WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/5514 E.  ,  2024/6647 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/107 E., 2023/44 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2019/500 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının 31.10.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; muvazaa iddiasına, zamanaşımına ve ihtiyati tedbir talebine ilişkin itirazda bulunarak iş kazası ile maluliyet arasında neden sonuç ilişkisinin bulunmadığını, davacının hasta hizmetlisi olarak çalıştığından oksijen tüpünün başlığını çıkarmakla görevli olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2016/4 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 330.462,02 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 31.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/728 Esas, 2020/2363 Karar
sayılı kararıyla; davalının sair istinaf sebeplerinin yerinde görülmemesine, davalıya harç yükletilmesine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. İş Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2016/4 Esas No- 2019/500 Karar No sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 330.462,02 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 31.10.2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 31.10.2011 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.12.2021 tarih ve 2021/472 Esas, 2021/15945 Karar sayılı kararı ile "...dosya kapsamından, davacı kazalı sigortalının dava dışı Marmara Temizlik … Ltd. Şti. de hasta bakıcı olarak çalıştığı, olay günü kazalının, İst. Tıp Fak. Diş Hek. Onkoloji Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü hasta hizmetleri işlerinin yapıldığı işyerinde, hasta transfer sedyesinde bulunan oksijen tüpünün değişimini yaparken tüp saatini dolu tüpe taktığı sırada, oksijen tüpünün birden alevlenip başlığın patlaması sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece itibar edilen - tek iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen - 08.10.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda; davalı asıl işveren İstanbul Ünv. Rektörlüğünün % 40 oranında, dava dışı alt işveren Marmara Temizlik Şti.'nin % 60 oranında kusurlu olduğunun, kazalının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, ancak bahse konu raporda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, Mahkemenin de bu rapor ile yetinerek karar verdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek -verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek ( özellikle davacının istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibarettir..." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta dava dışı SGK tarafından davacının maluliyet oranı % 47,2 belirlenmiş olup buna ilişkin belge davalı vekiline 01.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve tebligatta iki haftalık kesin süre içinde beyanda bulunulacağı ihtar edilmiş olup davalı tarafça süresinde maluliyet oranına itiraz edilmemiş olup süresinden sonra hesap bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile maluliyet oranına itiraz edildiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince davacı lehine kazanılmış hak gözetilerek Yüksek Sağlık Kuruluna maluliyet oranına itiraz bulunduğundan bahisle dosyanın gönderilmemesinde ve rapor alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, muvazaalı asıl-alt işvenlik ilişkisi kurduğu İstanbul 4. İş Mahkemesinin 2009/249 Esas 2010/45 Karar sayılı kesin kararı ile anlaşılan davalı işverenliğin davacı işçiye gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitim vermeksizin ve gerekli denetim görevini yürütmeksizin davacı işçiyi hasta bakıcı olarak çalıştırdığı ve davacının da bu kapsamda oksijen tüpünü değiştirmesi sırasında iş kazası geçirmesi ve yaralanması ile sonuçlanan olayda Yargıtay 10.HD.bozma ilamı doğrultusunda Dairece tarafların kusur oranı yönünden aldırılan 02.01.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda belirtildiği üzere iş kazasının meydana gelişinde muvazaalı asıl-alt işverenlik ilişkisi kuran davalı ... Rektörlüğünün % 40 oranında, muvazaalı asıl-alt işverenlik ilişkisinin diğer tarafı olan dava dışı Marmara Temizlik İnş. Gıd. ve Karg.Dağ. Hiz.San. Tic.Ltd.Şti.nin ise % 60 oranında kusurlu oldukları böylelikle toplam kusurlarının % 100 olduğu, davacı işçi ...’ın kusurlu olmadığı şeklindeki kusur paylaşımının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının aktif çalışmasının 60 yaşını dolduracak olduğu tarihe kadar yapılmasının doğru olduğu, belirtilen ilkeler dikkate alınarak hesaplanan bilirkişi raporunda ve hesap bilirkişi raporu esas alınarak maddi tazminat talebi yönünden kurulan hükümde usul ve yasaya yerleşik içtihatlara aykırılık bulunmadığı, davalı Üniversitenin 2547 sayılı Kanun'un 56/a -b maddesi yollaması ile Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmaksızın İlk Derece Mahkemesince yargılama davalı Üniversite aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup davalının bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görüldüğü, açıklanan nedenlerle hasta bakıcılık görevini yürüten davacı işçinin davalı işverenliğe ait işyerinde çalışmakta iken 31.10.2011 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacının bu kaza neticesi % 47,2 oranında maluliyetinin oluştuğu, Yargıtay 10.HD.bozma ilamı doğrultusunda Dairece aldırılan ve dosya kapsamına uygun olan 02.01.2023 tarihli kusur bilirkişi heyeti müşterek raporunda belirtildiği üzere iş kazasının meydana gelmesinde muvazaalı asıl-alt işverenlik ilişkisi kuran davalı işverenliğin % 40 oranında, muvazaalı asıl-alt işveren ilişkisinin diğer tarafı olan dava dışı Marmara Temizlik İnş. Gıd. ve Karg. Dağ. