10. Hukuk Dairesi 2023/6067 E. , 2023/6556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1171 E., 2023/321 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/34 E., 2020/267 K.
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak, yersiz aylık borcunun ve prim borcunun olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının sakatlık indirimi kapsamında 27.02.2010 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile emeklilik talep ettiğini, davalı kurumun emeklilik talebini kabul ederek emekliye ayırdığını ve davalı kuruma başvuru tarihi olan 27.02.2010 tarihinden beri emeklilik aylığı aldığını ancak davalı Kurumun Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığı'nca tüm vücut kaybı oranının %36 olduğuna karar verildiğinden, emekli aylığının kurum hatası olarak iptal edilmiş olduğunu, son 5 yıl içinde alınmış emekli aylığı olan toplam 67062,48 TL'nin geri ödenmesini, ayrıca davacıya tekrar emekli aylığının bağlanması için 175 gün daha prim ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak davacının, prim gün borcu bulunmadığı gibi, hizmetini tam olarak yerine getirdiğini beyan ederek davacının emeklilik maaşının 27.02.2010 tarihinden itibaren başlatılmasına, talep edilen 67.062.48 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borcuna ilişkin 175 günlük prim borcu ve faizinin iptaline, bugüne kadar ödenmemiş olan maaşlarının davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığı Sağlık Kurulunun 16.12.2009 tarihli ve 39768 sayılı karan ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 16.10.2009 tarihli ve 195 sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporu esas alınarak, özür durumuna göre ...’ın tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 36 olduğuna karar verilmiş ise de; mahkememizce alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 30.10.2019 tarihli ve 18156 sayılı raporunda; ...’ın engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %55,36 olduğunun anlaşılması karşısında davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davacının 5510 sayılı Kanunun 28/5 fıkrası gereğince 27.02.2010 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu'nun davacıya ... Devlet Hastanesince verilen özür durumuna göre davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %48 olduğunu belirten rapora rağmen dava dosyasının Adli Tıp Kurumu'na yollandığı, kuruma göre davacının çalışma gücü kaybının %55,36 olduğunun kabul edildiği, oranın %50 üzerinde tespit edildiği için 5510 sayılı Kanun'un 28/5 inci fıkrasına göre davacının malullüğü nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazandığına kanaat getirildiği, kurumun davacının davadan önceki yasal rapor ve belgelerine göre davacıya karşı işlem yaptığı, hatalı bir idari işlem bulunmadığı gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Yapılan istinaf incelemesi sonucunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... Devlet Hastanesi'nin 06.05.2008 tarih, 7318 sayılı raporunda, davacının özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %42 olduğunun belirlendiği, ... Devlet Hastanesi'nin 31.07.2008 tarih, 11639 sayılır raporunda, davacının özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %48 olduğunun tespit edildiği, yine ... Devlet Hastanesi'nin 21.10.2008 tarih, 15693 sayılı raporunda davacının özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %48 olduğuna karar verildiği, bu nedenle gelir vergisi matrahının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 4842 sayılı Kanunla değişik 31 inci maddesi ve aynı kanunun 89 uncu maddesinin (3) numaralı bendinde yer alan esaslara göre üçüncü derece sakat hizmet erbabı için tespit edilmiş bulunan sakatlık indiriminden rapor tarihinden (06.05.2008) itibaren faydalandırılmasının uygun görüldüğünün davacıya bildirildiği, davacının 16.12.2008 tarihli dilekçesi ile malullük aylığı talebinde bulunduğu, davacıya 27.02.2010 tarihli ve 5780 sayılı talebine istinaden 05.08.1985-15.02.2010 tarihleri arasındaki 8832 gün 550 sayılı Kanunun 4/I-b bendi kapsamındaki sigortalılık süresi üzerinden 01.03.2010 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra kurum tarafından emekli aylığının kurum hatası olarak iptal edildiği, son 5 yıl içinde ödenen emekli aylığı olan toplam 67062,48 TL'nin borç çıkarıldığı ayrıca davacıya tekrar emekli aylığının bağlanması için 175 gün daha prim ödemesini gerektiğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 30.10.2019 tarihli ve 18156 sayılı raporunda; davacı ...’ın engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %55,36 olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle davacının 5510 Sayılı Kanunun 28/5 inci fıkrası gereğince 27.02.2010 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının; yersiz ödendiği gerekçesi ile davacı adına çıkarılan 67.062,48 TL borcun ve davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 175 günlük prim borcu ile işlemiş faizin iptalinin gerektiğinin; 26.08.2017 ödeme döneminden itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından,..." gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine işlemlerin iptali ile çalışma gücü kaybı nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık ve prim borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 5510 sayılı Kanun'un 25, 28 ve 95 inci maddeleri.
2. İlgili maddelerden, "Malül Sayılma" başlıklı 25 inci maddede; Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca sigortalının çalışma gücü kaybı oranın tespit edileceğini,
"Yaşlılık Sigortasından Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartları" başlıklı 28 inci maddesinde; Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının, %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, %40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacakları ve bunların 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilecekleri,
"Sağlık Raporlarının Usûl ve Esaslarının Belirlenmesi" başlıklı 95 inci maddesinde ise; usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1-Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken %48 oranında çalışma gücü kaybına uğrayan davacıya, 01.03.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı Kurum tarafından 2017 yılında yapılan kontrolü sonucunda çalışma gücü kaybı oranın %36 olarak tespit edildiği ve dolaysıyla bu oranın %40 ın altına düşmesi nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilerek 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi kapsamında yersiz aylık borcunun çıkarıldığı, davacının eldeki dava ile Kurum işlemlerinin iptalini talep ettiği, Mahkemesince, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve çalışma iş gücü kaybı oranının başlangıç tarihi hakkında tespit içermeyen rapor esas alınmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95 inci maddesinde, çalışma gücü kaybını gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır.
Bu durumda, mahkemece; 5510 sayılı Kanun'un 95’inci maddesinde belirlenen prosedür gereğince öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, çelişki olması halinde, Adli Tıp Genel Kurulundan mahkemece, belirtilen prosedür kapsamında, davacının iş gücü kaybı oranı ve 28 inci madde kapsamında yaşlılık aylığı bağlama koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!