WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/6026 E.  ,  2023/6865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/491 E., 2022/532 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İl Özel İdaresi Köy Hizmetleri Müdürlüğü işçisi iken 29.01.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden 16707732 sigorta sicil numaralı ...'a ve sigortalının hak sahiplerine SGK ... İl Müdürlüğü'nce 355,08 YTL istirahat ödemesi, 238.575,94 YTL peşin sermaye değerli gelir bağlanmış olmakla toplam 238.931,02 YTL masraf yapıldığını, söz konusu iş kazası nedeniyle düzenlenen 27.01.2006 tarihli iş güvenliği müfettiş raporuna göre davalı işverenin gerekli güvenlik tedbirlerini almamış olması nedeniyle %60 kusurlu bulunduğunu, bu itibarla kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 238.575,94 YTL'lik kurum zararının şimdilik %25'ine tekabül eden 59.732,76 YTL'nin gelirlerinin onay, masrafların sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bu dosyanın 2012/45 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, hastane masrafına ilişkin kurum zararı olan 5.092,09 TL'nin şimdilik 4.537,88 TL 'sinin sarf ve ödeme tarihi olan 14.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalılar ... ve ...'den istirahat ödemesine ilişkin kurum zararı olan 355,08 TL'nin şimdilik 319,57 TL'sinin sarf ve ödeme tarihi olan 29.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve peşin sermaye değerli gelire ilişkin kurum alacağı olan 238,575,94 TL 'nin şimdilik 91.889,43 TL'sinin gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 3. şahısların kusurlu bulunması halinde bu şahıslara ait kusur durumlarının da teselsül hükümleri doğrultusunda dikkate alınarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı kurum vekili tarafından 30.06.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş ve dava değeri toplam 96.746,88 TL'ye artırılmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı (kapatılan) İl Özel İdaresi Vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ... mülga köy hizmetleri ... İl Müdürlüğü'nde 16707732 sigorta sicil numarası ile sigortalı olarak çalışmakta iken 29.12.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu 14.01.2004 tarihinde vefat ettiğini, davacı ... tarafından sigortalısına ödemiş olduğu meblağdan idarenin kusuru olduğu iddiası ile ıslah edilen tutarla birlikte 92.209,00 TL talep edildiğini, iş kazası sonucu vefat nedeniyle ... eşi... tarafından idare aleyhine açılan davada ... 2. İş Mahkemesi'nin 02.04.2012 tarih ve 2006/584 E. 2012/242 K. sayılı kararı ile "davanın kısmen kabulüne" karar verildiğini, söz konusu karar gereği ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7049 sayılı dosyasına gerekli ödeme yapıldığını, bu defa davacı ... tarafından işbu davanın açıldığını, mükerrer talep olduğundan davayı kabul etmediklerini, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/551 E. - 2006/585 K. sayılı dosyası ile açılan ceza davasında ...'a 3/8 kusur, ...'ye 3/8 kusur, müteveffa işçi ...'a ise 2/8 kusur verildiği, idarenin kusurunun bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/551 Esas sayılı dosyasında ve ... 2. İş Mahkemesi'nin 2006/584 Esas sayılı dosyalarındaki savunma ve itirazlarını tekrar ettiklerini, müvekkilinin olayın oluşumunda %10 oranında kusurlu olduğuna ilişkin tespiti kabul etmediklerini, olayın oluşumunda müteveffanın kusurunun daha çok olduğunu, Adli Tıp Raporunda yer alan tespitlerin doğruları yansıtmadığını, olaydan sonra müteveffaya kalp masajı yapıldığını, kırık ve benzeri ekimozların bu sebeple olduğunu beyan ettiklerini, ancak bu beyanın hiçbir şekilde irdelendiğini, müvekkilinin ehliyetsiz olduğunu, forklift kullanımına ilişkin tüm sorumluluğun davalı il özel idaresinde olduğunu, müvekkilinin forklift kullanımı 1998 tarihinden beridir yaptığını, tüm bu süre zarfında gerekli eğitim ve belgelerin alınmamasının tek sorumlusu ... İl Özel idaresi olduğunu, sonuç olarak müvekkil davalı idarenin emir ve talimatları ile bağlı olduğunu, bu açıdan müvekkile bu kadar kusur izafe edilmesi hakkaniyet ile bağdaşmadığını, müvekkilinin emeği ile geçinen bir işçi olduğunu, müvekkili ... yönünden somut olayın oluşumunda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davalı idare tarafından sözlü olarak şantiyenin geçici sorumluluğunun verildiğini, davacı tarafça (iş kazası dosyasının açıldığı tarihten itibaren) süresinde davanın açılmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
13.03.2019 günlü, 2018/441 Esas 2019/207 Karar sayılı karar ile; davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılar ... ve ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili ile davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli 2019/1920 Esas 2019/1958 Karar sayılı kararıyla; Davacı kurum ve davalılardan belediye vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz 09.06.202 tarih ve 2020/528 Esas 2021/7883
Karar sayılı ilamı ile;
2.1-Davaya ve incelemeye konu somut olayda, her ne kadar zamanaşımı def’inde bulunan davalılar ... ve ... hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı kurumun mahkemece alınan kusura ilişkin 11.12.2013 havale bilirkişi raporlarının davacı kuruma 07.01.2014 tarihinde tebliği üzerine, anılan davalılar hakkında ek dava açtığı ve ıslah ettiği dikkate alındığında, mahkemece anılan davalıların olayda kusurlu olduklarını öğrenme tarihi olarak bilirkişi raporunun davacı kuruma tebliğ tarihinin esas alınması gerektiğine,

