WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6336 E.  ,  2023/6869 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/485 E., 2023/73 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi davacı kurum ile davalılardan Tasgül Taş Akaryakıt İnş. San. ve Tic. A.Ş. Den-Ka Yapı Onarım İnş. Mad. Ak. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçede, kurum sigortalısı ...'in Tasgül Taş. Akaryakıt İnş.San.ve Tic.A.Ş. adına işlem gören işyerinde sigortasız çalışmakta iken 23.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiğini, ...'in hak sahiplerine 58.333,92 TL.'lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kaza olayı sebebiyle açılan kamu davası neticesinde Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ilamı ile ...'in asli, ...'ın ise tali kusurlu olduğu yönünde mahkumiyetlerine karar verildiğini belirtmiş, fazlaya dair haklarını saklı tutarak kurum zararının şimdilik %25'ine isabet eden 14.583,48 TL.'nin gelirlerin onay tarihi olan 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı kurum vekili aynı olayla ilgili ve aynı taleple davalı Den-Ka şirketi aleyhine açtığı dava bu dosya içerisinde birleştirilmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı Tasgül Akaryakıt İnş.San.ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde meydana gelen kazada davalı şirketin kusursuz olduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını reddini savunmuştur.

2-Davalı Den-Ka Yapı Onarım İnş.Mad.Ak.Nak.Tur.San ve Tic.Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş, açılan davanın yerinde olmadığını reddini savunmuştur.

3-Diğer davalılara usülüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmalara katılmamış herhangi bir savunma sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 03.03.2015 tarihli 2012/306 Esas 2015/163 Karar sayılı karar ile; "... Kurum sigortalısı ...'in davalı Tasgül şirketinde sigortasız çalıştırıldığı, 23.09.2009 tarihinde geçirdiği kaza neticesi vefat ettiği, kurum tarafından kazanın iş kazası kabul edildiği, mahkememizce itibare edilen denetime elverişli trafik-iş güvenliği ve iş güvenliği uzmanları heyetinin raporuna göre kazanın oluşumundan ceza dosyasında yargılanan ve ceza alan ...'in %50 davalı ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, bu davalıların kusurları oranında zarardan sorumlu oldukları, davalı Tasgül şirketinin kusurunun bulunmadığı ancak öleni sigortasız çalıştıran bu davalının kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği zararın %50 sinden sorumlu olacağı, diğer davalı Den-Ka şirketinin iş kazasında kusurunun bulunmadığı ve öleni çalıştıran diğer şirketle bu şirketin asıl-alt işveren ilişkisininde bulunmadığı, Den-Ka şirketine açılan davanın reddinin gerektiği, mahkememizce itibar edilen denetime elverişli aktüerya bilirkişisi Av. Nurdane Kara raporu ile kurum zararının hesaplandığı bu zararın davalıların kusuruna ve kusursuz sorumlu oldukları miktara oranlandığı görülmekle rücu ilkeleri çerçevesinde davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönünde aşağıda hüküm kurulmuştur ." gerekçesiyle,
1-Tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazlarının asıl hükümle birlikte temyizi kabil olmak üzere reddine
2-Davacının davalı Den-Ka Ltd.Şti.'ne yönelen davasının reddine,
3-Davacının diğer davalılara yönelen davasının kısmen kabulüne kısmen reddine; 9.307,16 TL kurum zararının gelirlerin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Tasgül A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... avukatları tarafından temyiz temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece özetle; davalı Den-Ka Yapı Onarım İnş.Mad.Ak.Nak.Tur.San ve Tic.Ltd.Şti. ile davalı ... arasındaki ilişkinin niteliği ve Sarıkum Ocağı işyerinin kime ait olduğu belirlenip, anılan şirketin kazaya sebebiyet veren davalı ...’in işvereni olduğu gözetilerek, bu çerçecede davalıların sıfatları ile birlikte yeniden olaya ve oluşa uygun kusur raporu alınarak kusur durumları ayrıştırılmalı, ayrıca işveren veya 3 üncü kişi konumundaki davalıların ayrı ayrı 5510 sayılı Kanun'un 21/1-4 maddesi kapsamında teselsül sorumluluğu belirtlenmesi gerektiğine işaret edilerek ve kabule göre de, davalı işveren Tasgül Taş. Akaryakıt İnş.San.ve Tic.A.Ş.’nin 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi gereği %90 oran ile sorumlu tutulduğu halde, yanılgılı değerlendirme ile hakkında peşin sermaye değerli gelirin yarısının %80’i üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; kazalı ...'in davalı Tasgül şirketinde sigortasız çalıştırıldığı, kazanın karayolu sayılan yerde meydana geldiği, kaza olayının trafik-iş kazası olduğu, davalı Tasgül şirketinde haksız bir fiil saptanmaması nedeniyle atfı kabil kusur bulunmadığı, davalı Den-Ka şirketinin kazanın meydana gelmesinde %45 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %5 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'in kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle;

