10. Hukuk Dairesi 2023/5501 E. , 2023/5680 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3744 E., 2023/221 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/82 E., 2020/529 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Yükçüler Esnaf Odası kaydı bulunan 01.05.1987- 31.12.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "Oda kaydına istinaden ilk tescil bildiriminin esnaf odası tarafından 05.04.2001 tarihinde kurum kayıtlarına intikal ettirildiği, bu kapsamda yasal mevzuat dikkate alındığında kurum tarafından yapılan bildirime istinaden bağkur sigortalılık tescili yapılması gerekirken işlem tesis edilmediği, tanık anlatımları ile doğrulanan ve oda kaydıyla ortaya konulan çalışma dolayısıyla davacının bağkur sigortalısı olarak değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle "davanın kabulüne, -Davacının 01.05.1987-31.12.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu bağkur sigortalısı olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının Beyazıt Vergi Dairesinde 18.09.1992-30.09.1992 tarihleri arasında mükellefiyet kaydı bulunduğunu, fakat bu sürelerin yasal düzenlemeler doğrultusunda kuruma intikal ettirilmediği gibi 1479 sayılı yasanın geçici 18.maddesi uyarınca herhangi bir borçlanma ve prim ödemesinin de mevcut olmadığını, sigortalılık koşulları bulunmadığını, Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra açılan eldeki davada dava açılmadan önce başvuru koşulunun yerine getirildiği, davacının tespite konu dönemde başkaca sigortalılığının bulunmadığı, 18.09.1992 - 30.09.1992 tarihleri arasında vergi kaydının olduğu, ... Yükçüler Esnaf Odası tarafından Bağkur İl Müdürlüğü'ne yazılmış 05.04.2001 tarih ve 35919 evrak kayıt nolu 45 sayfalık yazıda davacının adının da yer alması ve 1479 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesindeki düzenleme dikkate alındığında hüküm altına alınan dönemde sigortalı sayılmasının yerinde olduğu, davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.05.1987-31.12.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddelerinde “...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...”, “meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren” zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıtlı oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadır.
22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte ise, bu kez, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; “gerçek ve götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan” gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.
02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemede de; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; “gelir vergisi mükellefi olanlar ile, gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıt olanlar” sigortalı sayılmışlardır.
Yukarıda açıklanan tüm bu Kanunlarla yapılan değişiklikler; önceki mevzuatın öngördüğü koşullara sahip olan sigortalıların, sigortalılık niteliklerine son vermemekte, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Bağ-Kur sigortalılık niteliğini kazananlar yönünden yeni düzenlemeler içermektedir. Tersinin kabulü, kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki, bu durumun kabulüne yasaca ve hukukça olanak olmadığı açıktır.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 01.05.1987 - 31.12.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı kanun kapsamında Bağ-kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, davacının 18.09.1992 - 30.09.1992 tarihleri arasında vergi kaydının olduğu, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında hiç tescil kaydı bulunmadığı, mahkemece, “... Yükçüler Esnaf Odası'nın Kurum kayıtlarına intikal eden 05.04.2001 tarih ve 35919 varide sayılı 45 sayfalık evrakın intikali ve bu evrakta davacının adının da yer aldığı, tanık anlatımlarına göre fiilen de hamallık yaptığı fiili çalışmasının bulunduğu anlaşıldığından davacının talep ettiği süreler yönünden 1479 sayılı Kanun kapsamında tescilinin mümkün olduğu” gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
3.Somut olayda, mahkemece oda kaydının geçerli olup olmadığı ve davacının kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun yeterince araştırılmadığı, hükme esas alınan 05.04.2001 tarih ve 35919 varide sayılı evrakı oda adına imzalayan Başkan Ramazan Üldes hakkında ceza davası bulunduğu UYAP kayıtlarından anlaşılmış olup, devam eden ceza davası dosyasının fotokopisi getirtilerek davacı ile ilgili bir inceleme ve müfettiş raporu bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının oda kaydına ilişkin Kurum müfettişi tarafından düzenlenen rapor getirtilmeli, davacının kayıtları üzerinde silinti, kazıntı, tahrifat ve benzeri yollarla usulsüzlük yapılıp yapılmadığı gerekirse bilirkişi marifeti ile belirlenmeli, üyelik aidatlarının hangi tarihe kadar yatırıldığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeli, oda kaydının geçerli olduğunun kabulü halinde, ihtilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca sigortalılık şartları irdelenmeli, bu bağlamda, anılan düzenlemelerde açıkça değinildiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma” olgusunun varlığının zorunlu ve asli unsur olup, vergi dairesine, meslek kuruluşuna ve Esnaf Sanatkar Sicil Memurluğuna kayıtlı olmanın; anılan çalışmayı doğrulayan bir şekil şartından ibaret olduğu cihetle aksinin kanıtlanmasının olanaklı olduğu, diğer bir anlatımla, bu gibilerin mesleki faaliyetlerine son verdiklerinin kanıtlanması halinde, artık somut bir çalışmaya dayanmayan, soyut ve sadece evrak üzerindeki oda/vergi/Esnaf Sicil Memurluğu kaydına itibar edilerek kişiyi sigortalı saymanın, Kanunun amacına aykırı olacağı hususları gözetilerek, davacının ... Yükçüler Odası kaydı nedeniyle zorunlu Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmayı gerektirir kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunup-bulunmadığı resen araştırılmalı, 01.05.1987 - 31.12.2005 arasındaki dönemde davacının ... ilinde kendi nam ve hesabına hamal olarak çalışıp çalışmadığı yönünde emniyet araştırması yaptırılmalı, çalışmasının geçtiği ilgili belediye başkanlıkları nezdinde anılan faaliyeti kapsamında herhangi bir kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dinlenen tanıkların hangi sürelerde ne tür sigortalılıklarının bulunduğu ve kurumca kabul edilip edilmediği belirlenmeli ve öncelikle dava konusu dönemde davacının kendi namına çalışmasını destekleyecek Kurumlardan alınmış yazılı delil niteliğindeki belgelerinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre, 26 Mayıs 1986 ve 10 Aralık 2007 tarihli noter onaylı üye kayıt defterlerinde davacının adının yer aldığı bölümde bulunan başlangıç müracaat kayıt tarihi üzerindeki çelişkiler gözardı edilerek ve 31.12.2005 tarihinin hangi olguya göre esas alındığı açıklanmaksızın hüküm kurulması hatalıdır.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!