10. Hukuk Dairesi 2023/6292 E. , 2023/6524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/447 E., 2023/466 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/182 E., 2022/475 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 05.08.1999 tarihinde fiili olarak vezne görevlisi olarak çalışmaya başladığını, davalı iş yerince deneme süresinde SGK yapılmayacağı ifade edilerek 06.10.1999 tarihinde SGK girişinin yapıldığını, müvekkilinin SGK bildiriminin 61 gün sonra bildirilerek müvekkilinin emeklilik özlük haklarının kısıtlandığını, davalının bu şekilde geç bildirimi nedeniyle müvekkilinin 2 yıl daha geç emekli olmak zorunda kalacağını belirterek, müvekkilinin fiili olarak göreve başladığı 05.08.1999 tarihi ile SGK bildirimi yapılan 06.10.1999 tarihleri arasında gösterilmeyen prime esas kazancının aldığı ücret olan asgari ücret üzerinden tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş,
2.Davalı cevap dilekçesi sunmamış, savunma yapmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalı nezdinde 05.08.1999 ile 06.10.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının celbedilen hizmet cetvelinden söz konusu işyerine 06.10.1999 yılında SGK girişinin yapıldığı, davacının davalı işyerindeki hizmetinin 29.03.2009 tarihinde son bulduğu, hizmet tespiti için yasanın öngördüğü dava süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti için yasanın öngördüğü dava süresinin geçirildiğinin belirtildiği ancak Yargıtay'ın güncel kararları uyarınca somut olayda hak düşürücü sürenin geçmiş olmasının söz konusu olmadığı, hizmet tespit davalarında öngörülen 5 yıllık sürenin yalnızca işçinin sigorta girişinin hiç yapılmadığı, işe giriş bildirgesinin düzenlenmediği ve SGK'ya verilmediği durumlarda gündeme geldiği, müvekkilinin 05.08.1999 yılında fiili olarak vezne görevlisi olarak göreve başladığı, davalı tarafından deneme süresinde sigorta yapılmadığı gerekçesiyle 06.10.1999 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı, bu sebeple müvekkilinin emeklilik hakkının kısıtlandığı, somut olaydaki durumun blok çalışması olarak kabul edilmesi ve hak düşümü süresinin uygulanmaması gerekirken davanın reddi yönündeki kararın hatalı olduğu, işverenin 1999 yılında işe yeni başlayan işçilerine deneme süresinde sigorta yapmadığı hususunun, ... 4. İş Mahkemesi 2019/446 E. 2021/212 K. sayılı dosyasına konu olduğu, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların beyanı ve diğer evrak belgeler ile davanın haklı olduğunun tespit edildiği, davanın işçi lehine sonuçlandığı, güncel Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca sonraki tarihte işveren tarafından sigorta bildiriminin yapılmış olması nedeniyle hak düşümünün söz konusu olmadığı, davanın esasına ilişkin inceleme yapıldığında davalının müvekkilinin sigorta girişini geç yaptığı ve emeklilik haklarını kısıtladığı iddialarının ispatlanacağı gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının hizmet cetvelinden davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin olarak 06.10.1999 yılında SGK tescilinin yapıldığı, bu tarihten önce, Yönetmelik ile belirlenen ve yukarıda açıklanan belgelerden birisinin Kuruma verilmediği, davacının davalı iş yerindeki hizmetlerinin 29.03.2009 tarihinde sona erdiği, davanın ise 28.07.2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacının davalı işyerinde hizmetinin sona erdiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği,anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üyeler ... ve ...'ın muhalefetine karşı, Başkan Vekili ... ve Üyeler ..., ...'nın oyları ve oy çokluğuyla
07.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 05.08.1999-29.03.2009 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden ve işyerinde 06.10.1999 tarihinden itibaren prim günleri kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Somut uyuşmazlıkta davacının çalışması 06.10.1999 tarihinden sonra kuruma bildirilmiştir. Mahkemece bildirim öncesi eksik bildirilen sürelerin dava tarihi itibari ile beş yıllık hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek kararın onanmasına karar verilmiştir.
4. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı kabul edilmelidir.
5. Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 05.08.1999 tarihi ile sonrası kayda giren 06.10.1999 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Davacı bu sürenin deneme süresi olduğunu iddia etmektedir. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Davacının temyizi nedeni ile bu yönde delillerin toplanması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmalıdır. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki onama gerekçesine katılınmamıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!