WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5945 E.  ,  2023/6077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1988 E., 2022/2362 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/893 E., 2021/295 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 01.05.2006-08.04.2013 tarihleri arasında sorumlu değerleme uzmanı olarak çalıştığını, maaşının sürekli eksik ödendiğini, müvekkilinin son maaşının net 4.000,00TL olduğunu beyan ederek, davacının çalıştığı dönemdeki prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının kurum kayıtlarında 01.05.2006 tarihinden itibaren çalışmakta olduğunu, söz konusu işyerinden 15.04.2017 tarihinde çıkış yaptığını, tekrar 02.11.2007-05.04.2013 tarihleri arasında çalıştığını, bu tarihe kadar prim ve hizmetlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının şirketin faaliyet gösterdiği esnada hisse sahibi ortak olduğunu, şirketin faaliyetlerinden ve alınmış kararlardan bilgi sahibi olmadığını iddia edemeyeceğini, davacının aldığını iddia ettiği maaş ve dönemlerin gerçeği yansıtmadığını ücretinin asgari ücret üzerinden ödenmesine muvaffakat ettiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde talep konusu olan dönemler itibariyle kuruma bildirilenden fazla ücret alındığı iddiasının usul ve yasaya uygun bir şekilde ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının vasıflı işçi sınıfında olduğunun mahkemece gözetilmesi, emsal ücret araştırması yapılması, diğer deliller ile desteklenen bankaya sunulan maaş gösterir belge en azından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık beyanlarına itibar edilmesi ve işçilik alacaklarına ilişkin açılan davada tespit edilen ücret dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.05.2006 - 2008/10. ayları arasındaki ücret iddiası ile Kuruma yapılan bildirimlerin örtüştüğü ve bu dönem yönünden hukuki yarar bulunmadığı, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği yazısında sorumlu değerleme uzmanının sabit ücretle işçi olarak çalışan değil, şirkette ortaklık hissesi bulunması gereken bir meslek mensubu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre; incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 77 nci, 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
Somut dosyada; Davacı prime esas kazancının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, prime esas kazancın tespiti yönünden yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288 nci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

İnceleme konusu dosyada; davacı 01.05.2006-15.04.2007,02.11.2007-05.04.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı, 2006/6-2013/4 dönemine ilişkin maaş ödemelerine ait iş bankası dekontlarının gönderildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında davacının ücretlerine ilişkin banka kayıtları araştırılmalı, banka kayıtlarındaki ödemeler ile bordrolar karşılaştırılmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.