10. Hukuk Dairesi 2023/6066 E. , 2023/6588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1888 E., 2023/323 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/252 E., 2021/14 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Toprak Mahsulleri Ofisine ve Çay ilçesinde bulunan un fabrikalarına sattığı ürünlerden %1 Bağ-Kur tevkifatı yapıldığını, davalı kurum tarafından bu primlerin ihtirazı kayıt dermeyan edilmeksizin kabzedildiğini, uzun yıllardan beri kullandığını, M.K. madde 2 ve anayasanın 60 ıncı maddesi ile 2926 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi gereğince davalı kurumun 3 ay içinde kayıt ve tescil yükümlülüğünü getirdiğini, davacının 10.04.1989 tarihinden itibaren çiftçilikle uğraştığını, davacı adına tapu kayıtlarında tarlalarının olduğunu, 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı olması gerektiğini, müvekkilinin talebi üzerine 01.05.2002 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydının başlatıldığını, davacının 2010 yılında TMO Çay ajans müdürlüğüne yaptığı başvuruya istinaden yapılan tevkifatların 1994 - 1998 yıllarına ait evrakların bekleme süresi dolduğundan imha edildiğinden yanlızca 20.08.2000 yılına ait tevkifatların çıkartıldığını, kurum kayıtlarının imha edilmesinin olumsuz sonuçlarının davacıya yüklenmesine hukuk düzeninin müsaade etmeyeceğini, davacının 10.04.1989 tarihinden itibaren bağkur sigortalı olması gerektiğini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak, 10.06.2002 tarihli Acıgöl çayırlık mahallesi muhtar ve tarım sigortalılık belgesine istinaden 2926 sayılı Kanun'a istinaden sigortalılığının 28.02.2000 tarihinde iptal edildiğini, davacının itirazın çayırlık mahallesinde hiç ikamet etmediği ve sürekli yukarı mahallede ikamet ettiğini ve 01.01.2000 tarihinde işe başladığını bu tarihten itibaren tarım ile uğraştığını beyan etmiş ise de sigortalılığının 28.02.2000 tarihinde sonlandırıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu dönemde tarım sigortalılık niteliğini taşıdığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun tarımsal faaliyeti nedeni ile sigortalı olarak 10.04.1989 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında kayıt ve tescil edilip edilmeyeceği hususunda olduğu, Çay TMO ajansı kayıtları celp edilip 10.04.1989 tarihinde tevkifat yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmemesi ve 10.04.1989 - 01.09.2000 tarihleri arasında davacının sigortalılığının tescili yönünde iradesini ortaya koyacak yazılı başvurunun veya prim ödemesinin de bulunmadığı, davacının tevkifatın yapıldığı 20.08.2000 tarihinden önceki tarihlerde sigortalı olarak kayıt ve tescilinin mümkün olmadığı, davacının 01.09.2000 tarihinden itibaren 01.05.2002 tarihine dek 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin Karamık Köyü, Maslı Mevkii, 5 pafta, 671 parsel nolu tarla vasfındaki taşınmazı 10.04.1989 tarihinde edindiği ve bu tarihten itibaren bu tarlayı aktif olarak ekip biçtiği, tarlalardan kaldırdığı mahsulleri TMO Çay Ajans Müdürlüğü'ne ve Çay ilçesinde bulunan çeşitli fabrikalara sattığı, müvekkiline 10.03.1998 tarihinde çiftçi kimlik kartı verildiği, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan salt bilirkişi raporu esas alınarak sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.2000 olarak tespit edildiği, mahsulün teslimine istinaden tevkifat belgesinin düzenlemesinin, yapılan kesintinin Kurum kayıtlarına intikal ettirilmesinin, ilgili evrakı usulüne uygun olarak saklamanın kurumun sorumluluğunda olduğu, kurum kayıtlarının imha edilmesinin olumsuz sonuçlarının müvekkiline yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, henüz süresi dolmadan imha edilen evrakların bulunamamasının zararlı sonuçlarının müvekkiline yüklendiği, mahkemece eksik inceleme yapıldığı gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili, davacının TMO kayıtlarında ürün teslim eden kişi olup olmadığının tam olarak araştırılmadığı, aynı ad soyad olan kişi varsa davaya dahil edilip o kişinin o tarihte ürün tesliminin bulunup bulunmadığının sorulmadığı, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği, Toprak Mahsülleri Ofisine davacı veya başkası tarafından verilen ya da yazılan bildirgedeki yanlış yazımda, Kurumun kusur veya ihmalinin bulunmadığı, Toprak Mahsülleri Ofisine verilen ve onlar tarafından Kuruma gönderilen bildirgelerdeki yanlışlığın kurumla bir ilgisinin bulunmadığı, Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde Ağustos 1986 tarihini takip eden ay başından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı yapılmasını talep ettiği, bu kapsamda yapılan araştırma sonucu vergi kaydı ile ticaret ve sanayi oda kaydının bulunmadığı, davacının babasının sağlığında ve babasının vefatından sonra babasına ait olan arazilerde fındık işi ile uğraştığı, üretici belgesinin olmadığı, talep edilen döneme ilişkin tevkifat kesintisinin bulunmadığı hal böyle olunca dosya kapsamına göre davacının talep ettiği Ağustos 1986 tarihini takip eden ay başından itibaren Tarım Bağkur sigortalısı olmasına olanak bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2 inci maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ıncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 inci maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 inci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36 ıncı maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27 inci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
2) Öte yandan, bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.
3. Değerlendirme
2926 sayılı Kanun'un 2 inci maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacaklarının belirtildiği ancak Mahkemece, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının aidiyetinin tespiti noktasında gerekli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Mahkeme tarafından kabul edilen prim tevkifatı yapılan ürün teslim makbuzunda teslim eden olarak 1961 doğumlu Mustan Şahan bilgilerinin yer aldığı, davacının ise 1967 doğumlu ... olduğu; soyadı ve doğum tarihi bilgilerinin farklı olduğu görülmesine rağmen bu kişinin davacı ile aynı kişi olup olmadığı araştırılmadan hüküm tesisi hatalı olup davacının 14.12.2010 tarihinde yaptığı başvuru üzerine Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından verilen cevapta; TMO (Çay Ajans Müdürlüğü) 20.08.2000 tarih, A051378 numaralı, 2.530.640 TL tutarlı ve yine aynı tarihli A051379 numaralı, 3.570.500 TL tutarlı alım fişinde adı geçen kişinin davacı olup olmadığı, başka bir deyişle bu tevkifatın davacıya ait olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!