10. Hukuk Dairesi 2023/5710 E. , 2023/9248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1157 E., 2023/219 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2020/57 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ... feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1999 yılının başlarında işe başladığını, kesintisiz ve aralıksız olarak 05.04.2018 tarihine kadar bir hafta 12 saat gece bir hafta 12 saat gündüz şeklinde asgari ücret ile davalı şirkette çalıştığını, tesise gelen araçların camlarını yıkadığını, müvekkilin çalıştığı dönemde çalıştığı ayların büyük çoğunluğunun sigortasının yapılmadığını ve primlerinin yatırılmadığını, müvekkilinin bu dönem içerisinde bazı yıllarda çiftçilik yapıp tarla ektiğini, bu nedenle kendi kayıtlı olmadığı halde zorunlu olarak çiftçi Bağ-Kur’u gözüktüğünü ileri sürerek, toplam hizmet ve çalışma süresinin ve gösterilmeyen sigorta süresinin, prime esas kazançlarının, prim ödeme gün sayılarının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin E- 90 karayolu Nevşehir kavşağında bulunan yol boyu konaklama tesislerinde seyir eden ve mola veren araçların camlarını silerek bunun karşılığında araç sahiplerinden/sürücülerinden bahşiş adı altında rızaya dayalı bir bedel tahsil ederek kendi hesabına taraflar arasındaki 23.11.1998 başlangıç tarihli sözleşme esaslarına göre çalıştığını, müvekkili şirketin davacının işvereni olmadığını, davacının da müvekkili şirketin işçisi olmadığını, müvekkilin işletmekte olduğu yol boyu konaklama tesisine günlük asgari ortalama yüz ellinin üzerinde otobüs ve beş yüzün üzerinde otomobilin mola verdiğini, park alanının bu yoğunlukta kısmen kontrol altında tutulabildiğini, davacının belirtilen park alanına hangi saatte geldiği, ne kadar süre çalıştığı, çalışmayı ne zaman bıraktığı ve çalıştığı sürenin müvekkil şirket yetkilileri tarafından bilinmediğini, bu nedenle müvekkil davalı şirketin davacıya her hangi bir ücret ödememekte olduğunu, davacının ...-Adana karayolunda seyir eden konaklama tesisinde mola veren araçların tesis önünde bulunan park alanına park eden araçların camlarını fasılalı, devamlılık arz etmeden ve mesai kavramı olmadan kendi istediği saatlerde ve günlerde cam silmek sureti ile bahşiş karşılığı çalışarak kendi hesabına çalıştığını, bu nedenle davalıdan emir ve talimat almadığını, davalının davacıya ücret ödememesi ve davalıya bağımlılığı olmadığından taraflar arasındaki ilişkinin iş yada hizmet akdi olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının kurumda kayıtlı olduğu işyerine ilk girişinin 01.04.1998 olduğu, işyerine birden çok kez giriş ve çıkışının olduğu, bu durumun çalışmanın kesintili olduğuna dair karine teşkil ettiğini, çalışmanın varlığının tanık anlatımları dışında yazılı belge ile ispat edilmesi ve dinlenecek tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışan bordrolarda ismi kayıtlı kişilerden olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu göz önüne alındığında, davacının 01.01.1999 ile 15.04.2015 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde mülga 506 Sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a tabi olarak hizmet akdi ile prime esas kazanç alt sınırı üzerinden çalıştığı, davacının 16.04.2015-02.10.2016 tarihleri arasından çalışmaları Kuruma Bildirilmiş olduğundan tespitinde hukuki yarar bulunmadığı..." gerekçeleriyle;
"Davanın kısmen kabulü ile
1-) Davacının 02.01.1999 - 31.12.2014 ile 02.01.2015 - 15.04.2015 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde mülga 506 sayılı Yasa ile 5510 sayılı Kanun'a tabi olarak hizmet akdi ile prime esas kazanç alt sınırı üzerinden çalıştığının tespitine,
