WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5544 E.  ,  2023/6171 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1450 E., 2022/1485 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/440 E., 2019/149 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işyerinde 20.02.1997 tarihinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, çalışmanın her yıl 20 Şubat tarihinden Ekim ayı sonuna kadar devam ettiğini, davacının 2006 yılına kadar aralıksız bu şekilde çalıştığını, 2006 yılında rahatsızlanması nedeniyle 2006, 2007, 2008 yıllarında çalışmadığı, daha sonraki yıllarda çalışmaya devam ederek 2012 Ekim ayı sonuna kadar çalıştığını beyan ederek davacının sigorta hizmet başlangıç tarihi ile davalı işyerindeki çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde: müvekkili şirkette üretimin 4 ay olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davacının 01.07.1997-31.08.1997, 08.06.2004-21.08.2004, 03.06.2005-03.10.2005, 04.06.2009-10.07.2009, 16.16.2010-01.10.2010, 12.04.2012-31.08.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının Kahramanmaraş İş Mahkemesinin 2009/418 esas sayılı dosyasında da tanık olarak dinlendiğini, yeminli beyanında davalı işyerinde 5-6 yıl önce çalışmaya başladığını beyan ettiğini, davacının iddia ettiği tarihlerde çalışmasının bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinden davacının hangi ücret ile çalıştığı ve ne iş yaptığının belirlenemediğini, davalı işyerinin kanun kapsamına alınıp alınmadığının belirlenmesinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 01.07.1997 tarihinde başlayan, 08.06.2004 tarihinde başlayan, 03.06.2005 tarihinde başlayan çalışmalarına ilişkin işe giriş bildirgesinde davacının imzası bulunmakta olup, davacı tarafça imza itirazında bulunulmamıştır. Bu duruma göre hak düşürücü sürelerin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiştir. Davacının davalı işyerinde ilk defa 01.07.1997 tarihinde çalışmaya başladığı, daha sonra tekrar 08.06.2004 tarihinde çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının 1998-1999-2000-2001-2002-2003 dönemine ilişkin herhangi bir çalışmasının kurum kayıtlarına intikal etmediği, bu yıllara ilişkin davalı işveren tarafından da davacıya ücret ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, tüm bunlara göre dava tarihi itibariyle 1998-1999-2000-2001-2002-2003 yıllarına ilişkin iddia edilen çalışmanın hak düşürücü süreye uğradığı anlaşılmıştır. İşe giriş bildirgesi verilen 1997, 2004, 2005 yılı mevsimlik çalışmalar nedeniyle eksik bildirimlere ilişkin talep yönünden işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına intikal etmesi ve kısmen sigortalı çalışmaların Kurum'a bildirilmesi nedeniyle bu yıllar itibari ile hak düşürücü sürenin işlemeyeceği değerlendirilmiştir. Yine 2009,2010,2011, 2012 yıllarına ilişkin mevsimlik çalışma yönünden bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürmesi nedeniyle çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınacağından ve 2009, 2010,2012 yılları itibariyle kısmi bildirimlerin de bulunması nazara alınarak bu yıllar itibariyle dava tarihi gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği değerlendirilmiştir." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.07.1997-15.10.1997 tarihleri arasında Kurum'a bildirilen süreler dışında 85 gün, 08.06.2004-15.10.2004 tarihleri arasında Kurum'a bildirilen süreler dışında 54 gün, 03.06.2005-15.10.2005 tarihleri arasında Kurum'a bildirilen süreler dışında 12 gün, 15.03.2009-15.10.2009 tarihleri arasında Kurum'a bildirilen süreler dışında 189 gün, 15.03.2010-15.10.2010 tarihleri arasında Kurum'a bildirilen süreler dışında 175 gün, 15.03.2011-15.10.2011 tarihleri arasında 210 gün, 15.03.2012-15.10.2012 tarihleri arasında Kurum'a bildirilen süreler dışında 152 gün olmak üzere toplam 877 gün daha Kurum'un 20150.46.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nedeniyle kısmen red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzun yıllara ilişkin tespit kararının salt tanık beyanlarına dayalı olarak verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini ancak mahkemece dikkate alınmadığını, bazı tanık beyanlarında ihtiyaca göre çalışanların çağrıldığı beyan edildiği halde bu hususun dikkate alınmadan karar verildiğini, çalışanların işten ayrılma tarihlerinde farklılık olması gerçekliğinin dikkate alınmadan 15 Mart ve 15 Ekim tarihleri arasında mevsimlik olarak kesintisiz çalıştığının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davacının çalışmalarının bildirildiği şekilde olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı, Fer'i Müdahil SGK ve davalı şirket vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Feri müdahil Kurum vekili; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

3. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrasına göre "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır."

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

3.Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

4.Somut olayda, davacının, davalı işveren yanından 01.07.1997-31.08.1997, 08.06.2004-21.08.2004, 03.05.2005-03.10.2005, 04.06.2009-10.07.2009, 16.06.2010-01.10.2010, 12.04.2012-31.08.2012 tarihleri arasında davalı işveren yanından bildirimlerinin bulunduğu, davanın 03.11.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

5.Mahkemece yapılacak iş; somut olayda işyerinde mevsimlik çalışma olduğu mahkemenin de kabulünde olmakla, mevsimlik olduğu belirtilen çalışma dönemi dışında davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve 1998-2006 tarihleri arasındaki bu dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözetilerek talep edilen dönem 1998-2006 tarihleri arasındaki çalışmasının varlığı yönünden esasa girilerek çalışmanın varlığı araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.