10. Hukuk Dairesi 2023/6560 E. , 2023/8212 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti ile artan derece üzerinden gelir bağlanması davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 8200122244 tahsis numarası ile SGK'dan malulen emekli olduğunu, müvekkilinin 27.09.2004 tarihinde Yünteks Tekstil isimli firmada çalıştığı sırada iş kazası geçirdiğini ve sağ elini kullanamaz haline geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını ve kesinleştiğini, yine müvekkili adına Uşak İş Mahkemesinin 2006/1231 Esas 2011/667 Karar sayılı dosyasından açıkları maddi ve manevi tazminat davasında lehlerine 5000 TL maddi ve 25000 TL manevi tazminata hükmedildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından müvekkilinin iş göremezlik oranının yükseldiği ve % 29 olduğunun tespit edildiğini, mahkeme kararı ile kuruma başvuruda bulunmalarına rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin malullük maaşı aldığını, çok cüzi bir rakam olduğunu, müvekkiline yetmediğini beyan ederek müvekkiline bağlanan emekli maaşının işgöremezlik oranındaki artış nedeniyle tespit edilerek arttırılmasına, ödenmeyen aylıkların kuruma müracaat tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; 11.10.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Kurum Yönetmelik ve ilgili mevzuat uyarınca maluliyet tespitine ilişkin cetveller de gözetilerek belirlendiğini, maluliyet durumunun yerinde olduğunu, maluliyetin tayin ve tespitine ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik hükümleri, buna bağlı tespite ilişkin cetveller gözetildiğinde davanın reddini talep ettiklerini, maluliyet oranı tespit edilirken maluliyet durumunun hangi tarih itibariyle ne miktarda olduğunun açıkça tespit ettirilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarih, E.2013/687 K.2016/190 sayılı kararıyla; davacı tarafça Uşak İş Mahkemesinin 2006/1231 Esas 2011/667 Karar sayılı dosyası ile davalılar Muzzaffer Taviloğlu, ... 'na ait Uşak Yünteks Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şirketi isimli işyerinde 27.09.2004 tarihinde davacının geçirmiş olduğu iş kazasına ilişkin maddi ve manevi talepli dava açıldığı ve 05.10.2011 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı hakkında düzenlenen Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 26.02.2014 tarihli rapora göre; sigortalının 27.09.2004 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının Sosyal Sigortalar İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde % 29 olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği, dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderildiği; 28.01.2015 tarihli adli tıp kurumunca düzenlenen rapora göre davacının çalışma gücünün E cetveline göre % 45,2 oranında meslekte kazanma gücünde kaybetmiş sayılacağına oy birliği ile karar verildiği, davalı tarafça Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporuna itiraz edilmesi üzerine daha önce de aldırılan Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile aralarında çelişki bulunması nedeniyle Mahkememiz dosyasının Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından düzenlenen 17.09.2015 tarihli kurul raporunda davacının E cetveline göre % 45,2 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiğine oy birliği ile karar verildiği, davacının talep etmiş olduğu sürekli iş göremezlik geliri yönünden bilirkişi Av. Leyla Kaşarcıoğlu'ndan 25.01.2012 tarihli hesap raporu aldırıldığı, düzenlenen rapora göre; davacının kuruma başvuru tarihi olan 25.01.2012 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik gelirinin % 45,2 oranı üzerinden hesaplanmasının gerektiği, 25.01.2012 tarihindeki sürekli iş göremezlik gelirinin 448,93 TL olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle dosyada aldırılan tüm adli tıp kurumu raporları, sağlık kurulu raporu ve hesap raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 02.04.2019 tarih ve E.2016/14409, K.2019/3065 sayılı kararında; "Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı, 27.09.