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ise % 60 oranında olmak üzere toplam % 100 oranında kusurlu oldukları, davacı işçinin ise kusurunun bulunmadığı, davacı işçinin dava dışı SGK tarafından karşılanmayan maddi zararının bulunduğu ve yine davacının iş kazası sebebiyle manevi zararının oluştuğu sabit olmakla davacının maddi tazminat talebinin kabulüne ( 330.462,02 TL), manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne (20.000,00 TL), fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına gerek olmadığına, davacının yatırdığı harçların istek halinde kendisine iadesine, davacı istinaf kanun yoluna başvurmadığından davalı lehine kazanılmış hak gözetilerek 02.01.2020 tarihi öncesi yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden ve kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunmasına, reddolunan manevi tazminat miktarı yönünden davacı lehine belirlenen miktarı geçmemek üzere vekalet ücretine hükmolunmasına, harç hariç davacının yaptığı diğer yargılama gideri olan 1.253,20 TL den davanın kısmen kabul oranına göre hesaplanan 1.215,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 330.462,02 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 31.10.2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 31.10.2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli tashih kararı ile tashih talep eden davacının Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2022/107 Esas No- 2023/44 Karar No sayılı ilamına ilişkin tashih talebinin kabulüne, Dairenin belirtilen ilamı hüküm fıkrasının '' 8-İstinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı ve davalı lehine kazanılmış hak gözetilerek kabul edilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 29.977,72 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ''kısmının'' 8-İstinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı ve davalı lehine kazanılmış hak gözetilerek kabul edilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 29.977,72 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde düzeltilmek suretiyle ve yine hüküm fıkrası '' 9-İstinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı ve davalı lehine kazanılmış hak gözetilerek kabul edilen manevi tazminat yönünden belirlenen 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ''kısmının'' 9-İstinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı ve davalı lehine kazanılmış hak gözetilerek kabul edilen manevi tazminat yönünden belirlenen 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' şeklinde düzeltilmek suretiyle tashihine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın 8-9 ncu bentlerinde sehven yapılan maddi hataların giderilmesi ve kararın yapılacak inceleme neticesinde düzeltilerek tarafılarına lehine vekalet ücretlerine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda ve dayanak alınan bilirkişi raporunda müvekkili Üniversiteye izafe edilen %40’lık kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın davacının oksijen tüpü başlığının patlaması neticesinde meydana geldiğini, işçinin ifası sırasında kendisinden beklenen en ... basit ve olağan özeni göstermemiş ise bu davranış işverenin sorumluluğunun kalkmasını sağladığını, davacı hasta hizmetlisi olarak çalıştığından oksijen tüpünün başlığını çıkarmasının görevi ile ilgili olmadığını, davacının kendi görevi sınırı dışına çıkarak kazanın meydana gelmesine neden olduğundan maddi ve manevi tazminat taleplerini müvekkili idareye yöneltmesinin somut dayanağı bulunmadığını şeklindeki beyanlarının bilirkişi ve Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, somut olayda işçinin tümüyle (%100 oranında) kusurlu hareket ettiğinin sabit olduğunu, işverenin sorumluluğu ile zarar arasındaki illiyet bağını kesen işçinin kendi fiili olduğunu, bundan başka Üniversitenin söz konusu iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kastı veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi olmadığını, müvekkili Üniversitenin iş kazasının meydana gelmemesi için bütün tedbirleri almasına rağmen işçinin %100 oranındaki kusurlu davranışı ile iş kazası meydana geldiğini, dolayısıyla somut olayda müvekkili Üniversitenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca tanık beyanları gerçeği yansıtmamakta olup çelişkili olduğu yöndeki rapora itirazlarının değerlendirilmediğinden kararın hatalı olduğunu, hesap bilirkişisi raporunda belirtilen davacının %47,2 oranındaki maluliyet oranına itiraz etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirilmemesi nedeniyle de kararın hatalı olduğunu, bu maluliyet oranının bize göre daha düşük olması gerektiğini, bu nedenle belirtilen oranın hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davacının 60 yaşına kadar çalışacağı varsayımından yola çıkılarak hareket edildiğini ve çalışmadığı dönem üzerinden gelir hesabı yapıldığını, bu hesaplamanın çok afaki bir hesaplama olduğunu, davacının olağan yaşam standartlarının ne koşullarda olacağı, hesaplanan yaşa kadar yaşayıp yaşayamayacağının belli olmadığını, beklenen dönem zararından pasif dönemin hesaplamaya dahil edilmesinin de hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranı %60'ın altında olduğundan 60 yaş sonrası pasif dönem hesabı yapılmasının hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri .

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.