WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5587 E.  ,  2023/7114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/6 E., 2022/96 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından işletilen Yeşilyurt Köyü Sütçüler adresinde bulunan maden ocağında çalışan kurum sigortalısı ...'ın 25.04.2017 günü meydana gelen kaza neticesinde hayatını kaybettiğini, hak sahiplerine 21.06.2018 tarihinde 316.423,74-TL peşin sermaye değeri ödemesi yapıldığını ve 05.04.2018 tarihinde Cenaze Yardımı ödemesi 531,00-TL olmak üzere toplam 316.954,74-TL ödeme yapıldığını, ...'ın hak sahiplerine yapılan peşin sermaye değeri ödemesi toplam 316.423,74-TL'nin kusura ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik %20'si olan 63.284,74-TL'nin gelirin onay tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yine kusura ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı Cenaze yardımı 531,00-TL'şimdilik %20'si olan 106,20-TL'nin ödeme tarihi olan 05.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rucüan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sütçüler Cumhuriyet Başsavcılığı'nca aldırılan bilirkişi raporunda müvekkil şirketin tali kusurlu, müteveffa ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, başmüfettiş ... tarafından hazırlanan kayıt inceleme tutanağının e maddesinden işveren müvekkili tarafından tüm tedbirlerin alındığının ortaya çıktığını, kurum başmüfettişi ... tarafından düzenlendiği söylenen inceleme raporunda davalı müvekkil firmanın kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesinin doğru bir tespit olmadığını, müteveffa ...'ın adına ferdi kaza sigortası yapıldığını, sigorta yapılan Ak Sigorta A.Ş.'nin ihbarını talep ettiklerini, haksız açılan bu davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli 2018/95 Esas 2020/31 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli 2020/2305 Esas 2020/2651Karar sayılı ilamı ile davacı Kurum vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.10.2021 tarihli 2021/444 Esas 2021/12003 Karar
sayılı ilamı ile; "...karara esas alınan kusur raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde yapılan değerlendirmeye dayalı hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, kurum müfettiş raporunda bahsi geçen ve kazadan 6 ay önce düzenlendiği belirtilen müfettiş raporu araştırılarak Kurumdan celp edilip, incelenmeli, davalı işverenlikten risk analiz raporları ile iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturulmuşsa kurulca düzenlenen raporlar getirtilmeli, ceza davasının sonucu araştırılarak dosya arasına celp edilmeli, böylece 6331 sayılı Kanun çerçevesinde tarafların kusur oran ve aidiyetleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden oluşa uygun bilirkişi raporu alınmak suretiyle saptanmalı, oluşması halinde çelişki giderilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir... " gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı işverenin %60, müteveffa sigortalının %40 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile126.569,50-tl peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 212,40-TL cenaze giderinin ödeme tarihi olan 05.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffa ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, şirket tarafından tüm tedbirlerin alındığının ortaya çıktığını, şoför olarak çalışmaya başlamadan evvel kendisine her türlü eğitim ve iş güvenliği talimatları verildiğini, sonrasında sertifika verildiğini, sınava tabi tutulduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21 inci maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.

Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi, iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Anılan kanunlarda; İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar, denilmekte, böylece, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır;

3. Değerlendirme
Eldeki davada, işverene ait mermer ocağında kamyon şoförü olarak çalışan ...'ın, idaresindeki kaya kamyonundaki hafriyatı pasa sahasına döküp, ocak alanına geri döndüğü sırada idaresindeki araçla mermer bloklara çarpması sonrasında blokları aşarak kademenin üzerinden aşağı düşmesiyle aracın sol yan camından dışarı fırlayarak yaralanması ve hastaneye nakli sırasında hayatını kaybetmesi şeklinde meydana gelen iş kazası olayında, davanın yasal dayanağı; davalı işveren yönünden 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi olup, Mahkemece esas alınan kusur raporuna göre davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı işverenin %60, müteveffa sigortalının %40 oranında kusurlu olduğu sonucuna ulaşıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece esas alınan kusur raporu oluşa ve bozmaya uygun değildir.

Dosya içerisinde 10.02.2017 tarihli İSG Kurulu Toplantı Tutanağında "Ocak içi ve çevresinde yolların boşluk taraflarına araçları aşağı düşmesini önleyecek şekilde bloklar dizilerek set yapılmasına karar verildiği ve döküm sahasında kamyonun uçuruma düşmesini önlemek amacıyla emniyet setli döküm yapılmasına karar verildiği" belirtilmesi, 10.04.2017 tarihli İSG Kurulu Toplantı Tutanağında ise, "Ocak içi azami hız 10 km/h olup tüm personelin uyarılmasına karar verildiği ve tüm şoför ve iş makinesi operatörlerinin çalışmaları sırasında emniyet kemeri kullanmaları mecburi olmasına karar verildiği" belirtilmesi, dosya içerisindeki Sağlam OSGB tarafından düzenlenmiş 28 Kasım 2016 tarihli Risk Değerlendirmesinin bulunması, kazalının operatör belgesinin olması ve iş sağlı ve güvenliği konusunda eğitim almış olması, dosyaya eklenen 26.12.2016 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Raporunda, 18.11.2016 tarihinde yapılan teftiş sonrasında tespit edilen mevzuata aykırılıkların 14.12.2016 tarihli teftişte işverene verilen mehil müddeti içerisinde giderildiğinin tespit edildiğinin belirtilmesi, yol kenarlarına düşmeyi önleyecek bariyerlerin yapıldığının tespit edilmesi, ceza yargılamasında da aynı husus ve tespitlere değinmek suretiyle sanıklar hakkında beraate karar verilmesi dikkate alındığında mahkemece esas alınan raporun oluşa uygun olmadığı ve sigortalıya atfedilen kusur oranının daha fazla olması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.