10. Hukuk Dairesi 2023/6229 E. , 2023/5938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/157 E., 2022/61 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Saygılı Grup Ltd.Şti'ye ait işyerinde ( PTT'de ) 01.01.2000 tarihinde işçi olarak işe başladığını, haftanın 7 günü mesai yaptığını, tatil günü alacaklarının 4857 sayılı İş Kanunun amir hükümleri gereğince tam olarak verilmesini istemesi üzerine 01.04.2013 tarihinde işveren tarafından davacıya işe gelmemesi gerektiği konusunda şifai beyanla işine son verildiğini, müvekkilini haftanın 7 günü çalıştığını, mesai haricinde binanın temizliğinin yaptırıldığını, kaloriferlerini yaktırıldığını, gece saat 23'e kadar iş başında kalması için baskı yapıldığını, yaptıkları araştırmada, davalı tarafın müvekkilini ayda 5-10 gün gibi çalışmış gibi gösterilerek sigorta primlerini yatırdığını öğrendiklerini ileri sürerek, müvekkilinin 01.01.2000 tarihinden işine son verildiği 01.04.2013 tarihine kadarki sigortalılık süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını hizmet akdi ile ispat etmesi ve ücret bordrosu sunması gerektiğini, hizmet tespiti davalarında salt tanık ifadelerine dayanarak hüküm kurulamayacağını, çalışma olgusunun hiç bir kuşkuya ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının 01.02.2000 tarihinden 31.01.2005 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalı hizmetinin bulunduğunu ve hizmetinin kesintisiz ve tam olduğunu, ayrıca davacının davalı işverene ait işyerinde 2005 yılına ait 136 gün, 2006 yılına ait 154 gün, 2007 yılına ait 142 gün, 2008 yılına ait 145 gün, 2009 yılına ait 144 gün, 2010 yılına ait 150 gün, 2011 yılına ait 151 gün, 2012 yılına ait 153 gün, 2013 yılına ait 36 gün hizmet kaydı ile 2012 yılına ait 51 gün isteğe bağlı sigorta, 2013 yılına ait 51 gün isteğe bağlı ve 2013 yılına ait 90 gün tarım bağkur sigortalılığının bulunduğu, bu sürelere ait davacının hizmet talebinin reddedilmesi gerektiğini, 5 yıllık zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin gözetilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02/06/2016 tarih, E.2014/37, K.2016/443 sayılı kararıyla; "yapılan yargılamada delillerin değerlendirilmesi ve tüm dosya kapsamına göre; dava, işçi ile işveren arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklana sigortalılık süresinin tespit istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin iş yeri olan PTT'de 01.01.2000 tarihinden 01.04.2013 tarihine kadar tam gün çalışmasına rağmen davalı işverenin sigortalı gün sayısının eksik bildirmesi nedeniyle tam gün hizmetlerinin ve sigortalılığının tespiti için eldeki davayı açmıştır. Davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, 01.02.2000 tarihinden 31.01.2005 tarihine kadar 2926 sayılı yasaya tabi tam gün Bağkur sigortasının olduğu, bu tarih arasında eksik sigorta bildiriminin olmadığı, 01.02.2005 tarihinden itibaren 2005 yılında 136 gün, 2006 yılında 156 gün, 2007 yılında 142 gün, 2008 yılında 145 gün, 2009 yılında 144 gün, 2010 yılında 150 gün, 2011 yılında 151 gün, 2012 yılında 204 gün, işten ayrıldığı 01.04.2013 tarihi itibarıyla 87 gün olmak sigortalı çalışmasının olduğu, 02.01.2010 tarihinden 26.03.2013 tarihine kadar davalı Saygılı Grup... Ltd şirketine ait 1019850 ve 1022624 sicil numaralı iş yerlerinden sigorta bildirimlerinin olduğu ve bu şirkette çalıştığı bu tarihler dışında davalı şirket bünyesinde değil başka bir şirket bünyesinde çalıştığı anlaşılmıştır. Davacı davalı Saygılı Gurup...LTd şirketi ile PTT Genel Müdürlüğü arasında 23.12.2009 ve 29.12.2010 tarihleri arasında ...'nın ilçelerinde buluna PTT binalarının temizlik ve kalorifer hizmetlerinin yerine getirilmesi için imzalanan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca Gelendost İlçesi PTT Müdürlüğü'nün hizmet binasında kaloriferci ve temizlikçi olarak davalı şirket bünyesinde 02.01.2010 tarihinden 26.03.2013 tarihine kadar çalışmıştır. PTT Genel Müdürlüğü ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde ve teknik şartnamede davalı şirketin Gelendost PTT binasında bir temizlik işçisini sabah saat 7.30-9.30 ve öğleden sonra 13.30-15-30 saatlerinde olmak üzere günde toplam dört saat çalıştırması konusunda anlaşma sağlanmıştır. Bu doğrultuda davalı şirketinde davacı ile günde dört saat çalışması konusunda sözleşme yaptığı davacının duruşmalardaki ikrarı ve PTT çalışanı olan tanık