WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6351 E.  ,  2023/7097 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3695 E., 2023/130 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/115 E., 2022/228 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı şirket bünyesinde 01.11.1991-06.11.2014 tarihleri arasında tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını bildirerek Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 22.03.2012 işe giriş tarihi öncesindeki kesintili sürelerin de hesaba dahil edilmesi ile davacının 11/2009 hizmet dönemi öncesinde kalan çalışmalarının hak düşürücü süre dışında kaldığı ve bu nedenle 2009 yılı kasım ayı öncesindeki çalışmaların tespitinin mümkün olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu anlamda 11/2009 hizmet dönemi sonrasına ilişkin ulaşılan belge ve deliller ve tanık anlatımlarına göre, davacının 31.07.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak davalı işyerinde haftanın 6 günü 08.00-17.00 mesai saatlerinde asgari ücretle tuğlacı olarak görev yaptığı" gerekçesiyle "davacının isteminin kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde kesintisiz olarak 11/2009- 31.07.2014 tarih aralığında haftanın 6 günü 08.00-17.00 mesai aralığında asgari ücretle tuğlacı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin hak düşürücü süre sebebiyle reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı, hak düşürücü sürenin işbu davada söz konusu olmadığı gibi müvekkilinin hizmet tespiti yönünden bu doğrultuda hüküm kurulmasının da yerinde olmadığını, müvekkilinin aşamalarda SGK başvurusu olduğu gibi davanın da 2016 yılında açıldığını, müvekkilinin hizmet tespitini istediği şirkette çalışmalarına yönelik olarak yine Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/18 Esas, 2017/373 Karar sayılı ilamı ile 01.11.1991 - 06.11.2014 tarihleri arasındaki işçilik alacaklarının kabulüne karar verildiğini, işbu nedenle kesin hüküm gereğince de müvekkilinin talep edilen tarihlerde çalışmış olduğunun sabit olduğunu, ayrıca feri müdahilden alınmak üzere vekalet ücreti tayin edilmediği gibi fer'i müdahile verilmek üzere vekalet ücretine de tayin edilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Feri müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kurumun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kurum'un feri müdahil olduğu, davanın tarafı olmadığı gözetildiğinde kurum lehine vekalet ücretine ve aleyhine yargılama gideri ve harca hükmedilmesi hatalı olduğu" gerekçesiyle "istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işyerinde kesintisiz olarak 11/2009- 31.07.2014 tarih aralığında haftanın 6 günü 08.00-17.00 mesai aralığında asgari ücretle tuğlacı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin hak düşürücü süre sebebiyle reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 inci maddesinin (2) inci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.

3. Değerlendirme
Davacının 01.11.1991-06.11.2014 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitini istediği, Bölge Adliye Mahkemesince, "yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işyerinde kesintisiz olarak 11/2009- 31.07.2014 tarih aralığında haftanın 6 günü 08.00-17.00 mesai aralığında asgari ücretle tuğlacı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin hak düşürücü süre sebebiyle reddine" karar verildiği anlaşılmaktadır.

506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi ile kazanılan hizmetler işveren tarafından primi ödenmiş hizmetler üzerinden kazanılacaktır. Mülga 506 sayılı Kanun'un 77, 79 ve 85 inci maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen şekilde ve yine 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 5754 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile değişik 14 ve 15 inci alt bentlerinde belirtildiği şekilde ay 30 gün, yıl ise 360 gün olarak bildirilen süreyi ifade eder ve hesaplamanın bu şekilde bildirilen hizmet cetvelindeki primi ödenmiş gün üzerinden yapılması gerekmektedir.

Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının çalıştığı günlerin başlangıç tarihini tam olarak belirtilmeden “11/2009- 31.07.2014 tarih aralığında haftanın 6 günü 08.00-17.00 mesai aralığında" şeklinde verilen kararın kanuna açıkça aykırı olduğu, hükmün açık ve anlaşılır olmadığı, infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Aylık prim ödeme gün sayısının 1 ayda en fazla 30 gün, 1 yılda en fazla 360 gün olması gerektiği hususları dikkate alınmadan toplam çalışma süresi hesaplanmadan, infazda tereddüt oluşturacak şekilde çalışma süresinin haftalık olarak belirtilmesi usul ve yasaya olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.