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale geldiğini, işverene karşı açtığı tazminat davasında meslekte kazanma güç kaybı oranının Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %29 olarak belirlendiğini belirterek iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma güç kaybı oranının tespiti ile yaşlılık aylığının-eldeki davada iş kazası nedeniyle gelir bağlanmıştır-belirlenecek maluliyet oranı üzerinden artırılmasına, ödenmeyen aylıkların kuruma müracaat tarihi olan 25.01.2012 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile davacının %45,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun ve davacının sürekli iş göremezlik gelirinin kuruma başvuru tarihi olan 25.01.2012 tarihi itibariyle 448,93 TL olduğunun tespiti ile ödenmeyen fark gelirlerinin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, maluliyet oranının tespiti ile iş göremezlik gelirinin artan oran üzerinden bağlanması ile fark gelirlerin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, işverene karşı açmış olduğu tazminat davasında meslekte kazanma gücü kaybı oranının %29 olarak belirlenmesi üzerine kuruma 25.01.2012 tarihinde belirlenen bu orana göre gelir bağlanması için talepte bulunmuşsa da kurumun talebini reddetmesi üzerine eldeki davayı açmış, Mahkemece yapılan yargılamada Yüksek Sağlık Kurulu'nca maluliyet oranının değişmediğinin belirtilmesi üzerine, ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda maluliyet oranı %45,2 olarak belirlenmiş, maluliyetin tespitine ilişkin prosedürün izlenmesi neticesinde Adli Tıp Genel Kurulu tarafından 27.09.2004 tarihli iş kazası nedeniyle davacının %45,2 maluliyetinin bulunduğu sonucuna varılmış, Mahkemece bu belirlemeye göre alınan ve %22 sürekli iş göremezlik oranının, davacının kuruma başvuru yaptığı 25.01.2012 tarihinde ulaştığı %45,2 oranına karşılık geldiği miktar hesaplanmak suretiyle bulunan gelir miktarına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular gözetilmek suretiyle yapılması gereken iş; belirlenen %45,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden 25.01.2012 tarihi itibari ile hakedilen gelir miktarının ve bu tarihten sonraki fark gelir miktarlarının davalı kurumdan sorularak belirlenmesi, itirazla uyuşmazlık çıkarsa bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, gelir miktarının doğrudan bilirkişi tarafından belirlenmesi hatalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2021 tarih ve E.2019/271, K.2021/49 sayılı kararı ile "Dosya kapsamında yeniden konusunda uzman bilirkişi tarafından rapor aldırılıp 21.02.2020 havale tarihli rapor hesaplama yönünden doğru bulunmuştur. İş bu raporda, davacının hak kazandığı aylık tutarının 1.420,36 TL + fiili ödeme olduğu belirtilmiştir. Sonrasında aldırılan ek raporda miktar 1.541,96 TL + fiili ödeme olarak belirtilmiştir. Ancak ilk aldırılan 21.02.2020 tarihli rapordaki hesaplamanın doğru olması nedeniyle 1.420,36 TL + fiili ödeme olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Kurum tarafından, her ay davacıya yapılan fiili ödeme tablosu gönderilmiş olup davacıya en son aylık ödemesinin 171,13 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının hak kazandığı aylık tutarının 1.420,36+171,13=1.591,49 TL olduğu" gerekçesiyle;
" Davanın Kabulüne,
1-Davacı ... Taş(Arık)'ın 27.09.2004 tarihli iş kazası nedeniyle %45,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun ve davacının sürekli iş göremezlik gelirinin kuruma başvuru tarihi olan 25.01.2012 tarihi itibariyle 1.591,49 TL olduğunun tespitine,
2-Davacının %45,2 maluliyet oranı ve kuruma başvuru tarihi olan 25.01.2012 tarihi itibariyle 1.591,49 TL olarak tespit edilen sürekli iş göremezlik geliri dikkate alınarak davacının ödenmeyen fark gelirlerinin 25.01.2012 tarihinden itibaren her bir gelirin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.10.2021 tarih, E.2021/7597, K.2021/11632 sayılı kararında; "Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
