WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6274 E.  ,  2023/7744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/301 E., 2023/103 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 3201 sayılı Kanun gereğince tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini davalı kuruma ödediğini, aylık bağlanması için talepte bulunduğunu, Almanya'da ev hanımı iken Türkiye'de geçirmiş olduğu 170 gün borçlanmasının iptal edildiği gerekçesi ile ile aylık bağlanmasına ilişkin talebinin reddedildiğini, resmi olarak yurt dışında ikamet kaydı bulunduğu sürece tatil ve benzeri nedenlerle ikamet edilen ülke dışına çıkmanın ikameti kesintiye uğratmadığını belirterek 3201 sayılı Kanun uyarınca yapmış olduğu borçlanma işleminin 4053 gün üzerinden geçerli olduğunun ve toplam prim ödeme gün sayısının 5225 gün olduğunun tespitine, 01.02.2018 tarihinden itibaren müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili, davacının emniyet kayıtlarından tespit edilen Türkiye'de geçirilmiş olan sürelerin borçlanmadan düşürülmesi nedeni ile aylık kazanma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli 2019/116 Esas 2020/224 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, davacının Almanya'da 27.08.1988-30.09.1999 tarihleri arasında ev kadını olarak geçen ve 3201 sayılı Kanun'a göre bedelini ödediği 4053 gün borçlanma gün sayısının geçerli olduğunun tespitine, davacıya 01.02.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/21 Esas 2022/675 Karar sayılı kararıyla; “Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleri ile Kurumca yapılan tahakkukun ödendiği tarihte yürürlükte bulunan 06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12 nci maddesi hükümlerine göre borçlanılan sürelerin sigortalının iradesine bırakılamayacağı, yine davacının borçlandığı yurtdışında geçen ev kadınlığı süresinin Türkiye' de geçen kısmı için borçlanamayacağı, yalnızca yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabileceği gözetilerek, Emniyet arşiv araştırması yaptırmak, davacıdan ve emniyetten davacının pasaportunu ve pasaport kayıtlarını istemek suretiyle davacının borçlanmak istediği süredeki yurda giriş ve çıkış tarihlerini netleştirmek ve devamında davacının yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin koşullarının varlığını araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı iptal edilen 170 günlük borçlanma süresine ilişkin borçlanma bedelini ödemiş olduğundan, 170 günlük sürenin 30.11.1999 tarihinden 170 gün ileriye götürülerek 30.11.1999-20.03.2000 tarihleri arasına mal edilmesi ve borçlanmanın 4053 gün olarak kabulünün gerektiği, bu durumda davacının toplam prim ödeme gün sayısı 4053+210+862=5125 güne ulaşacağından davacının yaşlılık aylığının 19.01.2018 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanması gerektiği, bu konuda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 170 günlük borçlanma süresine ilişkin borçlanma bedelini ödemiş olması nedeni ile 170 günlük sürenin ileri götürülerek 30.11.1999 - 20.03.2000 tarihleri arasına mal edilmesi ve 4053 gün borçlanma gün sayısının geçerli olduğunun tespitine, davacıya 01.02.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; borçlanmanın sigortalının iradesine bırakılamayacağını, bilirkişi raporunda davacının Türkiye'de geçirdiği 170 günlük sürenin borçlanılamayacağını beyan ettiği halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türkiye'de geçen yurt dışı ikamet sürelerinin 3201 sayılı Kanun'un kapsamında borçlanılması ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3021 sayılı Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak hüküm tesis etme zorunluluğu vardır.

Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, "davacının yurtdışında geçen ev kadınlığı süresinin Türkiye' de geçen kısmı için borçlanamayacağı, yalnızca yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabileceği gözetilerek, Emniyet arşiv araştırması yaptırmak, davacıdan ve emniyetten davacının pasaportunu ve pasaport kayıtlarını istemek suretiyle davacının borçlanmak istediği süredeki yurda giriş ve çıkış tarihlerini netleştirmek ve devamında davacının yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin koşullarının varlığını araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermek" gerektiği belirtildiğinden, bozma kararından sonra dosyaya giren pasaport kayıtları ve emniyetten gelen yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre davacının yurda giriş çıkış tarihlerinin tespiti ile sadece yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabileceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, bozmaya yanlış anlam verilerek ve bu konuda bir talep de olmadığı halde iptal edilen 170 günlük borçlanma süresinin 30.11.1999 tarihinden 170 gün ileriye götürülerek 30.11.1999-20.03.2000 tarihleri arasına mal edilmesine ve bu suretle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.