10. Hukuk Dairesi 2023/6484 E. , 2023/6952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1940 E., 2023/540 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/652 E., 2021/792 K.
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti, kesintilerin iadesi ile aylık bağlanmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... SGK'nın yapmış olduğu kurum işlemi sebebiyle maddi ve manevi olarak büyük bir zarara uğradığını, işbu ölüm aylıklarının iptaline ilişkin kurum işlemleri 2016 senesinden bu yana ciddi miktarda yaygınlaşmış olup kanunların yanlış yorumlanması sonucunda tahsis edilen işlemlerle pek çok kişi haksız mağduriyetler yaşadığını, SGK'nın ilgili ölüm aylığının iptaline ilişkin işlemi açıkça usul ve esas açısından kanuna aykırı olup iptali gerektiğinin, Müvekkilin babası ... 1993 senesinde vefat ettiğini, müteveffa ... vefat ettiği tarihte halihazırda Bağ-Kur emeklisi olduğunu, yine müvekkilin eşi ... ise 2018 senesinde vefat ettiğini, müvekkilin eşi müteveffa ...'da vefat ettiği tarihte hali hazırda SSK emeklisi olduğunu, eşinin de vefatı üzerine müvekkil ölüm aylığına hak kazananlar olarak tabir edilen gruba dahil edildiğini, ölüm aylığına ilişkin kanuni düzenlemeler sonucunda müvekkile hem ölen sigortalının dul veya bekar kızları için bağlanması öngürülen yetim aylığı hem de eşinin vefatı nedeniyle dul aylığı bağlandığnıı, ancak daha sonra SGK tarafından yetim aylığı kesilmesi işlemi tesis edilerek müvekkil mağdur edildiğini, davacı müvekkil eşinin ölümünden sonra sigortadan hem dul aylığı hem de yetim aylığı alabilme imkanı olduğundan haberdar olduğunu ve 22.03.2018 tarihli 1774204 sayılı talebi doğrultusunda yetim aylığı bağlanma işlemi gerçekleştirdiğini, davanın kabulünü, davalı kurumca tesis edilen yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, müvekkile haksız yere tahakkuk edilen borca ilişkin dul aylığından %25 oranında yapılan kesintinin dava süresince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve kesilmiş olan bedellerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının babası ...'ın 4/b sigortalısı olarak 30.08.1992 tarihinde vefat ettiğini, hak sahisi ...'ın 21.03.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01.02.2018 tarihi itibariyle babasından ölüm aylığı bağlandığını, davacının eşi ...'ın 2018 yılında vefat ettiğinden davacının babasından ölüm yalığına hak kazanmasının 2018 yılına tekabül ettiğini, davaya konu krum işlemine yürürlük tarihi 01.10.2008 olan 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin esas alındığının, davacının hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığı almasına yasal imkan bulunmadığını, müvekkil kurumun hataen yaptığı idari bir işlemi de geri almasında da hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, davacı, kardeşi ...'ın da kendisi gibi dul ve yetim olmasına rağmen babaları ...'dan maaş aldığını ifade ettiğini, kardeş ...'ın eşi 5510 sayılı Kanun yürürlğüe girmeden önce 2007 yılında vefat ettiğini, baba ... ise 1992 yılında vefat ettiğini, ... yönünden 5510 sayılı Kanun 54 üncü maddenin uygulanmasına imkan olmadığını, cevap dilekçelerinin kabulü ile öncelikle şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olan, 16.01.2018 olacağından ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı yerleşik içtihatlarla da sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının müteveffa eşinden (506 sayılı Kanun kapsamında), müteveffa babasından (1479 sayılı Kanun kapsamında) ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde davanın reddine dair verilen karar hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılarak yerine davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği davacının çift aylık alamayacağını, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşinden ölüm aylığı alırken, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken vefat eden babasından da ölüm aylığı alıp alamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamı incelendiğinde, 16.01.2018 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 30.08.1992 günü ölen 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!