WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6542 E.  ,  2023/6931 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/214 E., 2023/81 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece bozmaya uyularak verilen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işverenlik nezdinde 01.01.2002-19.12.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını,bu tarihler arasında SGK primlerinin gerçek maaşını yansıtmayan bir biçimde yatırldığını, son aldığı net maaşın 4.500 TL olduğunu, çalışma süresi boyunca maaşının SGK kayıtları üzerinden banka hesabına yatırlıp geri kalan ücretinin kendisine elden verildiğini, davacı ile davalı şirket arasında işçi alacağına ilişkin açılmış ve kesinleşmiş olan ... Anadolu 17. İş mahkemesi'nin 2014/393 E sayılı dosyasında davacı çalışma süreleri ve alınmış olduğu net maaşın açıkça belirlendiğini beyan ederek, davacının prime esas ücretinin 4.500 TL olduğunu tespitin ve sigorta primlerinin söz konusu ücret üzerinden tespitini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı işveren vekili, davacının SGK primlerini eksiksiz olarak yatırıldığının, davacının aldığı son net ücretinin 4.500 TL olduğu ve bu ücretin bir kısmının bankaya yatırılıp kalan kısmının elden verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddine istemiştir.

Davalı Kurum vekili, iddianın yazılı belgelerle ispatı gerektiğini, kayıtların işveren tarafından yapılan bildirimlere göre yapıldığını, davaya sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
A.İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2019 tarih, 2016/256 E. 2019/371 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemiz 10.03.2022 tarih, 2021/12336 Esas 2022/3368 Karar sayılı ilamı ile ücret ödemesine ilişkin yazılı delilin veya banka kaydının olup olmadığı araştırılmalı, banka kayıtları ile kuruma bildirilen dönem bordroları karşılaştırılarak inceleme yapılmalı, yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da bilgi bulunması halinde tanıkla ispatın mümkün olabileceği hususları belirtilerek bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, kurum kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yukarıda detaylı şekilde izah edildiği üzere sigorta primine esas kazanç ücret tespitinin yazılı delil şartına bağlı olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanıklarının her ne kadar alınan beyanlarında davalı şirketçe SGK 'ya asgari ücret üzerinden bildirim yapıldığını, alınan maaşın bir kısmının elden bir kısmının ise bankadan yatırıldığını beyan etmiş ise de bu dava türündeki ispat hususu için tanık beyanlarının yeterli olmadığı, dosyada davacıya dair mevcut yazılı belgeler üzerindeki miktarlar ile kuruma bildirilen prime esas kazanç ücret arasında herhangi bir farklılık bulunmadığı, işçilik alacağı davasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen ücret miktarının ise Mahkememiz dosyasındaki yargılama usulü açısından kesin delil teşkil etmeyeceği anlaşılmakla yazılı delille ispat olunamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dosya içerisine alınan bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre davasının kabulü gerekirken reddine karar verildiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

2-Hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilen zorunlu sigortalılık sürelerinde asgari ücretin üzerinde ücretle çalışıldığının tespitine ilişkin davanın yasal dayanakları olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.

Diğer taraftan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunarak senetle kanıtlama zorunluluğunda parasal sınır 2.500 TL. olarak belirlenmiş, anılan Kanunun geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, bu Kanun'un, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümlerinin Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Şu durumda senetle kanıtlamada parasal sınırlar; 2005 yılı için 400 TL., 2006 yılı için 430 TL., 2007 yılı için 460 TL., 2008 yılı için 490 TL., 2009 yılı için 540 TL., 2010 yılı için 550 TL., 2011 yılı için 590 TL., 01.10.2011 gününden itibaren açılan davalar yönünden ise 01.10.2011 tarihinden itibaren 2.500 TL olarak uygulanmaktadır.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3.Değerlendirme
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacının davalı işveren aleyhine açtığı alacak davasında, davacının 01.01.2001-19.12.2011 tarihleri arasında fabrika müdürü olarak çalışması nedeniyle talep edilen tazminat vs alacakları konusunda davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, kararın yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, yine dosya içerisine alınan ve işveren tarafından gönderilen elektronik posta belgesinde ise davacının 2011/12 nci ay ücretinin 4500 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.

İşçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması halinde davacıya yapılan ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. Buna göre davalı tarafından davacıya, işçilik alacakları davası neticesinde ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek, yapılmış ise işçilik alacağı dosyasında belirlenen ücretin son aya maledilerek prime esas kazanç olarak tespiti gerekirken,

Ayrıca dosyada bulunan elektronik posta belgesinin 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesi gereği yazılı belge niteliğinde olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece verilen kararın BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.