beyanlarından anlaşılmıştır. Davacı duruşmadaki beyanında açıkça davalı şirket ile dört saat çalışması konusunda anlaşma yaptıklarını ancak tüm gün PTT binasında durduğu için PTT çalışanlarının kendisine getir götür işlerini yaptırdıklarını, bu sebeple tüm gün çalıştığı için davalı şirkete dava açtığını beyan etmiştir. Tanıklarda aynı yönde davacının işi bitince PTT binasında durduğu, için çalışanların işlerine yardım ettiğini söylemişlerdir. Buna göre davacının davalı şirketle anlaştığı süre dışında, PTT binasında durması ve PTT çalışanlarının kendisini çalıştırması dolayısıyla bu durumdan haberdar olmayan ve kendisini çalıştırmayan şirkete karşı dava açtığı anlaşılmıştır. O halde açıklanan nedenlerle, 02.01.2010 tarihinden 26.03.2013 tarihleri arasında kalan süre haricinde talep edilen tarihler ve sürelerde davalı şirket bünyesinde çalışmadığından, davacının bu tarihlere ilişkin hizmet tespiti talebi yerinde görülmemiştir. 02.01.2010 ile 26.03.2013 tarihleri arasında ise davalı şirket bünyesinde günde 4 saat çalıştığı kabul edilerek, bilirkişiden rapor alınmış, düzenlenen bilirkişi raporunda, 02.01.2010 ile 26.03.2013 tarihler arasında davalı şirket tarafından 1019850 sicil numaralı iş yerinden 47 gün, 1022624 sicil numaralı iş yerinden ise 102 gün eksik bildirim yapıldığı tespit edilmiş, bilirkişi raporu mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunmakla" davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 18.02.2021 tarih ve E.2019/6397, K.2021/1824 sayılı kararında; "Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının, 01.01.2000 - 01.04.2013 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini talep etmekte olup, dosyada dava dışı ... PTT Başmüdürlüğü tarafından yapılan ihaleler kapsamında 2005 - 2013 yılları arasında davalı şirket ve dava dışı şirketlerle sözleşme imzalanmak suretiyle sözleşmeye göre davacının günde 3-4 saat üzerinden çalıştırılmasının kararlaştırıldığı, davacının 01.02.2000 - 31.01.2005 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının bulunduğu, 01.02.2005 tarihinden itibaren farklı sicil nolu işyerlerinden kısmi bildirimler yapıldığı, 2009 yılına ait sigorta kaydı bulunmadığı, 02.01.2010- 26.03.2013 arasında yine kısmi sigortalılık bildirimleri yapıldığı, 2012 ve 2013 yıllarında 51'er gün isteğe bağlı sigortalılığın bulunduğu görülmüştür. Dosyada, 2000 - 2004 yılları ile 2009 yılına ait sözleşme örneklerinin bulunmadığı, 2005 - 2008 arasında dava dışı Has Huzur Temizlik... Ltd. Şti. ile 2010 yılında, davalı şirketin ortak girişim şeklinde dava dışı Nedim Ünlü Yemek.. Ltd. Şti. ile birlikte 2011 - 2013 yılları arasında ise yalnızca davalı şirketin temizlik/kalorifer işlerini aldığı ve sözleşme imzalandığı ancak Mahkemece, HMK 124 üncü maddesi uyarınca taraf teşkili sağlanmadan, davalı nezdinde geçen 2010 - 2013 yılları yönünden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında, HMK 124 üncü maddesi uyarınca talebe konu dönemdeki işverenlere usulüne uygun husumet yöneltilmesi için davacıya süre verilip taraf teşkili sağlanmalı, ve her işveren yönünden değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkememizce yapılan 09.09.2021 tarihli duruşmasına davacının duruşma gününden haberdar olduğu halde duruşmaya katılmayarak davayı takip etmemiştir.Davacının duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmediği ve mahkememize mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşıldığından davanın HMK'nın 150/1 inci maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Aradan geçen üç aydan fazla süreye rağmen davanın yenilenmediği anlaşıldığından 10/12/2021 tarihi itibari ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı kurum, lehe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150, 331/3, 332'nci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 nci maddesinin 2 nci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bu yönlerin düzeltilmesi gerekmiş, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile,
Hüküm fıkrasına 5'nci bendin eklenmesi ile "Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine" ibarelerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasına 6 ncı bend eklenerek "Davalı kurum tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından lehe yargılama gideri takdir edilmesine yer olmadığına" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!