WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/592 E.  ,  2024/2852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2460 E., 2022/2221 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/258 E., 2022/151 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 12.10.2018 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin çalışanlarının sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili her türlü yükümlülüğünü ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yerine getirdiğini, davacı tarafın müvekkil şirkette uzun zamandır sigortalı olarak çalışmakta olduğunu ancak iş ilişkisinin devamlı olmadığını, buna rağmen sigortasının müvekkili tarafından yatırıldığını, davacı tarafın kendi işini bir çok firmaya profesyonel olarak ek destekler ile yapmakta olduğunu, kazanın Lüleburgaz ... İnşaat firmasının inşaat sahasında alt işverenliğin gerçekleştiği sırada meydana geldiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 248.668,47 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2018'den itibaren yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davalının kusurunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken denetime elverişsiz bir raporla kusurun belirlenmesinin hatalı olduğunu, saptanmış ve kesin bağlayıcı maluliyet tespiti raporu olmamasına rağmen, karar verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalının firmasında doğalgaz tesisat işinde çalışmakta iken ip ile boru çekilmesi sırasında yüksek gerilim hattına kapılması ile geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığı, davacının tehlikeli olduğu aşikar olan bir çalışma metodunu insiyatif alarak tercih etmesi ve koşulların düzeltilmesi için işverene veya işveren temsilcisine başvurmadığından kazaya uğramasında %40 oranında, davalının ise kaza önleyici hiçbir koruma tedbirini almaması, risklerin tespit edilmemesi, çalışmanın takip ve kontrolünü yapmaması, işçiler çalışmaya başlamadan önce işçiler için tehlike oluşturabilecek bölgeleri belirleyip sınırlayıp işaretlememesi nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, belirlenen kusur oranlarının işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına, dosya içeriğine uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dosya kapsamında SGK raporuna göre davacının maluliyet oranının %26,2 olarak belirlendiği, bu raporun tebliğine rağmen tarafların maluliyet oranına itiraz etmemesi üzerine işbu maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, bu durumun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılarak davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmediği, kusur oranları, maluliyet derecesi olay tarihinden bu yana işleyecek faiz oranları ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının hak ve nesafete uygun olduğu, tazminat alacağının kaza anında muaccel olduğu, bilirkişi raporunun hangi yönlerden hatalı olduğuna dair somut itirazlarının bulunmadığı anlaşılarak davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesinegönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.