WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5743 E.  ,  2023/7479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 06.06.2018
SAYISI : 2020/2497 E., 2021/756 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/635 E., 2020/123 K.

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü vekili ile bu temyize katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiş, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için mahalline geri çevirilmesine karar verilmiş, noksanların ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Ticaret A.Ş. İle diğer davalı Tarım ve Orman Bakanlığından (eski unvan ...) Yedigöze İmamoğlu sulaması birinci inşaatı işini aldığını, dolayısı ile iki davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalıların işçisi olarak Yedigöze İmamoğlu Sulaması birinci inşaatı işinde 3 metre derinliğinde 10 metre uzunluğunda çukurun içinde boruları döşerken çukurun kuzey tarafına yığılan toprakların hareket etmesi sonucu meydana gelen göçükte yaralandığını, iş kanununu göre olayın iş kazası olduğunu, davalıların iş kanunu ile ilgili mevzuata göre iş yerinde olması gerekli tedbirleri almadıklarından kusurlu olduğunu, müvekkilinin iş kazası nedeni ile çalışma gücünü %90 oranında kaybettiğini, anlatılan nedenlerle müvekkilinin iş gücü kaybı nedeni ile belirsiz alacak davası olarak 15.000,00TL maddi tazminatı ve 200.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... Ticaret A.Ş. İle diğer davalı Tarım ve Orman Bakanlığından müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında iş gücü kaybından kaynaklı maddi tazminat istemini 232.945,00 TL'ye artırmıştır.

2. Davacılar vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle müvekkili sigortalı Ali lehine belirsiz alacak davası olarak 20.000 TL bakıcı giderinin ve eşi Emine ve çocuları Zehra, Mehmet ve Melike yönünden her bir müvekkili için 100.000 TLolmak manevi tazminatın olay tarihi olan 26.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ticaret A.Ş., Tarım ve Orman Bakanlığı ile DSİ Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında bakıcı gideri istemini 320.567,00 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhlerine açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle davanın yasada öngörülen hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple süre yönünden itiraz ettiklerini, söz konusu sürelerin geçip geçmediğinin mahkemece resen araştırılmasını, davacının , davacı sıfatının bulunup bulunmadığı, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacının müvekkili idare bünyesinde çalışan birisi olmadığı, zaten davacının bu durumu dava dilekçesinde de açıklandığını, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili idarenin davalı sıfatı bulunmadığını, müvekkili idarenin en fazla işi ihale eden kurum pozisyonunda ihale makamı konumunda bulunacağını, ihaleyi alan şirketin kimi işe alacağına kimi nerede nasıl çalıştıracağına, iş yerindeki güvenlik tedbirlerinin nasıl olması gerektiğine müvekkili idare karışmadığını, müvekkili idarenin böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını, bu sebeple müvekkili idarenin davacıya karşı sorumluluğu olmadığını, tüm açıklanan nedenlerden ötürü müvekkili idare aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu kazanın ... ili İmamoğlu ilçesi sınırları içinde gerçekleştiğini, davalı firmanın adresi ... sınırları içerisinde bulunduğunu, Kozan Mahkemelerinin yetkili bulunmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu kaza nedeniyle SGK kurumunca yapılacak tahkikat sonucunun beklenmesi gerektiğini, bu tahkikat sonucunda olayın iş kazası olup olmadığı tarafların kusur oranın belirlenmesi gerektiğini ayrıca SGK kurumunca davalıya ödeme yapılması durumunda bu bedelin tazminat tutarından mahsup edilmesi gerekeceğini, bu nedenle davacıya SGK kurumuna başvurması için süre verilmesi ve tahkikat sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde yedigöze İmamoğlu Sulaması birinci inşaat işinde boruların döşenmesi esnasında kuzey tarafından yığılan toprakların hareket etmesi sonucu meydana gelen göçükte yaralandığını ve müvekkili şirketin de kusurlu olduğunu beyan ettiğini, ancak müvekkili şirketin alınması gereken bütün güvenlik tedbirlerini aldığını, bu sebeple dava konusu olayda müvekkiline kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, dava konusu kazaya ilişkin olarak yargılaması devam eden Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/3229 soruşturma sayılı dosyasının halen devam ettiğini, bu dosyanın sonucunun mahkemece beklenmesi gerektiğini, ayrıca kaza nedeniyle davacının %90 oranında çalışma gücünü kaybettiği iddiasını kabul etmediklerini maluliyet oranı konusunda SGK kurumunca yapılacak tahkikat sonucunun beklenilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket yetkililerinin kaza gerçekleştikten sonra gerekli hassasiyeti göstererek olay akabinde davacıyı hastaneye kaldırmış ve gerekli tedavi işlemlerini yaptırdığını, ayrıca kazanın gerçekleşmesinden itibaren davacıya müvekkili şirket tarafından bir takim ödemeler yapıldığını, tüm açıklanan nedenlerden dolayı müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 30/03/2018 tarih ve 2014/33 Esas - 2018/300 Karar sayılı ilk kararında özetle; asıl işveren ..., ..., DSİ 6. Bölge Müdürlüğü yetkilileri'nin %20, işveren yapım firması ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin %80 oranında kusurlu bulundukları, davacı ... sürekli iş göremezlik oranının %100 olarak tespit edildiği, davalı DSİ'nin söz konusu işi eser sözleşmesi çerçevesinde diğer davalıya ihale etmediği, aksine asil işveren sıfatıyla ihale ettiği sözleşme kapsamındaki maddelerden anlaşılmıştır. Yine sözleşme içeriği incelendiğinde işin organizasyonunun yönetiminin, personelin denetiminin, işyeri organizasayonunun bir bütünlük içeresinde bırakılmadığı, davalı DSİ tarafından diğer davalıya yapılan müdahalelerin işin bitirilmesine yönelik olmadığı, aksine işin başlamasından yürütülmesinde ve sona erdirilmesine kadar bir bütünlük içerisinde sözleşmeler çerçevesinde işin organizasyonunu davalı DSİ tarafından organize edildiği anlaşıldığından, davalı ... İnş. Taah. San. Ve Tic. A.ş'nin yanında çalışan davacının tazminat alacaklarından dolayı diğer davalı DSİ'ninde asıl işveren olarak sorumlu tutulmasına karar verilerek, Asıl dava dosyasında; Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 232,945,00TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen dava dosyasında; davanın kısmen kabulü ile 224,397,00TL bakıcı gideri, davacı ... Akıllıoğlu için 30.000,00TL , davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL ve Melike Akıllıoğlu için 30.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir.

