10. Hukuk Dairesi 2023/6113 E. , 2024/2245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1283 E., 2023/289 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/2 E., 2021/91 K.
Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava dilekçesinde özetle; 112285748 sicil numarası numaralı müvekkili ...'e 2/4303388 tahsis numaralı dosyadan 01.10.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, müvekkilinin Türk Ticaret Bankasında müdür yardımcısı ve Pehlivanoğlunda müdür olarak yüksek maaşla çalışmasına karşın yaşlılık aylığının emsallerine göre düşük olduğu iddiası ile davacının yaşlılık aylıklarının ilk hak ediş tarihinden itibaren tespiti ile aylık farklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yaşlılık aylıklarının ilk hak ediş tarihinden itibaren tespiti ile aylık farklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş ise de, davacı ...'e, 01.10.2005 - 21.07.2018 tarihleri arasında eksik ödenen 10,94 TL fark aylıklar toplamı davalı Kurumca 22.08.2018 tarihinde ödendiği, 01.10.2005 - 21.07.2018 tarihleri arasında eksik ödenen 10,94 TL fark aylıkların dışında ödenen aylıklar ile hesaplanan aylıklar arasında fark oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, kendisi hakkında tüfe ve gelişme hızının İstatistik Kurumu bünyesinde açıklanan rakamlar kadar olmadı gerektiğini, bu rakamlara göre artırım yapılması ile aylığının belirlenmesi gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürecinde yapılan incelemede, gelişme hızı oranlarının TÜİK tarafından her yıl güncellenmesi nedeniyle sabit bir veri olarak ele alınmasının mümkün olmadığı; aylık hesabının yapıldığı tarih sonrasında geçmişe dönük değerlendirme yapıldığında, gelişme hızı oranlarında geçmişe dönük güncelleme işlemlerine bağlı olarak sürekli değişim yaşanması nedeniyle, hesaplanmış olan aylık tutarının yeni verilerle yeniden hesaplanmasının mümkün olmadığı; yasal düzenlemenin bu haliyle hukuki güvenlik sağlamaktan uzak olduğu sonucuna varılabilir ise de yasal düzenlemenin yöntemince yürürlükten kaldırılmadığı veya değiştirilmediği sürece, aylık bağlama tarihinde geçerli oranlar dikkate alınmak suretiyle aylık hesabı yapılması gerektiği ve davalı Kurum tarafından da bu yönde işlem gerçekleştirildiği anlaşıldığından, yasal mevzuata uygun, denetime elverişli bilirkişi raporunu esas alan İlk Derece Mahkemesinin kararı yerindedir.
Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkili hakkında yapılan Kurum hesabının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bariz hesaplama hatası yapıldığını TÜİK tarafından açıklanan verilerin esas alınması ve farklı tutarlar ile yüksek oranların buna göre aylığa uygulanması ile farklarının davalı Kurumdan tahsili gerektiğini belirterek aksi yönde davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hatalı hesaplama yapılıp yapılmadığı ile yaşlılık aylığının nasıl hesaplanacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi ile 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!