2.2- Yargılama aşamasında alınan raporlar ile ceza dosyasında kabul edilen maddi olgu ve kusur durumları arasındaki çelişkiler giderilmek üzere olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, buna göre davada kusurlu olan tarafların kusur oran ve durumlarını ayrıştırarak, soyut ifadelere dayanmadan, net şekilde ortaya koyan, oluşa uygun ve mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderebilecek nitelikte kusur raporu alınması gerektiğine,

2.3- Davaya konu zararlandırıcı sigorta olayı, anılan Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yani 29.12.2003 tarihinde meydana gelmiş olması nedeniyle, mahkemece gerçek zarar hesabı yaptırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosyada alınan 15.05.2015 ve 16.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporları ve 28.07.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, somut olayda ölen işçi ...'ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ve şahsi güvenliğini tehlikeye atması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'nin gerekli ehliyete sahip olmadan kullandığı forkliftle kapalı alandan açık alana (işçilerin yoğun çalışma yaptığı alana) aracı yavaşlatıp ya da durdurup etrafı kontrol etmeden çıkması, çalışma sırasında sesli ve ışıklı ikaz sistemini kullanmayarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, dikkatsiz ve tedbirsiz çalışması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Büyükşehir Belediyesi'nin ise güvenli çalışma düzeni temin edilmeyerek araçlar için trafik düzenlemesi yapılmaması, insan ve araçlar için ayrı yollar belirlenmemesi ve avluya giriş çıkış için aynı kapının kullandırılması, forklifti kullanan işçinin (Vasfi) operatörlük belgesinin olmamasına rağmen makineyi kullanmasına göz yumulması, iş yeri genelinde geniş bir kontrol mekanizması kurulmayarak işçilerin çalışmalarının kendi insiyatiflerine bırakılması, ...'un işyerinde kişisel koruyucu donanım kullanmasının sağlanmaması nedenleriyle davalı belediyenin %80 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun %5'lik kısmının şantiye şefi olan ve gerekli denetimi yapmayan (ceza dosyasında oluşan maddi olgu da gözetilerek) davalı ...'ye ait olduğu, davacı kurumun 30.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek hak sahiplerine bağlanan ilk PSD'nin (93.493,30TL + 7.556,54TL + 1.049,53TL) %90 kusur karşılığı olan 91.889,43 TL, geçici işgöremezlik ödeneğinin %90 kusur karşılığı olan 319,57TL, tedavi harcamasının %90 kusur karşılığı olan 4.537,88-TL olmak üzere toplam 96.746,88TL kurum zararının gelirlerin onay tarihlerinden, geçici iş göremezlik ödemelerinin ödeme tarihlerinden, hastane harcamalarının sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Ayrıca davalılar ... ve ... vekili süresinde zaman aşımı defini ileri sürdüğü görülse de Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere davaya ve incelemeye konu somut olayda davacı kurumun mahkemece alınan kusura ilişkin 11.12.2013 havale tarihli bilirkişi raporunun davacı kuruma 07.01.2014 tarihinde tebliği üzerine, anılan davalılar hakkında ek dava açtığı ve ıslah ettiği dikkate alındığında, mahkemece anılan davalıların olayda kusurlu olduklarını öğrenme tarihi olarak bilirkişi raporunun davacı kuruma tebliğ tarihinin esas alınması gerektiği gözetilerek dava ve ıslah tarihi itibariyle 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla davalılar Vasfi ve Seydi vekilinin zamanaşımı defi mahkemece yerinde bulunmamıştır. karar verilmiştir." gerekçesi ile,

Davanın kabulüne,

96.746,88 TL kurum zararının gelirlerin onay tarihlerinden, geçici iş göremezlik ödemelerinin ödeme tarihlerinden, hastane harcamalarının sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının kusurlu olmadığını, kurum zararından davalıların sorumlu olduğunu, kusur alacağının bilirkişi tarafından hesaplanırken eksik ve hatalı olarak hesaplandığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı belediye vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah edilen talep aşılarak hüküm kurulmuş olduğunu, kaza tarihi 29.12.2003 olup, davanın 26.09.2006 tarihinde İl Özel İdaresine karşı açıldığını, davacının 07.01.2014 tarihli ıslah dilekçesine ve ekinde sunulan ödeme evraklarına göre inceleme ve raporlar hazırlanarak aleyhe hüküm kurulduğunu, talep edilebilir toplam yönünden çelişkili olduğunu, davacının ancak sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısını kusur oranına göre talep edebileceğini, mülga kurum olan İl Özel İdaresinin kusur oranına ilişkin raporlar arası çelişkinin giderilmemiş olduğunu, mülga kurum olan İl Özel İdaresi ve çalışanları hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya ilişkin ilk karar hakkında taraflarınca bakiye karar harcı yatırılmış olduğunu ancak mahsup kararı verilmediğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

3. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımının da kesilmediği ortada iken zorlama ve davacının kurum olması da gözetilerek zamanaşımı için fail ve zararın öğrenme koşullarının birlikte aranması ve bu koşulların bilirkişi raporunun tebliğ tarihi olarak saptanması gerektiği yönündeki kararın hatalı olduğunu, Islah tarihinden sonrası için de zamanaşımının dikkate alınmadığını, müvekkil davalıların olayda kusurlu olmadıklarını, aynı daireden benzer iki olaya ilişkin farklı kararlar verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunu'nun 26 ve ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekilllerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.