2. Kararın davalı Bakanlık ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11/09/2019 tarih ve 2018/3036 Esas - 2019/1660 Karar sayılı ilamında özetle; SGK Müfettişi raporunda %100 işveren Gençsu şirketine kusur verilmişken, bu dosyada Bakanlık ve DSİ Genel Müdürlüğüne %20 ve işveren Gençsu şirketine ise %80 kusur verilerek raporlar arasında çelişki oluştuğu, davalı işverenlerin ayrı ayrı hukuki statülerinin belirlenmesi gerektiği, aynı zamanda bakıcı giderinden hangi miktarda hakkaniyet indirimi yapıldığının gerekçede açıklanması gerektiğine işaretle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmıştır.

3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen son kararında özetle; Kaldırma kararı üzerine bilirkişi heyetinden alınan16.12.2019 tarihli raporda; asıl işveren ..., DSİ 6. Bölge Müdürlüğü'nün %20, alt işveren ... İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş. 'nin %80 oranında kusurlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu 2. Madde ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Saüğlık Sigortası Kanununun 12. Maddesi gereği asıl işverenin alt işveren ile birlikte müştereken sorumlu olduğuna, Bakanlığın ihale yapan konumunda olmadığı, asıl işveren konumunda da olmadığı tespit edildiğinden kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, Bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında, ihale yapan yada asıl işveren konumunda bulunmadığı, dolayısı ile kazada bir kusurunun mevcut olmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı (Eski unvan ...) aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş, Asıl Davada; Davacı ... lehine 232,945,00TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve 100.000 TL manevi tazminatın Tarım ve Orman Bakanlığı (Eski unvan ...) hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen davada ise Davacı ...'nin bakıcı gideri isteminden %20 oranında indirim yapılarak 274.363,12 TL maddi ve davacı ... Akıllıoğlu için 30.000,00TL , davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL ve Melike Akıllıoğlu için 30.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikteTarım ve Orman Bakanlığı (Eski unvan ...) hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili ile bu istinaf başvurusuna cevap süresi içerisinde katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; Asıl işveren sıfatı olmadığı halde tazminat alacaklarından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olduğu halde harca tabi tutulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; Davalı tarafın %100 kusurlu olması müvekkilin %100 işgücü kaybına uğraması, enflasyon paranın alım gücü birlikte değerlendirildiğinde müvekkilleri için takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, asıl dava yönünden müvekkil için takdir edilen 100.000 TL Manevi tazminat için yasal faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Asıl dava dosyasında davalı olarak ... İnşaat Şirketi ile Bakanlık taraf olduğu halde mahkemece usulüne uygun bir dava açılmamış olan DSİ Genel Müdürlüğünün de tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararı istinaf etmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilerek birleşen davada bakıcı giderinin ilk kararda hükmedilenden daha fazla miktara arttırılmasının hatalı olduğunu, DSİ Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğu halde harca tabi tutulmasının hatalı olduğunu, İş kazası nedeniyle oluşan tazminat alacağı haksız fiile dayanmakta olup, faizin başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihi olduğu Somut olayda; dava konusu iş kazasının 26.07.2013 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat istemlerinin tamamı için iş kazası tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edilmesine karşın asıl davadaki manevi tazminat istemi yönünden faize hükmedilmemesinin hatalı olduğuna işaretle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle;

a) Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Açılan davanın davalı Bakanlık açısından husumetten reddine, davacı ...'nin maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 232,945,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatı olay tarihi olan 26.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... İnşaat Şirketinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

b) Birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; açılan davanın Bakanlık açısından husumetten reddine, Davacı ...'nin bakıcı gider hususundaki talebinin kısmen kabulü ile 224.397,90 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Bakanlık hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... Akıllıoğlu için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL ve Melike Akıllıoğlu için 30.000,0 TL Manevi Tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Bakanlık hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü kili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle;Müvekkilinin asıl işveren sıfatı olmadığını, anahtar teslim olarak işin ihale edildiğini, müvekkiline %20 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranını kabul etmemekle beraber ksuur durumu gözetilmeden zararın tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını Müvekkilinin bu işi anahtar teslim verdiğini, sorumlu tutulamayacağını 9 ve 22 Hukuk Dairesi kararlarının bu yönde olduğunu, aynı davada Hem iş gücü kaybı hem bakıcı giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını Tazminat miktarları hatalı hesaplama nedeniyle gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bakıcı giderinden yapılan hakkaniyet indirimi yeterli olmadığını, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle kurumca karşılanmayan maddi (sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri) ve manevi zararları ile yakınlarının yansıma suretiyle manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri ile 110, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417.maddesi ile 49,50,51,52,53, 55 ve 56.maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77.maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
A) Birleşen dosya davalısı DSİ Genel Müdürlüğünün birleşen dosyada sorumlu tutulduğu manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup birleşen dosyada hüküm altına alınan manevi tazminatların birbirlerinden ve maddi tazminat hükümlerinden ayrı olarak kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde kesinlikten reddine karar verilmiştir.

B) Birleşen dosya davalısı DSİ Genel Müdürlüğünün birleşen dosyada sorumlu tutulduğu bakıcı giderine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre DSİ Genel Müdürlüğ vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu başkasının bakımına muhtaç olacak şekilde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı için hesap edilecek bakım giderlerinin de maddi zarara dahil olacağı açıktır. Bakıcı gideri hesabında ise sigortalının kaza tarihindeki yaşına göre bakiye ömür tablosu gözetilerek, varsayıma dayalı olarak tespit edilecek bakiye ömür süresince asgari ücretin brüt tutarı üzerinden hesap yapılacağı, sigortalının kusur oranında indirim yapılarak sigortalının hak edeceği bakıcı giderinin tespit edileceği açıktır. Hesaba esas ana ilkelerden olan maddi gerçeğe dayalı bilinen durum var iken, varsayıma dayalı olarak hesap yapılmayacağı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden olup bakıcı giderinin hesabında da dikkate alınması gerekmektedir.

3. Somut olayda, bakıcı giderinin hesabında dikkate alınan 11.12.2017 tarihli hesap raporunda, sigortalının bakiye ömür tablosuna göre varsayıma göre 23 yıl süreyle bakıcı giderinden yararlanacağı gözetilerek asgari ücretin neti üzerinden hesap yapılmış ise de; UYAP üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre sigortalı Ali'nin 13.01.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

4. O halde mahkemece yapılacak iş, bakıcı giderinin hesabı noktasında hükme esas alınan 11.12.2017 tarihli hesap raporunda (davacı vekilinin temyizinin olmadığı gözetilerek usuli kazanılmış haklar kapsamında brüt asgari ücretten hesap yapılamayacağı ve işlemiş/bilinen devre sonunun ileri çekilemeyeceği gözetilerek) davacı ...'nun ömür sonu olarak esas alınması gereken tarihin bilinen 13.01.2023 tarihi olduğu gözetilerek hesap yapmak, tespit edilecek bu miktar üzerinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak iş bu kararda kabul edilen hakkaniyet indirimi oranı olan %20 düzeyinde indirim yapılarak sonucuna göre tespit edilecek bakıcı giderini hüküm altına almaktan ibarettir.

5.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

6.O halde, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazlarının kabulüyle yeniden esas hakkında hüküm tesis eden dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.

VI. KARAR:
1. Birleşen dosya davalısı DSİ Genel Müdürlüğünün birleşen dosyada sorumlu tutulduğu manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Birleşen dosya davalısı DSİ Genel Müdürlüğünün birleşen dosyada sorumlu tutulduğu bakıcı giderine yönelik temyiz itirazları gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.