2-)Davacının 16.04.2015 - 02.10.2016 tarihleri arasındaki çalışmaları kuruma bildirildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-) Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 1999 yılından 05.04.2018 tarihine kadar çalıştığı, mahkemece 02.01.1999 - 31.12.2004 ile 02.01.2015 - 15.04.2015 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığına karar verildiği, 02.10.2016 tarihinden işten çıkarıldığı 05.04.2018 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı, bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından hak düşürücü sürenin hesaplanması esnasında bilirkişi tarafından hak düşücü sürenin 31.12.2018 tarihinin esas alınarak yapıldığı, bilirkişi raporunda belirtilen istifa dilekçesini kabul etmediklerini, taraflarına istifaya ilişkin bir belgenin tebliğ edilmediği, davalının her yıl birkaç defa çalışanlarından boş imzalı kağıt aldığı, istifa dilekçesinin altındaki imzanın müvekkiline ait olup olmadığını bilmedikleri, yerel mahkemece yeterince kamu tanığı dinlenilmediği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait yol boyu konaklama tesisinin oto park alanında konaklamak ve park amacı ile duran araçların temizlenmesi, camların silinmesi hususunda anlaşmaya vardıkları, bu sebeple sözleşmenin hizmet sözleşmesi olmadığı, davacının işçi davalının iş veren olmadığı, hizmet tespiti davalarında sigortalı ile işveren arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi veya vekalet sözleşmesi değil hizmet sözleşmesi ilişkisi olması gerektiği, davalının davacıya ücret ödemediği, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşmede davacının yaptığı işin kendisine ödeyeceği bahşiş adı verilen ücret karşılığında kendisine ait hesaba yatırıldığı, hizmet tespiti davalarında zamanaşımının tespitinde işçinin başka bir işyerinde çalıştığı, iş yerinden ayrıldığı yada çalışmanın kesintiye uğradığı tarihlerin 506 ayılı kanunun 79/10 uncu maddesine göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiği, davacının dava açma süresinin fazlasıyla geçtiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket tarafından dava konusu dönemde sigortalı gösterilmediği, davacının işe başlama tarihi bildirilmediğinden davacının 506 ve 5510 sayılı Kanun kapsamında sigorta sürelerinin başlatılamadığı, kurumun davalı ile davacı arasında meydana gelen hizmet akdinin tarafı olmadığı, kurumun davacıya karşı yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığı bu nedenle kurum yönünden davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, fer'i müdahil olan kurum yönünden bir kararın bulunmadığı, mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kurum yönünden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait hizmet dökümüne göre çalışmalarının 01.04.998 - 01.01.1999 tarihleri arasında 29212 sicil numaralı ... Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde 270 gün hizmet kaydının olduğu, 02.01.1999 - 31.12.2014 tarihleri arasında herhangi bir iş yerinde çalışma kaydının olmadığı, 01.01.2015 - 01.01.2015 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... unvanlı işverinde 1 gün hizmet kaydının bulunduğu, 02.01.2015 - 15.04.2015 tarihleri arasında herhangi bir işyerinde çalışma kaydının olmadığı, 16.04.2015 - 02.10.2016 tarihleri arasında davalı ... Turizm ve Tic. A.Ş isimli işyerinde 509 gün hizmet kaydının bulunduğu ... sicil numaralı dosyada işlem gören davalı şirketin 10.02.1967 tarihinde kanun kapsamına alınmış olduğu, davacının 16.04.2015 tarihli işe giriş bildirgesi ile “temizlik görevlisi” meslek kodu ile davalı şirket tarafından işe girişinin Kuruma bildirildiği, 02.10.2016 tarihli işten ayrılış bildirgesi ile de ayrılışının bildirildiği, ... imzalı 02.10.2016 tarihli dilekçesi ile işten ayrılmak istediğinin belirtildiği, davacı tarafından imzalı 2015/4-2016/10 uncu dönemler arasına ait ücret hesap pusulalarının bulunduğu, davacı ile davalı arasında 16.04.2015 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi düzenlendiği, toplanan tüm deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının Kuruma bildirilen 16.04.2015 - 02.10.2016 tarihleri arasındaki çalışmaları dışında, 02.01.1999 - 31.12.2014 ile 02.01.2015 - 15.04.2015 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Turizm ve Ticaret A.Ş. unvanlı işyerinde mülga 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a tabi olarak, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden çalıştığı, davacı tarafça talep edilen bakiye süreler yönünden davanın sübut bulmadığı, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğramadığı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu'nun 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!