İş kazası nedeniyle sigortalıya %22 sürekli iş göremezlik derecesine göre 25.08.2005 başlangıç, 14.03.2006 onay tarihli gelir bağlandığı, bozma ilamı ile; belirlenen %45,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden 25.01.2012 tarihi itibari ile hakedilen gelir miktarının ve bu tarihten sonraki fark gelir miktarlarının davalı kurumdan sorularak belirlenmesi, itirazla uyuşmazlık çıkarsa bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, yapılan yargılama neticesinde davalı kurumun gelir miktarını belirleyemediğine dair cevap sunduğu, fiili ödeme miktarlarının ise listesini gönderdiği, bozma öncesi verilen ilk kararda gelirin 448,93 TL olarak belirlendiği ve davacının temyiz yoluna başvurmadığı, bozma sonrası yapılan yargılamada davalı kurum tarafından hesaplama yapılamayacağının belirtilmesi üzerine bilirkişi tarafından 25.01.2012 tarihi itibariyle belirlenen gelir üzerinden hüküm tesis edildiği, davalı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular gözetilmek suretiyle yapılması gereken iş; davacının ilk kararı temyiz etmemesi karşısında davalı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, talebe göre ve bozma ilamında işaret edildiği üzere belirlenen %45,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden 25.01.2012 tarihi itibari ile hakedilen gelir miktarının ve bu tarihten sonraki fark gelir miktarlarının belirlenerek; ilk kararda 448,93 TL, ikinci kararda 1.591,49 TL olarak belirlenen ancak miktardaki çelişkinin kurum tarafından da giderilmediği nazara alınarak, ilk ve ikinci karardaki çelişkiyi giderecek şekilde bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenen gelir üzerinden yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
2) Kabule göre de; dava kabul edildiğine göre vekalet ücretinin tüm davalılara yükletilmesi gerekirken yalnızca davalı kurum aleyhine vekalet ücreti yükletilmesi isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarih ve E.2021/387, K.2023/140 sayılı kararı ile, "Mahkememizce Yargıtay 10. Hukuk dairesinin 2021/7597 Esas 2021/11632 Karar ve 06.10.2021 tarihli ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen 26.02.2023 tarihli raporda 506 sayılı kanun madde 78’deki günlük kazanç alt sınırının anılan tarihte 14,81 TL olduğu, bu meblağın 30 katının %70’i olan 14,81 x 30 * 0,70 = 311,01 TL olacağı, bu meblağın 158,15 TL’lik tutardan fazla olduğu için sigortalıya 27.09.2004 tarihinde %45,2 SİD’ye istinaden gelirin aylık tutarının 311,01 TL olacağı, gelirin gelir artış katsayıları ile 25.01.2012 tarihindeki meblağının 629,82TL olacağının tespit edildiği, davacı ... Taş (Arık)'ın 27.09.2004 tarihli iş kazası nedeniyle %45,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranı üzerinden 25.01.2012 tarihi itibariyle Yargıtay 10. Hukuk dairesinin 2016/14409 esas 2019/3065 karar ve 02.04.2019 tarihli ilamı ve Yargıtay 10. Hukuk dairesinin 2021/7597 Esas 2021/11632 Karar ve 06.10.2021 tarihli ilamı nazara alındığında usulü kazanılmış hak gereği sürekli iş göremezlik gelirinin 448,93TL olacağı kanaatine varılarak ferileri yönünden de bozma ilamı doğrultusunda;
Davanın kabulü ile,
1-)Davacı ... Taş (Arık)'ın 27.09.2004 tarihli iş kazası nedeniyle %45,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun ve davacının sürekli iş göremezlik gelirinin kuruma başvuru tarihi olan 25/01/2012 tarihi itibariyle 448,93TL olduğunun tespitine,
2-)Davacının %45,2 maluliyet oranı ve kuruma başvuru tarihi olan 25.01.2012 tarihi itibariyle 448,93 TL olarak tespit edilen sürekli iş göremezlik geliri dikkate alınarak davacının ödenmeyen fark gelirlerinin 25.01.2012 tarihinden itibaren her bir gelirin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı kurum, belirlenen 448,93 TL'nin çok fazla olduğunu, Yüksek Sağlık Kurulu raporu esas alınarak karar verilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalışirket, ... ve ... vekili, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmemesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti ile artan derece üzerinden gelir bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!