WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6193 E.  ,  2023/6907 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/247 E., 2022/1446 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/239 E., 2020/197 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur Sigortalığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nün 01.07.1994 tarihinde (Bağ-kur prim kesintisi ile) 2926 zorunlu sigortalı olarak başlayıp sonraki yıllarda da devam eden sigortalılığı, kurumca geriye dönük olarak 1994/12 sonrası - 19.10.2016 tarihine kadar olan sigortalılıkları iptal edilerek yeniden sigortalılık girişinin 19.10.2016 tarihinden başlatıldığını, kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 31.12.1994 tarihinden 19.10.2016 tarihine kadar da Bağ-kur sigortalısı olduğunun, çalışmasına ait hizmetlerinin ve sigortalılığının tespiti ve tesciline, müvekkilinin SGK (Devredilen Bağ-kur'dan) yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tarihten itibaren işlemiş aylığının faizi ile birlikte davalı kurundan tahsilini, tedbiren yaşlılık aylığının bağlanması ile tedavi giderlerinin karşılanması için karar verilerek kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.06.1994 tarihinde sattığı üründen dolayı %1 tevkifat tespit edilerek 28.02.1997 tarihinde 2926 Sk kapsamınnda resen tescil yapıldığının görüldüğünü, yapılan tevkifata istinaden davacının tescil tarihi tevkifatı takip eden aybaşından 01.07.1994 tarihinden başlatıldığını, ancak bu tarihte tarımsal faaliyetini gösteren kurum kuruluşlarda kaydı bulunmadığından tevkifatın yapıldığı yılın sonu itibariyle (31.12.1994) kaydının durdurulduğunu, 28.02.1997 tarihinde resen tescilin yapıldığı tarihi takip eden ay başı olan 01.03.1997 tarihinden itibaren tescilinin yeniden açıldığını, davacının prim borcundan dolayı 31.12.1994 ile 30.04.2008 tarihleri arasındaki sigortalılık süresinin 5510 SK geçici 17 maddesi kapsamında durdurulduğunu, tesicilinin 01.05.2008 tarihlerinde yeniden başlatıldığını, davacının bu tarihten sonra prim ödemeleri de dikkate alınarak 01.05.2008 - 31.10.2012 tarihleri arası sigortalılık sürelerinin geçerli sayılarak 31.10.2012 - 30.04.2015 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi borcundan dolayı 5510 SK geçici 63 üncü madde kapsamında durdurulduğunu, gerek 17 inci madde dolayı gerekse 63 üncü madde kapsamında silinen süreler borçlanılarak ödeme yapılmadığının tespit edildiği, bu nedenlerle kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını anlaşıldığından davacının davasının reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Dava, yasal dayanağını 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b.nin 4.alt bendinden alan Tarım Bağ-Kur Sigortalılığının geçerliliği ve davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine yönelik tespit davasıdır.

Davacının 01.05.2018 tarihinde başlatılan sigortalılığı 6645 Sayılı Kanun geçici 63.maddesi gereğince durdurulmuş, 6552 Sayılı Kanun gereği ödediği yapılandırma primleri ile cari ay primlerinin kapsadığı süre olarak 01.05.2008 - 31.10.2012 tarihleri arasında hizmet verilmiştir. Davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b sigortalısı olması, 5510 sayılı Kanun'un 86/8 inci maddesinde yalnızca 4/I-a sigortalılarının sigortalılık tespiti mümkün kılınmış olması, davacının 01.01.1995 - 01.05.2008 dönemi sigortalılığının yeniden yapılandırılmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine dair aşağıda açıklandığı şekilde hüküm kurulmuştur.

Davanın reddine, …” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın; somut olayda, davacının Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden 01.03.1997 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacının sigortalılığı sırasında Kuruma sunmuş olduğu tevkifat belgesi ile sigortalılığını 01.07.1994 tarihine çektirdiği, bu tarihten 21.08.2014 tarihine kadar davacının davalı Kuruma Tarım Bağ-Kur Sigortalılığına ilişkin prim ödemesinin bulunmadığı, 6552 sayılı Kanun ile 01.05.2008 sonrası prim borçlanın yapılandırıldığı, ancak davacının yapılandırma prim taksitini ödemeyince işlemin iptal edildiği, sigortalılığın Ek 19 uncu maddesine istinaden durdurulduğu, sonrasında ise 19.10.2016 tarihinde davacının davalı Kuruma yeniden tahsis talebi ile müracaat ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan kolluk araştırması ve dinlenen tanık beyanları ile davacının kendi köyünde sebze yetiştiriciliği yaptığı, davacı adına Tarsus Ziraat oda kaydının bulunduğu, yine davacı adına tapu kayıtlarının getirtildiği, bankalardan gelen belgelerde de davacının sigortalılık döneminde zirai kredi kullandığı ve tarım gübre desteği aldığı, bu hali ile davacının tarımsal faaliyetinin ispatlandığı anlaşılmaktadır. Ancak her ne kadar davacının tespitini istediği dönem ilişkin tarımsal faaliyeti toplanan belgelere göre ispatlansa da, davacının 6645 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü maddesine göre, davacının söz konusu ödediği primlerin tespitini istediği dönemi kapsamadığı, bu dönemin tespitine ilişkin ancak ihya borçlanması yapılabileceği, davacının bu döneme ilişkin prim ödemesi ya da Kuruma müracaatı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirtilerek davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine , karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıının prim tevkifatından dolayı 01.07.1994 tarihinde başlayan sigortalılığının, 01.07.1994 tarihinden 19.10.2016 tarihine kadar ki çalışma döneminin iptali ile terkinine ilişkin Kurum işleminin iptaline, sigortalılığın geçerliliği ile yaşlılık aylığının hak kazandığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, İlk Derece Mahkemesinin16.06.2020 tarihli ve 2018/239 E.-2020/197 K. sayılı gerekçeli kararının davacı vekili tarafından istinaf edildiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi olmadığı halde davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapılmayıp,olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.