10. Hukuk Dairesi 2023/6552 E. , 2023/6962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2023/84 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davacının davalıya ait işyerinde 01.06.1987-15.11.2006 tarihleri arasında fiilen çalışma yapılan eksik günlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava açma hak düşümü süresinin geçtiğini, kaldı ki, davacının 1987 yılından sonra askerlik yaptığını, askerlik süresince çalışmadığını, askerlik öncesi hizmet tespiti isteminin de ayrıca hak düşümüne uğradığını, dava dilekçesinin esas yönünden de reddedilmesi gerektiğini, davacının, davalı emrinde ancak hizmetlerinin SGK‘ya bildirildiği süreler kadar çalıştığını daha fazla çalışmasının olmadığını, davacının delil olarak bildirdiği Denizli 3. İş Mahkemesinde 2008/327 E. nosu ile görülen ve 2009/526 K. sayısı ile sonuçlanarak kesinleşen davanın işçilik alacaklarına ilişkin olduğunu bu davada davacının hizmet tespit talebi olmadığını, tespiti yapılmayan hizmetlerinin fiili olduğu kanaatiyle davacı için işçilik alacağına hüküm tesisinin esasen hukuka aykırı olmakla birlikte kesinleşen bu kararın davacının kararda belirlenen sürelerde çalıştığının kesin delili veya kesin hükmü olmadığını,belirterek açılan davanın öncelikle hak düşümü ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddinin gerektiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, ayrıca bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2018 tarih ve 2016/411 Esas 2018/468 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının Denizli 3. İş Mahkemesi'ndeki tazminat alacakları davasındaki kesinleşmiş mahkeme ilamı doğrultusunda bilirkişi raporunda kabul edilen sigortalı olarak bildirilen süreler dışlanarak 15.06.1990-27.08.2001, 28.12.2002-06.02.2003 ve 01.05.2003-15.11.2006 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, sair taleplerin reddine, karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 14.04.2021 tarihli ve 2020/59 E. 2021/5308
K. sayılı ilamında, davacının hizmet cetvelinde davalının 257 sicil no.lu işyerinden 15.06.1990 tarihinden başlayan kesintili bildirimlerinin olduğu, bu süre içerisinde ayrıca dava dışı 551 sicil no.lu işyerinden de 28.12.2002-06.02.2003 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğunun anlaşıldığı belirtilerek davacının 01.06.1987-15.11.2006 arası dönemde davalı nezdinde sürekli çalıştığını iddia etmesi nedeniyle Mahkemece, davacının 551 sicil no.lu işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmasının nasıl olduğu, davalı işveren tarafından bu iş yerine çalışmak üzere gönderilip gönderilmediği hususlarında davacının beyanı alınmalı, davalı iş yeri ile bu iş yeri arasında organik bağ olup olmadığının araştırılması , farklı iş yerleri olduğunun tespit edilmesi halinde hak düşürücü süre değerlendirilmesi davacının farklı iş yerlerinde çalışmadığı iddiası varsa bu hizmetlerin iptali sağlanmadan hizmet tespiti yapılamayacağından, bu durumda dava dışı diğer işverenin HMK 124 üncü maddesi gereğince davaya dahil edilmesi gerektiği ile 257 sicil no.lu davalı iş yerine ait dönem bordrolarının 1987-2004/5 arasına ilişkin kısmının dosya içinde mevcut olmadığı belirtilerek bu dönem bordrolarının da dosya içine alınmak suretiyle bu dönemlerde çalışması bildirilmiş olan bordro tanıklarının da dinlenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Bozma ilamı doğrultusunda celp edilen belgelere göre 551 sayılı iş yerinin davalıya ait olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının iddia ettiği çalışmalar kesintiye uğramadığından hak düşürücü süre yönünden anılan tarihlere ilişkin talebin süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının işe giriş bildiriminin 15.06.1990 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı 01.06.1987 tarihinde çalışmaya başladığını iddia etmiş ise de bu dönemde askerlik görevi nedeniyle çalışmamış olduğunun davacı tarafından kabul edildiği, bildirim öncesi dönem yönünden davanın çalışmaların bittiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerektiği, bu dönemler yönünden davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşıldığından 01.06.1987-15.06.1990 dönem aralığına yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Denizli 3. İş Mahkemesi'nin 2008/327 Esas sayılı dosyasında karar verilmiş olduğu ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının 15.06.1990-27.08.2001 döneminde 11 yıl 2 ay 12 gün, 28.12.2002-06.02.2003 tarihleri arasında 1 ay 8 gün, 01.05.2003-15.11.2006 tarihleri arasında 3 yıl 6 ay 14 gün olmak üzere toplam 14 yıl 10 ay 4 gün çalıştığı tespit edilmiştir.
Celp ve tetkik edilen dosyalar, gelen müzekkere cevapları, alınan tanık beyanları, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait iş yerinde sürekli olarak çalıştığı ancak bildirimlerin eksik yapılmış olduğu, davacının iddiasını doğrular nitelikte tanık beyanlarının mevcut olduğu, davalının birden fazla iş yerinin bulunması nedeniyle davacıyı tanımayan işçilerin mevcut olmasının olağan olduğu, bu durumun davacı aleyhine yorumlanamayacağı, tazminat davasında resmi kayıtlara göre hesaplama yapılıp hizmet süresi yönünden ayrı bir araştırma yapılmadığı, işbu davada resen araştırma ilkesinin uygulandığı, bu nedenle daha geniş bir dönem için tespit kararı verilebileceği, davacının iddia ettiği tarihlerde 18 yaşından büyük ve başka iş yerinden bildiriminin mevcut olmadığı davalı iş yerinin ise faal ve yasa kapsamında olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "Denizli 3. İş Mahkemesi'ndeki tazminat alacakları davasındaki kesinleşmiş mahkeme ilamı doğrultusunda bilirkişi raporunda kabul edilen sigortalı olarak bildirilen süreler dışlanarak 15.06.1990-27.08.2001, 28.12.2002-06.02.2003 ve 01.05.2003-15.11.2006 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, aynı işyerinde çalışıp aynı tarihte işten çıkarılan diğer 2 kişinin davalarının kabul edilip onanarak kesinleştiği, emsal kararlara rağmen bu davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 506 sayılı Kanunun 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 108 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!