Davacı kurumun davasının kabulüne; 14.583,48 TL kurum zararının gelirlerin onay masrafların sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Tasgül Taş. Akaryakıt İnş, San. ve Tic. A.Ş. alınarak davacı kuruma verilmesine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 8.725,46 TL 'sinin diğer davalılar, Den-Ka Yapı Onarım İnş. Mad. Ak. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen sınırlı sorumlu sayılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ile davalılardan Tasgül Taş Akaryakıt İnş. San. ve Tic. A.Ş., Den-Ka Yapı Onarım İnş. Mad. Ak. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazalının kusuru olmadığını verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... ve Den-Ka Yapı Onarım İnş. Mad. Ak. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkili raporunu ve kusuru kabul etmediklerini, olayın iş kazası değil trafik kazası olduğunu, aracı kullananın işveren olmayıp sorumluluğunun olmayacağını, kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
Tasgül Taş Akaryakıt İnş. San. ve Tic. A.Ş vekili, olayın meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, uygun illiyet bağının bulunmadığını belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5510 sayılı kanunun 23 ncü maddesinde ise "Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir." hükmü yer almaktadır.

5510 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde sigortalıların hangi tarihte bildirilmesi ve tescil edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Buna göre; Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olanların Kuruma bildirim yükümlülüğü işverene ait olup; 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalının işe giriş bildirgesi ile bildirilmesi gerekir. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün; yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde, ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar; Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmeleri gerekir.

5510 sayılı Kanun'un “Süresinde Bildirilmeyen Sigortalılıktan Doğan Sorumluluk” başlıklı 23 üncü maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarındaki düzenlemeye göre; işverenin rücu alacağından sorumluluğu için, çalıştırılan sigortalının işe giriş bildirgesinin süresi içinde Kuruma verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinden veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten sonra meydana gelmemiş olması gerekir. Başka bir deyişle; sigortalının bildirimi kanunda belirtilen sürelerden sonra yapılsa bile, zararlandırıcı sigorta olayı işe giriş bildirgesinin verildiği veya çalışmanın Kurumca tespit edildiği tarihten sonra meydana gelmiş ise; işverenin anılan düzenleme kapsamında sorumluluğu yoluna gidilemez.
Sözü edilen madde ile; işverenin kaçak işçi çalıştırmasının önlemesi amaçlanmış olup, maddenin düzenleniş şeklinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 23 üncü maddeye göre işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemiş ise, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının tamamından sorumlu tutulması gerekir.

Öte yandan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesindeki; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” ve 52 nci maddesindeki “zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” hükümleri gözetilerek, zarar gören (sigortalının) müterafik kusuru da dikkate alınarak söz konusu maddeler kapsamında Hâkim tarafından takdir edilecek uygun bir indirimin yapılması gereği de göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Değerlendirme
Dava, 23.02.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle oluşan Kurum zararının davalılardan müştereken müteselsilen rücuan tazmini istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından davalılardan Tasgül Taş. Akaryakıt İnş. San.ve Tic. A.Ş. adına işlem gören işyerinde sigortasız çalışmakta iken Mersin Hebilli Köyünde bulunan işletmecisi davalı ... olan Sarıkum ocağından Tarsus' a kamyon ile kum çekerken, 23.02.2009 tarihinde, aynı ocakta çalışan ...' in kullanmakta olduğu aracını geri geri sürmesi sırasında maruz kaldığı iş kazası üzerine açılan işbu rücuan tazminat davasında bozma doğrultusunda alınan kusur raporuna göre, davalı ...’in işvereni Den-Ka Yapı Onarımı İnşaat Madencilik Akaryakıt Nak. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti’nin kazanın meydana gelmesinde % 45 (yüzde kırk beş) kusurlu olduğu, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde % 5 (yüzde beş) kusurlu olduğu, davalı ...’in kazanın meydana gelmesinde % 25 (yüzde yirmi beş) kusurlu olduğu, müteveffa ...’in kazanın meydana gelmesinde % 25 (yüzde yirmi beş) kusurlu olduğu, davalı Taşgül Taş Akaryakıt İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ne haksız bir fiil saptanmaması nedeniyle atfı kabil kusur bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, her ne kadar Davalı Taşgül Taş Akaryakıt İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ne haksız bir fiil saptanmaması nedeniyle atfı kabil kusur bulunmamış ise de, hak sahibi Sinem'in geliri fiili ödemeye dönüşmüş olması sebebiyle toplam kurum zararı olan 23.267,87 TL üzerinden yukarıda açıklandığı üzere 5510 sayılı Kanun'un 21/1, 4 ve 23 üncü madde hükümlerine göre %50 oran üzerinden sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ayrıca bozma sonrası sürdürülecek yargılamada hükmü temyiz etmeyen davalı işveren Den-Ka Yapı Onarımı İnşaat Madencilik Akaryakıt Nak. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davacı kurum lehine oluşan %40 kabul üzerinden oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.