10. Hukuk Dairesi 2023/5551 E. , 2023/6162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3421 E., 2023/570 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/40 E., 2022/124 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının 15.07.2005-21.05.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde kulüp müdürü olarak çalıştığını, hizmet tespiti ve alacak davalarının sonuçlandığını, alacak dosyasında davacının en son net maaşının 1.400. TL olduğunu, Kurumca prime esas kazancın asgari ücret üzerinden belirlenerek aylık bağlandığını ileri sürerek davacının 15.07.2005-21.05.2010 tarihleri arasında davalı işyerindeki çalışmalarına ait prime esas kazancın tespiti ile emekli maaşının yeniden hesaplanmasını dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı ... Kulübü vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.07.2005-21.05.2010 tarihleri arasında müvekkil kulüp başkanlığında kulüp müdürü olarak çalıştığını, aylık 1400 TL aldığını, bu hususun Mahkememizin 2011/108E. 2012/240K. sayılı ilamı ile tespit edildiğini ancak emekli aylığı hesabında bu durumun nazara alınmadığının belirtiğini, müvekkili yönünden husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının tespit yaptırdığını buna rağmen SGK'dan bağlanan emekli aylığı hesaplamasının yanlış olduğunu belirttiğini, SGK tarafından yapılan iş bu işlemin muhatabının müvekkili olmadığını, müvekkilinin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını, bundan sonraki işlemlerin SGK'ya ait olduğunu ve dava konusunun muhatabının SGK olduğunu, müvekkil şirketin dava açılmasına kesinlikle sebebiyet vermediği bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz açıldığını, Kurumun Melikgazi Merkez Müdürlüğünün 0004399.038 sicil sayılı dosyasında işlem gören 01.08.1996 yılında kapsama alınan davalı ... Kulübü Başkanlığında davacının ilk çalışmasının 15.07.2005-21.05.2010 tarihleri arasında olduğunu, HMK mad. 200'de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, Yargıtay 10. H.D. 2005/14319 E. 2006/7166 K. sayılı kararının emsal nitelik olduğunu, ücret bordrolarının davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığı araştırılmalı ve bordrolarda davacının imzası var ise davacının bu ücreti kabul etmiş olacağından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhe vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Ekim 2007-Nisan 2008 arası dönem yönünden davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usul yönünden reddine, davacının prime esas kazancının 2010 yılı Mayıs ayında 1.367,60 TL olması gerektiğinin ve davacının emekli maaşının tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, kayıtların aksinin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurum davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dolayı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "2017/10-2008/04 dönemleri arasında davacının talebi üzerine bildirim yapılmış olduğundan hukuki yarar yokluğundan bu dönemler açısından davanın reddine, işçilik alacaklarına ilişkin hükmün kesinleşmesi - tahsil edilmesi üzerine hizmetin geçtiği son ay (2010/05) yönünden prime esas kazanç tespit edilmiş, diğer dönemler yönünden ise senetle ispat yükümlülüğüne uyulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Kaldırma - gönderme ilamı sonrası içtihatlara uygun olarak verilen hüküm dosya kapsamına uygundur." gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2-Davanın Yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!