddi hukukun bir hakkın birden fazla kişi tarafından dava edilmesini veya birden fazla kişiye karşı dava açılmasının öngördüğü durumdur. İş kazasından kaynaklanan tazminat davasında davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaz. Buradaki dava arkadaşlığı ihtiyari dava arkadaşlığı olup davacı yan isterse sorumluların tamamı yerine bir kısmına davasını yöneltebilir.

Görülmekte olan davanın taraflarından birinin, üçüncü bir kişiye bu davayı haber vermesine ve üçüncü kişiden bu davada kendisine yardım etmesini istemesine davanın ihbarı(duyurulması) denir. Davayı ihbarın usul hukuku bakımından amacı, dava kendisine ihbar edilen üçüncü kişinin, davaya katılarak davayı ihbar eden tarafa yardım etmesinin sağlanmasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 61 inci maddesinde de açıkça yazılı olduğu gibi, bir dava ancak davanın taraflarına oranla üçüncü kişi konumunda olan kişilere ihbar edilebilir. İhbar olunan kişinin HMK'nın 63 üncü maddesine göre ancak davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılma imkanı bulunmaktadır. Buraya kadar açıklanan hususlardan anlaşılacağı üzere, kendisine dava ihbar edilen üçüncü kişi davada taraf olma sıfatını kazanmaz. İhbar olunan gerçek veya tüzel kişi,derdest bir davada en fazla olarak müdahil sıfatı alabilecek kişidir. Bir davada hüküm ancak o davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle açılmış bir davada, taraf ehliyeti bulunmayan üçüncü kişi konumunda olan ihbar olunanın aleyhine karar verilemez.

HMK'nın 114 üncü maddesinde dava şartlarının nelerden ibaret olduğu belirtilmiş olup madde kapsamında taraf ehliyeti dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının varlığı kamu düzenine ilişkin olup HMK'nın 115 inci maddesi kapsamında yargılamanın her aşamasında Mahkemece resen araştırılması gereken bir husustur.

Dosya kapsamından; Mahkemece gerekçe kısmında emsal içtihatlara uygun olarak davacının ... Çatı sigortalısı olarak davalı ... Şirketinde çalıştığı, ... Şirketi ile ... Çatı Şirketi arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, ... Çatı Şirketinin dahili davalı olarak davaya dahil edilemeyeceği kabul edilerek, ... yönünden taraf sıfatının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosyada taraf sıfatı bulunmayan ... Çatı firması lehine vekalet ücreti takdiri ve yargılama gideri yönünden hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
" 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
2-Davanın, ... yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine,
3-135.646,28 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
6-Harçlar Yasası Uyarınca alınması gereken 9.949,10 TL harçtan peşin alınan 239,10 TL harç ve ıslah dilekçesi ile tamamlanan 552,11 TL harcın toplamı olan 791,21 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 9.157,89 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekiline takdir olunan 17.786,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve mütelselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekiline takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve mütelselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekiline takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri, tebligat ve yazı masrafı 377,80 TL, talimat masrafı 40,00 TL, dosya gömlek bedeli 1,60 TL, bilirkişi ücreti 1.850,00 TL olmak üzere toplam 2.269,40 TL'nin kısmen kabul kısmen red durumuna göre 1.881,79 TL'sinin ve alınan harç toplamı 903,41 TL olmak üzere toplam 2.785,20 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davetiye masrafı 60,00 TL' nin davanın kısmen kabul kısmen red durumuna göre 10,25 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Davacı tarafından yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
13-Davalı ve ... Çatı Çözümleri İnşaat Endüstrisi Limited Şirketi tarafından yatırılan delil avansından artan kısım bulunmadığından bu husus hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dair davacı vekili Av. ... ... ile davalı ... Otomotiv vekili Av. ... ve ... Çatı Şirketi vekili Av. ... ... ...'nun yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.